Arsiv Bölümü

Başarı Ve Motivasyon

Motivasyon oluşturmanın en etkili yolu çıtayı yüksek tutmaktır. Büyük hedeflere ulaşmanın yolu da büyük amaçları küçük adımlara bölmek ve her gün bir adımını gerçekleştirmektir. Başardığınız her adım, yaptığınız her ilerleme bir sonraki ilerleme için gerekli olan güven ve isteği oluşturacaktır. Siz kalkın ve yürüyün, gölgeniz arkanızdan yürüyecektir. Yapılan bazı araştırmalar insanların sadece %10’unun verilen işi yapamadığı için işten atıldıklarını göstermiştir. Kalan %90 ise başarılı insan ilişkileri kuramadıkları için çıkardıkları problemlerden dolayı işlerine son verildiğini göstermiştir. Başarıda ilk adım kadar son adımda önemlidir. Bir çok kişi son bir adım daha atmadıkları için başarıya ulaşamamıştır. Herkesin yaptığının bir fazlasını yapan şampiyon olur. yüzlerce yarış atı var, fakat şöhrete ulaşanlar diğerlerinden birkaç saniye daha hızlı koşanlardır.

Eğer “büyük düşünerek” Mercedes sahibi olmayı istemiş ancak bir Renault Spring sahibi olmuşsanız üzülmeyin. Eğer Mercedesi hedeflemeseydiniz muhtemelen bu kadar sürede Renault’da alamazdınız. Büyük düşünmeyi bilmek kadar küçük de olsa başarılara sevinmeyi bilmek de önemlidir.

RAMAZAN AYINDA MUBAREK BİR GECE 'KADİR GECESİ'

Kur’an-i Kerim’in inmeye basladigi Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi Islam’da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayirlidir. Kur’an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardir. Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadir:

Liderlik için altın kurallar

Kendiniz ve takımınız için başarılı sonuçlar ortaya koymak hiç de zor değil. İyi bir liderin çalışanlarıyla ilişkisi ve onlara karşı yaklaşımları için işte size ipuçları...

İnsanları daha fazla çalışmaları, daha gayretli olmaları ve daha çok şey başarmaları için nasıl etkilersiniz? Sizi desteklemelerini nasıl sağlar, yaptıkları her işte daha fazlasını ve ilerisini elde etmeyi nasıl başarırsınız? Verdiğiniz işle ilgilenmelerini ve önemsemelerini nasıl sağlarsınız? Onları önemsediğinizi göstererek...

İyi yöneticiler sonuç alır Birkaç yıl önce bir grup araştırmacı yönetim kurulunda görev alan 16 bin yöneticinin katıldığı bir araştırma yaptı. Sonuçlar pek çok kişiyi şaşırttı. Yapılan araştırma gösterdi ki en başarılı yöneticiler, kara değer verdikleri kadar insana da değer veriyorlardı. İşletmeler para kazanmak için kurulsa da onu ayakta tutan insan kaynağı, yöneticileri tarafından önem verilmesi gereken bir olgudur.

Duygularınızı kontrol edin En iyi yöneticiler bile bazen kişisel problemler yaşayabilir. Bu gibi durumlarda gerçek liderler kendileriyle yüzle şerek problemi kendi içlerinde çözmeye, özellikle işyerinde bunu diğer insanlara yansıtmamaya çalışırlar.

Yeni kariyerinizi 5 adımda oluşturun - Jo Miller

Kariyer değişikliği için hazırsınız ama nerden başlayacağınızı bilmiyorsunuz. Yeni hedefinize yoğunlaşmak ve daha yaratıcı düşünmek için İnsan Kaynakları Uzmanı Jo Miller'ın önerdiği şu 5 adıma göz atabilirsiniz.
1. En güçlü ve iyi hissettiğiniz anda harekete geçin.
Şu anda yaptığınız işte başarılı olabilirsiniz. İşyerinizde yöneticiniz tarafından takdir ediliyor ve belki iş arkadaşlarınız için mükemmel bir örnek olarak gösteriliyorsunuz.
Takımınızdaki diğer arkadaşlarınız daha fazla şey öğrenmek için size danışıyor. Fakat bir süre sonra daha önce fark etmediğiniz yeteneklerinizi keşfediyorsunuz ve başka bir alana yönelmeye karar veriyorsunuz.

