Abdülhamid Han
Dost Kazanma Sanati
miyet, kibirden uzak, mütevazi kişiliğiyle onları kendisine bağlıyordu. Alman İmparator'u Kayzer'in ziyaretinde gösterdiği alaka ve sonrasında meydana gelen dostluk buna en güzel misallerden biri.
Sevmek Ve Sevilmek
Ziraate Aşık Olmak
II. Sultan Abdülhamid Han'ın üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri de Ziraat oldu. Hatıralarında "Beşeriyetin zenginliğinin esasını teşkil eden ziraat. Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk yeri işgal eder. Çünkü bütün canlıları besleyen odur" (102) diyerek ziraatın Osmanlı devletindeki önemini belirtir.
Güçlü Bir Ordu
Ülkeleri iflasa sürekleyen amillerin başında israf gelir
Borç batağına saplanan ülkeyi takip ettiği usta siyasetiyle kısa bir zamanda kurtararak dünyada eski güvenini kazanmasına sebep oldu. Ülkenin felakete sürüklenmesinin sebeplerinden birinin israf olduğunu belirterek; "müsrifliğin ne feci bir kusur olduğunu çok yakından gördüm. Maliyemizi mahveden ve İmparatorluğumuzu iflasın iki parmak ötesine kadar götüren bu israfil hayat değil midir?" diyordu. (96)
Banka
Düşmanın zaaflarını tespit ve bunları yerli yerinde kullanmak en büyük sırlarından biri.
Abdülhamid Han'ın Batılı devletlere karşı takip ettiği başlıca siyaseti, her iki tarafın zaafını ayrı ayrı kullanmak ve bunlardan müstakil bir hareket yolu çıkarmaktı. (75)
Fitne Fesat Kargasasi
Osmanlı Devleti, bütün halkını huzur ve refah içerisinde asırlar boyunca bir arada yaşatmasını başaran nadir devletlerden. Osmanlı devletinin âdil, merhametli ve hoşgörülü yönetimi bugün dahi dünya gündeminde Balkanlardan Orta Asya, Afrika içlerine kadar Osmanlının özlemini duyan insanların sayısı hergeçen gün artmakta.
Osmanlı devletinin zulüm gören milletleri himaye ettiği ve hangi dinden olursa olsun zulme rıza göstermediği Osmanlı Arşivlerinde çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor.
Merhamet Ve Adalet
Sultan'ın başka bir sırrı da merhametinin çokluğu ve düşmanını dahi af etmesiydi.
Deprem
Çok cesur ve tevekkül sahibi idi. 1898 depreminde nice ev, han,cami ve medreseyle beraber Kapalıcarşmın yıkılmasına kadar giden ve Büyük Zelzele diye anılan bu deprem esnasında Dolmabahçe Sarayı'nın büyük muayede salonunda Sultan, devlet erkanı, subaylar, paşalar, yüzlerce yerli ve yabancı temsilcilerle toplantı halinde bulunduğuyordu. Sultan, birkaç tonluk avizenin tam altında bulunuyordu ki, avize sağa , sola saat rakkası gibi sallanmaya başladı.
Cesaret ve Soğukkanlılık
Sultan, Memleketin bütünlüğü konusunda fevkalade bir hassasiyet gösterdi. Berlin Andlaşmasmın, Anadolu'da ermenilerin yaşadığı vilayetlerde ıslahat yapılmasını isteyen 61. Maddesini kesinlikle tatbik etmedi. Bunun ermeni muhtariyetini doğuracağını görerek; "Ölürüm de bu maddeyi uygulayamam" dedi. Başta İngiltere ve diğer Avrupa devletlerinin tehdidine rağmen bu konuda taviz vermedi. Taviz verme yanlısı olan Sadrazam ve devlet adamlarını da görevden uzaklaştırdı. Bunun üzerine İngilizler, Ermenileri isyana teşvik ettiler.
Tiyatro
Abdülhamid Han, kamuoyunun nasıl yönlendirildiğini çok iyi bildiği için basın ve tiyatro'ya büyük ehemmiyet veriyordu. Basın ve tiyatronun ne müthiş güç olduğunu biliyordu. Adeta iki tarafı keskin kılıç misali. Zalimlerin elinde zulüm aracı, adil yöneticilerin elinde adalet aracı olarak kullanılabiliyordu. Bu nedenle tiyatro ve 42 sinemaya da ehemmiyet vererek memleketin selameti için kullanmaya gayret etti.