Kendinizi en iyi ve güçlü hissettiğiniz anda kendi içinizde bir beyin fırtınası yapın ve bir liste oluşturun, fikirlerinizi yazın. Kendinize şu soruları sorun:
Zamanımı nasıl kullanıyorum?
Hangi başarılarım başkalarından övgü aldı?
İşimin hangi kısmından daha çok zevk alıyorum?
Ne tür bir işle uğraşmak beni mutlu eder?

Kariyerinizi değiştirmek için 10 strateji - Gabrielle Parkinson

Kariyerinizde ve hayatınızda değişiklik mi yapmak istiyorsunuz? Kendinizi geliştirmek ve çevre edinmek mi istiyorsunuz. Amerikalı İnsan Kaynakları uzmanı Gabrielle Parkinson'un hazırladığı bu 10 strateji size yardımcı olabilir.

1. İşe kendinizle başlayın.

Kendinize ve hayatınıza objektif olarak bakın. Kariyerinizde ilerlemek istediğiniz yola doğru ilerliyor musunuz? Hayatınız yolunda gidiyor mu? Kişisel ve kariyerinizle ilgili gelişiminize devam ediyor musunuz? Sevdiğiniz işi mi yapıyorsunuz?

2. Özkaynağınızı iş ortamında değerlendirin.

Geleceğin En İyi Meslekleri Nelerdir?

Trend belirleyici ‘Trends Journal’ dergisi, en hızlı yaygınlaşan ve büyüyen işkollarını belirleyip, geleceğin en popüler 10 mesleğini seçti. Geleceğin en popüler meslekleri olarak belirlenen meslekler Deneyim Tasarımcısı, Tıbbi Araştırmalar Uzmanı, Web Tasarımcısı, İnternet Güvenliği Uzmanı, Şehir Planlayıcısı, Medya Promosyoncusu, Yetenek Avcılığı Uzmanı, Satın Alma Ajanları, Sanat Yönetmenleri ve Haber Analistleri.

Görüldüğü gibi bu mesleklerin pekçoğu İşkur’un meslekler listesinde resmi olarak tanımlanmamış. Fakat bu meslekler şu ya da bu şekilde Türkiye’de çeşitli meslek dallarında ders olarak okutulmakta ya da kurslarda bu meslekler edinilmekte. Bu meslekleri kısaca aşağıda açıklayalım.

Deneyim Tasarımcısı
Perakende sektöründe çalışan bu yetenekli kişiler özellikle mağazalara gelen müşterilerin etkilenmesi üzerine odaklanıyor. Bunun içine çekici duvar boyalarının kullanılması, pencerelerin doğru yerlere açılması giriyor. Mağazada belli bir atmosfer yaratılarak, satılmak istenen eşyanın müşteri gözünde çekici olması sağlanmaya çalışılıyor.

Tıbbi Araştırmalar
Tıp, senelerden beri en popüler meslekler listesinde ilk sıralarda… İnsan ömrü uzarken, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklarla savaşmak için gerekli araştırmaları yapanlar ise, tıbbın en popüler isimleri.

Kendini ve meslekleri tanımak için neler yapmalı?

İnsanın yaradılışını, gerçek özelliklerini tanıması, kendini doğru değerlendirmesi kolay gerçekleştirilecek bir hedef değildir. Bu özellikle deneyimi az ve kendini kanıtlama çabasında olan gençler için daha da zordur.
İnsanların kendilerini tanımalarını engelleyen en önemli etmen başkaları tarafından beğenilme, kabul görme arzusudur.
Kendini başkalarının ölçütlerine göre değerlendiren kişi büyük olasılıkla kendi gerçeğinden uzaklaşacak, kendi özüne uymayan bir öz kavramı geliştirecektir.
Doğru ve gerçekçi bir öz kavramı geliştirmenin ön koşulu çevrenin beklentilerine ve değerlendirmelerine aşırı derecede duyarlı olmamaktır. İçsel özgürlüğünü geliştirmiş kişi kendini inceleyerek doğasını tanıyabilir.
Doğasını tanımak isteyen kişinin yapacağı iş değişik ortamlarda neler yaşadığını, çeşitli durumlar ve olaylar karşısında neler hissettiğini sık sık gözden geçirmek ve bu yaşantılarının adını koymaktır.
Başkalarının önem verdiği özelliklerine sahip olduğuna kendini inandırmaya çalışan, başkalarının önem vermediği özelliklerini bastırmaya çalışan kişi, doğasına yabancılaşmaya ve gizilgüçlerini kullanamamaktan ileri gelen bir uyumsuzluk yaşamaya adaydır.
ÖSYM adayların kendilerini tanımaları, yükseköğretim programları hakkında bilgi edinmeleri için bazı ölçme araçları ve yayınlar hazırlatmıştır. Bunlardan Kendini Değerlendirme Envanteri on üç, BİLDEMER ( Bilgisayar Destekli Meslek Rehberliği ) programı altı yıldır, ve ‘ Üniversiteler, Yükseköğretim Programları ve Meslekler Rehberi ‘ adlı kaynak kitap on beş yıldır