Ampulün Kaşifine teklif var
Bugün İstanbul'un her semtinde Abdülhamid Han'ın bir eserine rastlamak mümkün. O'nun halkına verdiği kalıcı hizmetlerden halen istifade edilmekte, kurduğu hastahanelerde çocuklarımız tedavi olunmakta ve yine O'nun kurduğu mekanlarda ihtiyarlarımız barınmakta, yollarından tren ve arabalarımız geçmektedir. Ve İstanbul hala onun zamanında getirilen lezzetli Hamideye suyunu içiyor.
Sabir
İstenmeyen olaylar karşısında sabırlı olmak, tahammül etmek ve soğukkanlılığı muhafaza ederek problemleri çözmek Sultan Abdulhamid Han'ın başka bir liderlik sırrıydı.
Meşrutiyet'in ilk Cuma selamlığı sonrasında (31 Temmuz 1908) Ayşe Sultan hatıratında babası ile konuşmasını şöyle nakleder
Ata binmek sevda isi
Sultan Abdülhamid han, gençliğinde çok hareketliydi. Ata binmeyi aşk derecesinde severdi. Oniki yaşında iken her sabah ata binip saraydan uzaklaşmayı adet edinmişti. Yalnız başına İstanbul'un her tarafına gider, yanında kimseyi almak istemezdi. Böyle bir günde attan düşmüş, üç ay kadar hasta yatmıştı. En azgın atları bile idare edebilmesi sayesinde, Padişahlığında başına gelen mühim bir kazadan kurtulmuştu. (43)
Hitabet nazikçe olmalı
Abdülhamid Han, hitabete son derece ehemmiyet verir, kimseyi "sen" diye çağırmadığı gibi hizmetçilerine dahi "getir", "götür" şeklinde emir vermezdi. "Getiriniz" veya "götürünüz" gibi nazikane şekilde emir verirdi. Kız çocuklarına "kızım" veya "sultan" diye hitap eder, kadınlarına da pek saygılı muamelede bulunurdu, "başkadın" veyahut "başikbal" şeklinde haber gönderir ve çağırırdı.
Çocuk Sevgisi
Sultan Abdülhamid Han'ın huzurlu bir aile hayatı vardı. Hem patişah hem de örnek bir aile reisiydi. Çocukları çok severdi. Onlarla ilginmeyi, baba şefkatini göstermeyi ihmal etmezdi. Bir evladının yanarak vefatı ve başka bir çocuğunun da hastalığının teşhis edilemeyerek ölümü kendisini çok üzdü. Bunun üzerine "benim çocuğum kurtulamadı, kimbilir fakir fukaranın çocuklarına nasıl bakılıyor.
Basin Iyi Takip Edilmeli
Abdulhamid Han, daha şehzadeliğinden itibaren gazeteci yazar ve fikir erbabı ile sıcak ilişkiler kuruyor, Gazeteleri her gün okuyor, okutuyor, üzerinde yorumlar yapıyor şartlara göre yeni strateji ve hedefler belirtiyordu.
Yüz sayfalık yazı ile dile getirilemeyen fikirler sadece bir resimle dile getirilebilir.
Disiplin
Abdülhamid Han, disiplinli bir sultandı. İşleri zamanında takip etmek en büyük özelliklerinden biriydi. Yapılan müracaatlar intizam içerisinde tetkik edilir ve hiçbir kağıt parçasının kaybolmasına, hiçbir muamelenin kontrolden kaçmasına ve hele işlerin sürüncemede kalmasına müsaade edilmezdi. Başkatibet dairesine girip çıkan işleri bizzat kendisi kontrol ederdi. (21)
Planli, Programli Bir Hayat
Zaman, en büyük sermaye...
II. Abdülhamid Han, mal israfında olduğu gibi zaman israfından da kaçınıyordu. Zamanını çok iyi kullanıyor, her şeyi bir plan ve program dahilinde yapıyordu. Yaptığı ve yapacağı şeyleri bizzatihi not ediyor, yaptıracaklarını da not ettiriyor ve herşeyi bir saate bağlıyordu.