Üniversiteye Öğrenci Seçiminde Dikkate Alınan Özellikler


Üniversiteye girişte uygulanan sınav sistemi, öğrencinin akademik yeteneğini ( soyut konuları öğrenme gücünü ) ve okul başarısını ( bilgisini ve çalışma disiplinini ) değerlendiren bir yapıdadır.
Öğrencinin okul başarısı da okuduğu okuldaki öğrencilerin Öğrenci Seçme Sınavındaki puan ortalamaları ( akademik yetenek düzeyleri ) ile diploma notları düzeyleri birlikte dikkate alınarak değerlendirilmektedir.
Böylece Anadolu liseleri, fen liseleri gibi, öğrencileri bir sınavla seçilmiş olan okullardan mezun olanların ortaöğretim başarı puanları diğer okulların mezunlarınınkinden daha yüksek olarak değerlendirilmektedir.
ÖSYM’nin uyguladığı seçme sistemi adayların Tercih Bildirim Formunu doldururken, girmeyi en çok istediği programı en başa yazdıklarını varsaymaktadır.
Kişinin girmeyi en çok arzu ettiği program ise onun zihinsel, bedensel ve duyuşsal özelliklerine ve ekonomik olanaklarına en çok uyan program olmalıdır.
Daha önce de değinildiği gibi, bir kimse pek çok kişinin girmek istediği, popüler ve dolayısıyla taban puanı yüksek bir programa girip akademik yeteneğini kanıtlamayı en önemli hedef olarak benimser ve diğer özelliklerinin programa uygunluğunu dikkate almazsa programa girmeyi başarsa bile oradan mezun olmayı başaramayabilir.
Çok zeki fakat zevkine , rahatına düşkün bir genç, zekası sayesinde sınavı kazanabilir ama çalışma alışkanlığına sahip olmadığı için, kendisi gibi seçkin öğrencilerin bulunduğu ve başarının gayrete, disiplinli çalışmaya bağlı olduğu bir öğretim ortamına ayak uydurmakta çok zorluk çekebilir. Daha düşük puanla girilebilen bir başka program bu gencin yapısına daha uygun olabilir.

İdeal Meslek Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çağdaş bir toplumda özgür bir bireyin önemli gelişim görevlerinden biri de mesleğini seçmesidir. Bir kimsenin herhangi bir konuda doğru bir seçme işlemi yapılabilmesi, ya da başka bir deyişle, sağlıklı karar verebilmesi için, her şeyden önce, neler istediğini ve bunları elde edebilmek için ne gibi olanaklara sahip olduğunu bilmesi gerekir. Bu işlemden sonra, daha iyisi bununla beraber yapacağı işlem, çeşitli seçenekleri inceleyip, her birinin isteklerine ve koşullarına ne derece uygun olduğunu değerlendirmektir.
Çarşıya çıkmadan önce alacağı şeylerin listesini yapan ve bunlar için yeterli parası olup olmadığını yoklayan, çarşıdaki malların kalite ve fiyatlarını inceleyerek gereksinmelerine ve parasına uygun bulduklarını alan bir kimsenin davranışı buna örnek olarak gösterilebilir Bu işlemleri dikkatli ve özenli şekilde yapmayan kimselerin hayal kırıklığı ile karşılaşmaları kaçınılmazdır.

Bazı gençlerin, meslek seçimi gibi önemli bir kararı oluştururken yukarıda belirtilen gelişim görevini gerektiği ölçüde yerine getiremedikleri ve bu yüzden mutsuz oldukları gözlenmektedir. Meslek seçimi kararının sağlıklı bir biçimde oluşturulmasını güçleştiren bazı etmenler vardır.
Bunların bir bölümünü gençlerin çalışma dünyası ve insan nitelikleri hakkında edinmiş oldukları bir takım inançlar ve genellemeler oluşturmaktadır. Aşağıda, yükseköğrenim görmek isteyen gençlerin dile getirdiği bazı yargılar tartışılmıştır:

AB’ye Vizesiz Giriş Hakkı Olan Meslek Sahipleri

Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’nın verdiği karara göre hizmet sunumu ya da edinimi için Türklerin AB ülkelerine vizesiz girebileceği ileri sürüldü. İşte şanslı meslekler:

AB ülkelerine hizmet sunumu ya da edinimi için giden iş adamı, esnaf, öğrenci, sporcu, gazeteci, avukat, doktor, şoför ve diğer meslek gruplarının vizesiz seyahat edebileceği açıklandı.

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Harun Gümrükçü, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’nın verdiği bir mahkeme kararıyla AB ülkelerinde 1973’ten sonra Türk vatandaşlarına getirilen tüm kısıtlamaların kaldırıldığını ileri sürdü.

Gümrükçü, 25 ülkeyi bağlayan karara göre, AB ülkelerine hizmet sunumu ya da edinimi için giden iş adamı, esnaf, öğrenci, sporcu, gazeteci, avukat, doktor, şoför ve diğer meslek gruplarının vizesiz seyahat edebileceğini açıkladı.

Gümrükçü, düzenlediği basın toplantısında, AB üye ülkelerinin en yüksek ve en son yargılama merci olan Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’nın (ATAD) 20 Eylül 2007 tarihinde Türkiye ve Avrupa’da yaşayan Türklere yönelik önemli bir mahkeme kararı verdiğini ve kararın 25 üye ülkeyi bağladığını söyledi.

Kendinize Engel Olmayın..

1950"li yıllarda kamuoyunda; doktorların araştırmalarına dayanarak "bir mil dört dakikanın altında koşulamaz, bu insan fizyolojisi açısından mümkün değildir" yargısı vardı. Bu görüşler atletizmle uğraşan atletleri ve atletizm otoritelerini etkilemiştir. Atletizm otoriteleri ve atletler bu görüşün etkisinde kalarak bir mili dört dakikanın altında koşmayı hiç düşünmediler. Yarışmalarda bütün atletler artık rekor kırmak için değil sadece birinci olmak için koşuyorlardı.

Roger 1954 yılında yapılacak olan yarışa bir yıl kala bir mili dört dakikanın altında koşmak için hazırlanmaya başladı. Bu hedefine ulaşmak için tam bir yılı vardı. Bir yıl boyunca bütün fiziki çalışmalarını yaptı; ama Roger biliyordu ki bu yarışmada hedefe ulaşmak için sadece fiziksel antrenmanlar yeterli değildi. O her gün zihinsel antrenmanlar da yapmayı ihmal etmedi. Zihninde artık tek bir düşünce vardı: Hedefe ulaşmak. Hedef ise bir mili dört dakikanın altında koşmaktı. Bunun için bütün yolları deneyecekti. O, bu yarışa hazırlanmaya "Bir mili dört dakikanın altında koşacağım" diye başladı. Kendisine olan güveni tamdı. Zihninde hep bir yıl sonraki yarışı ve onun sonunda kıracağı rekoru düşünüyordu. Yarış başladığında tüm yarışçılar birinci gelmeyi düşünürken Roger rekora koşuyordu. Onun tek hedefi vardı, bir mili dört dakikanın altında koşmak.

Hayallerinizi Ertelemeyin

Frederick Smith 1944 yılında Mississipi"de doğmuştur. Erken yaşta babasını kaybetmiş, kendisi de küçük yaşta kemik hastalığına yakalanmıştır. Yale Üniversitesi'ne gittiği zaman, öğrencilerden ilerde ne yapmak istedikleri konusunda bir ödev hazırlamaları istenmişti. Frederick, Amerika"yı kapsayan bir dağıtım ağı kurmayı tasarladığını yazdı. Bu ödevi gören profesörü, onun kağıdına bakınca kafasını sallayarak, "Olanaksız bir şey düşünüyorsun" dedi ve kırık not verdi. Frederick, Yale"den mezun olduktan sonra Vietnam"da çarpışan Amerikan birlikleri arasında uçakla iki yüzden fazla sefer yaptı.