İnsanı rahatsız eden ses gürültüsünden hoşlanmıyordu. İstirahate geçince sarayda bir sükunet başlıyordu.
İş ehline verilmeli.
Yemen Kahvesi
Kahveyi çok severdi. Bunların içerisinde de sadece Yemen kahvesi kullanırdı. Yemeklerden sonra ve arada da ayrıca altı yedi defa kahve içerdi. Kahvesi ne koyu, ne de açık ve sade olarak pişirilirdi. Kahveyi sigarayla birlikte ve ağır yudumlarla içerdi. Çocukların hiçbir babalarının huzurunda kahve içmedi. Gençlerin kahve ve sigara içmeleri sarayda çok ayıp sayılırdı. (17)
Cömertlik
Abdülhamid Han, İsraftan hoşlanmazdı. Cömert bir insandı. Ama iktisatlıydı. Cesur, fakat ihtiyatlı idi. İktisatsız cömertliğin ve ihtiyatsız cesaretin seleflerine nelere mal olduğunu biliyordu. (13)
Fakirlere yardım eder, yöneticileri ise hizmet ve başarılarına göre ödüllendirirdi.
Elli Yil Önce
19. asrın son yıllarında huzuruna kabul ettiği bir sefire sorar:
-"Ekselans sizi gözüm ısırıyor! Acaba nereden görmüş olabilirim?.."
-Görmüş olabileceğinizi zannetmiyorum, haşmetmeab; belki yarım asırdan beri memleketinize ayak basmış değilim!..-Demek yarımasır kadar evvel buradaydınız!...-Evet, haşmetmeab; muhterem pederiniz Abdülmecid Han devrinde babam sefarethanenin birinci katibiydi. Bir gün elçilik heyetiyle beraber huzur-i şahaneye kabul edildiğimiz zaman ben de babamın yanındaydım ve 9 yaşlarında bir çocuktum.
Kuvvetli Bir Hafiza
II. Abdülhamid Han'ın hafıza ve zekası çok kuvvetliydi. Bir kere gördüğünü, ya da sesini işittiği kimseyi unutmazdı. Kuvvetli hafızası insanları hayrette bırakacak derecedeydi.
Selanik'teki muhafız askerlerden biri Sultan'ın dikkatini çekmişti. Bunu bir yerden tanıyor ama nereden...Evet, hatırlamıştı. Gördüğü Hakkı efendiden başkası değildi. Yıllar ne çabuk geçmişti. Dünkü çocuk bugün yüzbaşı rütbesine yükselmiş bir asker olmuştu. Hemen Cevher ağayı yanına çağırarak;
Sadelik
Abdülhamid Han'ın göğüsleri geniş, omuzlan kalkık, vücudu ise zinde ve çevikti. Konuşması gayet sakin ve tane taneydi. Asık suratlı değildi. Güler yüzü ve tatlı dili ile insanların gönlünü rahatlıkla alırdı. Kahkaha ile gülmekten hoşlanmazdı. Ve hatta hiç kahkaha ile güldüğü görülmedi. Tabii ve pek vekarlı bir yürüyüşü vardı. Gayet nazik, her halinde bir farklılık vardı. Çok hassastı. Kalp kırmaktan azami derecede sakınırdı. Zekası ve gönül alıcı muamelesi, yabancıların da hürmetini kazanmıştı.
Örnek sahsiyetler
Abdülhamid Efendi, zamanını ibadet, din ve fen ilimlerini öğrenmek, ata binmek, silah kullanmak ve spor yapmakla değerlendiriyordu.
Aynı zamanda çok iyi bir gözlemciydi. Örnek alınacak insanların varlığının çok önemli olduğunu söylüyordu. Önemli şahsiyetlerin hayatlarını, yaşam tarzlarını merak ediyordu. Nerede hata yaptıklarını, nasıl başarılı olduklarını inceliyordu. Dedesini, Babasını, amcasını, ağabeyini de çok iyi takip etti. Bunlar arasında dedesi Sultan Mahmud'u kendine örnek aldı.
Büyük Hedefler Için Büyük Hayaller Gerekli
Abdülhamid Efendi büyük hedefleri için büyük hayaller kuruyordu. Gelecekte Osmanlı devletini tekrar eski ihtişamına kavuşturmayı düşünüyor ve bu alanda kendisini yetiştirmeye çalışıyordu. Zamanın süper güçlerini yakından izliyor, politikalarını, Osmanlı devleti üzerindeki sinsi emellerini ve ülke içindeki uzantıları hakkında bilgiler ediniyordu.