Sonra 1970 yılında iş hayatına atıldı ve işin uzmanlarına Yale Üniversitesi'nde öğrenciyken sınav kağıdına yazmış olduğu hayalinden bahsetti. Nitekim onun fikrini beğendiler ve hemen uygulamaya koydular. Uçak ve kamyonları satın almak için çok para harcandı. Bu işte çalışan personelin ücreti de yüklü bir meblağ tutuyordu. Fakat Frederick, olumlu düşünen, daima "Ben yapabilirim!" diyen bir insan olarak, birçok kişiyi bu işe para yatırmaya ikna etmişti.

Fakat 1973"de, ilk uçak sefere çıktığı zaman, Yale Üniversitesi'nde kendisine bu işin yürümeyeceğini söyleyen profesörün söyledikleri gerçekleşti. Bu iş için 25 uçak alınmasına rağmen, ilk seferde ancak on sekiz paket gelmiş, ayrıca bütün dünyayı sarsan o ünlü petrol krizi patlak vermiş ve taşıma ücretleri çok yükselmişti. İşler o kadar kötü gidiyordu ki, şirket uçaklara yakıt alacak parayı bulamıyor, pilotlar uçaklarına kendi kişisel kredi kartlarıyla yakıt alıyorlardı.

Denemeyi Göze Alma Cesareti

Kral maiyetini önemli bir görev için sınamak istemiş. Birçok güçlü ve akıllı adam etrafına toplanmış. Kral onları bugüne kadar görüp görecekleri en kocaman kapının önüne getirerek şöyle söylemiş: "Siz akıllı insanlar, benim bir sorunum var ve hanginizin bunu çözebileceğini görmek istiyorum. Burada krallığımdaki en büyük ve en ağır kapıyı görüyorsunuz. Hanginiz bunu açabilirsiniz?"

Saray mensuplarından bazıları açamayız der gibi başlarını sallamış. Diğerleri, çevresindekilere göre daha akıllı sayılanlar, kapıyı daha yakından incelemiş, fakat onlar da açamayacaklarını kabul etmişler. Bu akıllı insanlar böyle söyleyince saraylılar sorunun çözülemeyecek kadar zor olduğunda fikir birliğine varmışlar.

Sadece bir vezir kapının yanına giderek onu şöyle bir gözden geçirmiş ve elleriyle yoklamış, açmak için çeşitli yolları denemiş, en sonunda kuvvetle yüklendiğinde ağır kapı açılmış. Meğer kapı zaten tam kapalı değilmiş ve açmak için deneme isteği ve yüreklilikle davranma cesaretinden başka bir şey gerekmiyormuş.?

Ramazan-ı Şerif'i Nasıl Değerlendirmeliyiz?

O mü'minler tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah'ın sınırlarını (koyduğu hükümleri) koruyanlardır. (İşte, böyle) mü'minlere (cenneti) müjdele! Tevbe:112.

Ramazan-ı Şerif ve Oruç

Oruç ayı olan Ramazan-ı Şerîf, feyizli bir hayatın yaşandığı mübârek bir mükâfât ayıdır. Nâil olduğumuz sayısız nîmetlerin kadrini hatırlatan bu ayda, fânî lezzetlerden vazgeçip bâkî lezzetlere nâil olmanın sırrına, Hakk Teâlâ’nın emir buyurduğu oruç nîmeti ile kavuşulur.

BAŞARININ SIRRI kasada değil yürektedir...

İş adamının işleri bozulmuştu. Ne yaptıysa olmuyordu. Bir zamanlar çok başarılı bir insan olmasına rağmen şimdi büyük olan sadece borçlarıydı. Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırırken, diğer taraftan da bir sürü insan ödeme bekliyordu. Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu. Nefes almak için parka gitti. Bir banka oturdu, başını ellerinin arasına aldı ve bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı.

Tam bu sırada birden, önünde yaşlı bir adam durdu. 'Çok üzgün görünüyorsun. Seni rahatsız eden bir şey olduğu belli… Benimle Paylaşmak ister misin?' diye sordu yaşlı adam. İşadamının yakınmalarını dinledikten sonra da, 'Sana yardım edebilirim' dedi. Çek defterini çıkardı. İşadamının adını sordu ve ona bir çek yazdı. Çeki ona verirken de şöyle dedi: 'Bu para senin. Bir yıl sonra seninle burada buluştuğumuzda bana olan borcunu ödersin. Hadi al' dedi. Ve yaşlı adam geldiği gibi hızla gözden kayboldu.

İşadamı elindeki çeke baktı. Çekte 500 bin dolar yazıyordu ve imza ise John Rockefeller' e aitti, yani o gün için dünyanın en zengin adamına. 'Tüm borçlarımı hemen ödeyebilirim' diye düşündü. John Rockefeller' e ait bu çekle her şeyi çözebilirdi. Ama çeki bozdurmaktan vazgeçti.

Dikkat, Ders Çalışacağım!

Etkili bir biçimde ders çalışmak, size başarıyı çok daha kısa zamanda tattıracaktır. Öğrenmeye istekli olma ve öğrenme için gerekli yeteneklere sahip olma, öğrenmede başarıyı etkileyen en önemli etmendir. Kimi öğrenciler yeterince çaba göstermelerine karşın başarılı olamadıklarını düşünmektedirler. Verimli ders çalışma ve etkin öğrenmenin en temel koşulu bu konuda istekli ve kararlı olmaktır. İsteklilik ve kararlılık, çalışma ve davranışlarınızı olumlu olarak etkileyerek verimli ders çalışmanızı ve etkin öğrenmenizi sağlayacak. İkinci olarak yapmanız gereken, kendi koşullarınıza göre bir çalışma sistematiği geliştirmek ve sistematik içerisinde olumlu ders çalışma alışkanlıkları kazanmaktır. Her bireyin kişilik yapısı, algılama özellikleri farklı olduğundan, geliştireceğiniz bu sistematiğin kendinize uygun olmasına özen göstermelisiniz.

Başarıya giden yolda atacağınız adımlar:

1 – Kendinize açık – seçik bir hedef belirleyin (Hedefleriniz sizin motive olmanızı sağlar.)

2 – Kazanmanız için nedenlerinizi yazın (Ne kadar çok neden olursa o kadar çok azmedersiniz.)

Gençlerin ders çalışma süresi ne kadar olmalıdır?

Aileler, çocuklarının hiç kalkmadan ders çalışmasını ister. Onların en ufak bir şeyle oyalandıklarını gördüklerinde, uyarırlar. En iyi çalışma; gencin dikkati dağılmadan yaptığı çalışmadır. Dikkat dağıldıktan sonra çalışmaya çalışmak anlamsızdır. Bu nedenle gün içinde 20'şer dakikalık sürelerle çalışmak ve çalışamadığınızı anladığınız zaman, 15 dakika ara vermek gerekir. Ara verdikten sonra tekrar çalışmaya dönülmelidir. Ailelerin gençleri sürekli ders çalışmaya zorlamaması gerekir.

Zamanı İyi Kullanın!

* Sınav dönemlerinde zaman nasıl değerlendirilmelidir? Ergen sürekli çalışmalı mı, yoksa eğlenmeye de zaman ayırmalı mı?
Yapılması gereken şey; iyi bir program hazırlayıp, bu programa uymaya çalışmaktır. Bu programda aksamalar olduğu zaman, telaşa kapılmadan yeni bir program yapılabilir. Program sadece hedefleri belirleme yönünden önemlidir. Programa yetişebilmek için, anlamadan çalışmayın. Zamanı iyi kullanabilmenin ikinci şartı; anlayarak çalışmaktır.

Çok çalışmak sınav başarısı getirmez!

Gençler; ergenlik dönemine girerken OKS, ergenliğin ortalarında ise ÖSS ile karşılaşıyor. Bu sınavların yarattığı stres, gençleri derinden etkiliyor. Pskiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, ergenlik dönemindeki gençlerin sınav stresini yenmek ve başarılarını artırmak için yapmaları gerekenleri anlattı.

* Başarılı olmak için nasıl çalışmak gerekir?