Çevresi hayallerini anlamaktan uzaktı. Küçük düşünenler büyük düşünenleri anlayamadığı gibi yaşça büyükleri ve hatta hocaları dahi kendisini anlamaktan acizlerdi.
Çile Mücadele
Annesizlik dile kolay...Yaşayan bilir. Abdülhamid Efendi, bu acıyı daha çocukluğunda yaşar ve bilir.
Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!
sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz
Anket
- Diplomatalık için yardım lütfen.
- BEŞYÜZ DERDEDEVA
- ÇİNCE EĞİTİMİ - ÇİNCE KONUŞARAK ÖĞREN - TİCARET ÇİNCE'Sİ
- Namaz kılarak insanlar işlerini yapamazlar mı?
- ??
- Vakıa suresi (mucize)
- Internet tabanlı Serbest çalışma İmkanı
- DURSUNLAR OTOMOTİV Pirelli Yetkili Satıcı-Servis
- DURSUNLAR OTOMOTİV Pirelli Yetkili Satıcı-Servis
- sondaj
- Vergi Bilinci
- Tesettürlü olmak ve iş imkanları
- kariyer
- YGS'ye 1 milyon 648 bin başvuru
- Ücretsiz 'sanal mesleki eğitim' kursu
- Aftan yararlanmak için son gün!
- SBS'ye başvurular başladı
- başörtülü çalıştıran finansal kuruluşlar
- Dünya ve Ahiret Dengesindeki İmtihanlarımz (Namaz ve İş Önceliği)
- Türbanlı öğrenci dersten atılamayacak
- KANSER DALGA DALGA BÜYÜYOR ARKADAŞLAR.
- DETERJANLARDAKİ TEHLİKELER
- SU ARITMADA DÜNYADA BİR İLK
- İSTANBULA YURUDUM
- SELAM GEMİDE elektrikci zorunluluğu yokmuş.bilgisi olan paylaşsın lütfen..
- Üniversite tercihleri 6 Ağustos'ta sona eriyor
- Öğretim görevlisi alımları
- Mal Sevgisi Ne Kadar Olmalı?
- LUTFEN CEWAP WERIN
- "Tercihler çok önemli"
- İş hayatında renklerin uyumuna dikkat!
- İlaç sektörünün sosyal medyadaki yeri
- Makedonya Eğitim Merkezi
- Kariyer değiştirirken yapılan hatalar!
- Geleceğin patronlarından rekor başvuru
- Bulgaristan da Kaliteli eğitim
- Kahramanlar aramızdan çıkacak!
- Üniversite adaylarına müjde
- Özel okullar yıllık eğitim ücretlerine zam yaptı
Pelin Körfez . çevre sorunları . çevre kirliliği . Gökçe İmren Kamburoğlu . stresle başa çıkma . kendine güvenmek . ümitsizlik . Berna Çetin . İş Stresi . Karar vermek . Zeynep Koçer . tüketim . merak . tutku . güler yüzlü olmak . bilgi edinmek . etkin dinleme . Danilo Giannoni . ebru sanatı . Hayrettin Karaca . TEMA Vakfı . çevre koruma . Karaca Arboretum . yardım . Psik. Dan. Selçuk Arıcı . özeleştiri . ekonomik sorun . öfke kontrolü . Bayram Altıntaş . özgüven testi . Sinan Çağıran . Olumlu Düşünme . nasip . patronlar . Hilmi Orhan . Nido Qubein . Nezaketsizlik . dil eğitimi . Yurtdışında Eğitim . Beyin fırtınası . geribildirim . problem çözme . İshak Alaton . kültür . hayattan zevk almak . beklentiler . Ayten Yadigar . küresel ekonomi . Ekonomik Gelişme . Suat Ünsal .




Son yorumlar
1 hafta 1 gün önce
1 hafta 6 gün önce
4 hafta 4 gün önce
5 hafta 2 gün önce
5 hafta 4 gün önce
6 hafta 6 gün önce
8 hafta 11 saat önce
10 hafta 6 gün önce
12 hafta 4 gün önce
15 hafta 3 gün önce