Başarılı olmak için en iyi çalışma yöntemi; sık sık ama kısa kısa çalışmaktır. Sıkıldığınız zaman ara vermek ve kafanızı dinleyince derse geri dönmek en iyi ders çalışma yöntemidir. Çalışırken kısa notlar alın. Zaman zaman bu notları gözden geçirin. Dikkatiniz dağıldığı an, masa başından hemen kalkın.

Beyninizi Dinlendirin

* Çok çalışmak, başarılı olmak için yeterli midir?

Halkla İlişkiler

Halkla ilişkiler, örgütlerin çevreyle[1] olan iletişimini düzenleyerek bu iletişimi olumlu yönde geliştirmek için gerçekleştirilen etkinliklerin tümüdür. Örgütler, var oldukları çevre içerisinde çeşitli sorunlarla karşılaşırlar ve varlıklarını sürdürebilmek (idame ettirebilmek) için bu sorunları çözmek zorundadırlar. Sorunlarını çözemeyen örgütler yok olurlar. Örgütlerin çevreleri içinde yaşarken karşılaştığı sorunlar arasında iletişim sorunları da bulunmaktadır.

Gaziantep Üniversitesi

Gaziantep`te yüksek öğretim 1973 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi`ne bağlı Makine Mühendisliği Bölümü ile başlamış ve 1987 yılında ise üniversite tüzel kişiliğini kazanmıştır.

DEĞİŞEN SİZİN KALBİNİZ

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı. Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kıyısında dinlenme molası verdiler. Olgunlaşmış, tam kıvamını bulmuş olan narlar insanın iştahını kabartıyordu. Padişah bahçe içinde çalışmakta olan yaşlı bir adamı yanına çağırdı sordu:

- Bu güzel nar bahçesi kimin?

- Bu nar bahçesi benimdir efendim, babamdan miras kaldı

DUA

Dua, çağırmak, yakarmak, istemek anlamlarına gelir. Duanın ana hedefi, insanın durumunu Allah’a arz etmesi, O’na niyazda bulunması olduğuna göre Allah ile kul arasında bir diyalog anlamı taşır.

İdeal Meslek İçin İdeal 15 Soru!..

Her bireyin hayat tarzı, karakteri, hayata bakışı bir diğerinden farklı olduğu için, kişi öncelikle kendini en iyi şekilde ifade edebileceği, hayat boyu uğraşmaktan sıkılmayacağı ve yapısına uygun olan mesleğe yönelmeldir. Peki bu meslek nedir? Siz ne yapmak için doğdunuz?

Bu sorunun cevabını yeteneklerinize, kişisel başarılarınıza, niteliklerinize, geçmiş iş deneyimlerinize, ilgi alanlarınıza, değer yargılarınıza ve gereksinimlerinize bir göz atarak düşünmeye başlamanızda fayda vardır. Bu konuları ayrıntılı bir şekilde ortaya çıkarmanıza ve hangi mesleğin size uygun olduğunu anlamanıza yardımcı olabilecek aşağıdaki birkaç soruya da göz atınız. Sorulara verdiğiniz yanıtları not alın ve hangi meslek grubu cevaplarınızda sayısal üstünlük gösteriyorsa, ideal işinizin o veya ona yakın olduğunu göreceksiniz.

1-Hayalleriniz nelerdir?
2-Hobileriniz nelerdir?
3-Arkadaşlarınızla hangi konular hakkında konuşmaktan hoşlanıyorsunuz?
4-En çok hoşunuza giden meslek hangisi?

YEŞİL ELBİSE

Yolda karşılaştığımızda, ezan okunuyordu.
- Gel seni camiye götüreyim, dedim. Bugün Cuma biliyorsun.
alaycı bir tavırla:
-Ben camiye gitmem!. dedi. Boşuna ısrar etme.
- Peki, dedim. Neden direniyorsun?
- Ne bileyim, olmuyor işte!. diye karşılık verdi. Belki çevrenin de tesiri var. Hem pantolumun ütüsü bozulup, dizleri aşınır diye korkuyorum.
İster istemez gülerek:
- Herhalde şaka yapıyorsun, dedim. Bunun için cami terk edilir mi?
- Ciddi söylüyorum!. dedi. Giyimime çok düşkün olduğumu bilirsin. Özellikle yeşil ğiydiğimi de...

ENGEL KALDIRMA

Yeni bir inanç geliştirmek veya eski bir inancı degiştirmek istediğinizde,sizi engelleyecek iç ve dış tepkiler olacaktır.

A)DIŞ TEPKİLER

ELİ KULAĞINDA

Gerçekleşmesi pek yakın olan işler hakkında''(Henüz olmadı ama) eli kulağında''deriz. Bu deyimin kaynağı Asr-ı Sadet'e, Bilal-i Habeşi'ye kadar uzanır. İslamiyet yayılmaya başlayıp da Müslümanların sayısı artınca, namaz için onları biraraya toplamak üzere ezan okuması kararlaştırılmıştır ve sesi güzel olduğu için de Habeşistanlı eski köle Hz. Bilal, bu vazifeye seçilmiştir.

Beyninizi İyi Programlayın

İnsan beyni biyolojik bir bilgisayardır. Zeka ve hafızası güçlü insanlarla sıradan insanlar arasında zihinsel bilgisayarlarında çok az fark vardır. Ancak başarılı insanlar beyin bilgisayarlarını kullanmayı iyi bilmektedirler.

Yaşadığımız olaylar, heyecanlarımız beynimize protein olarak şifrelenir. 2-3 gün sonra aynı olayları heyecanları ile birlikte hatırladığımızda beynimiz o bilgileri kayıtlı odacıktan yani disketten okur ve biz anlatmaya başlarız. Bütün bu bilgiler kimyasal ve elektriksel olarak kodlanmaktadır.

İşte beynini iyi kullanan insanlar beyinlerindeki kimyasallara saygılı davranan insanlardır.

Şu unutulmamalıdır. Beyinde bilgi akışı kimyasal ve elektriksel ileti ile olmaktadır. Beyindeki Hard diskin manyetik parçacıkları da kimyasal maddelerdir.

Bu kimyasalları iyi kullanım için bazı altın kurallar:

Bu Çocukta Potansiyel Var mı?

“... Sanırım, yıllar yılı babam kendini kandırdı, neredeyse koca bir ömrü boşa harcadı. Kendini hep başarılı sandı; başarısının kıstası da koyduğu hedeflere ulaşmaktı.

Çevresindekilerden hep daha başarılıydı; çünkü çoğu insanın hedefi bile yokken onun hedefleri vardı. Hedefleri öyle kolay hedefler de sayılmazdı. Ama onun hedeflerine ulaşmış olması başarılı olması anlamına gelmiyor. Hedeflerden daha önemli olan insanın potansiyelini kullanabilmesi. Örneğin, bir yarış arabasının saatteki azami sürati 300 km ise, düz bir parkurda kendine hedef olarak bir saatte 200 km yol yapmayı seçmesi ve hedefine ulaşması başarı olarak kabul edilebilir. Böyle bir hesaplama bir yarış otosu için kolaylıkla yapılabiliyor; ama insan kendi potansiyelini, öyle otomobilin önündeki km göstergesine bakar gibi bilemiyor. İşletmeler için de aynısı geçerli sanırım. Bizim şirket her yıl hedef belirler; ama her zaman hedef belirlerken bir önceki yılın rakamlarına bakıyoruz. Kimsenin de aklına “niçin potansiyelimize bakarak hedef belirlemiyoruz?” diye sormak gelmiyor. Halbuki potansiyelimizin altında iş yaparsak başarısız sayılırız. İnsanların da, kurumların da başarı çıtaları kendi potansiyelleridir.

Başarıyı Artırmanın Yolları

Performans yönetimi sistemi uygulama sonuçlarının başarısını artırmaya yönelik pratik öneriler;

İşten çıkarmayı hariç tutarsak yöneticilerin sevmedikleri süreçlerden biri performans yönetimidir. Oysa performans değerlendirme süreci doğru yönetilirse bir yöneticinin en önemli yönetim araçlarından birisidir.

Dikkatli bir performans değerlendirme süreci için harcanacak birkaç saat personelin performansının artması, kariyer gelişimi ve motivasyonu üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır.

Yıllık düzenli yapılan performans toplantılarına gösterilen özenin yanı sıra bir yönetici personeline günlük işlerini yaparken sürekli olarak “performans koçluğu” yapmalıdır. Performans koçluğu yaparken hepimizin aşina olduğu 4 pratik yol izlenebilir;

1. Personeli işin içine katın...


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar


Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).