Arsiv Bölümü

warning: Creating default object from empty value in /home/kariyer/domains/islamikariyer.com/public_html/modules/archive/archive.inc on line 53.

YÖK Yeni Katsayı Formülünü Açıkladı!

Danıştay'ın iptal kararından sonra katsayı sorunun çözüme kavuşturmak amacıyla yeni formülü açıklamak üzere toplanan YÖK'ün Genel kurulu sona erdi. YÖK Başkanı Özcan gelinen durumla ilgili açıklama yaptı.

YÖK Genel Kurulu, üniversiteye giriş sınavında adaylara ''farklı katsayı'' uygulanmasını kararlaştırdı. Bu çerçevede adayların, puanları hesaplanırken kendi alanıyla ilgili program tercihinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları (AOBP) 0.15, alan dışı tercihte 0.13 ile çarpılacak.

Üniversiteye giriş için yapılacak birinci ve ikinci aşama sınavlarında Türkiye genelinde ilk bine giren adaylara lise türü gözetilmeksizin yüksek olan katsayı (0.15) uygulanacak.

YÖK Genel Kurulu'nun bugünkü toplantısının ardından alınan kararları, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan açıkladı. Özcan, açıklamasında şunları kaydetti:

''YÖK Genel Kurulu'nun 21 Temmuz 2009 tarihinde aldığı karardaki 3,4 ve 5. maddeleri hakkında Danıştay 8. Dairesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmesi üzerine ortaya çıkan hukuki boşluğun doldurulması zorunluluğu karşısında herhangi bir karışıklık olmaması için 3,4 ve 5. maddeler kaldırılmıştır. Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) puanlarıyla yerleştirme yapılan programlar ile Lisans Yerleştirme Programı (LYS) puanları esas alınarak, yerleştirme yapılan programlarda ilgili AOBP adayın kendi alanında bir programı tercih etmesi halinde 0.15, alanı dışında tercih yapması halinde 0.13 ile çarpılır. Ortaya çıkan sayının sınav sonucuna eklenmesi suretiyle bu aşamadaki yerleştirmeye esas olacak puan belirlenir.

YÖK, 'katsayı' için toplanıyor

YÖK, Danıştay kararının ardından katsayı için toplanıyor. Alternatif sistemler masaya yatırılacak. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan kritik toplantı öncesi Milli Eğitim Bakanı Çubukçu ile görüştü.

Genel liseler ve meslek liseleri arasındaki katsayı eşitliğine 'hayır' diyen Danıştay'a itiraz eden YÖK, bugün katsayı için toplanıyor. Toplantıda, alternatif sistemlerin görüşüleceği ancak bir karar alınmayacağı ifade edildi. Geçen hafta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret eden YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan dün de Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile görüştü.

Yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşmede, Danıştay'ın 'katsayı' ile ilgili yürütmeyi durdurma kararına ilişkin gelişmeler değerlendirildi. Ayrıca 'Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerine pedagojik formasyon verilmesi' konusunun da ele alındığı öğrenildi.

DANIŞTAY BEKLENECEK
Bugünkü kritik toplantıda ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan ile üst düzey bir MEB bürokratının da bilgilendirme yapması bekleniyor. Toplantıda alternatifler görüşülecek. Uygun olan sistem belirlenecek ancak bir karar alınmayacak. Danıştay son kararını 17 Aralık'a kadar verirse, YÖK de 17 Aralık'ta yapılacak toplantıda yeni sistemi belirleyecek. Danıştay kararı gecikirse YÖK, ocak ayına kadar Danıştay'a yapılan itirazın sonuçlanmasını bekleyecek. Eğer Danıştay yeni yıla kadar bir karar vermezse ocağın ilk haftasında yapılacak toplantıda yeni sınav sistemi açıklanacak.

YÖK katsayı kavgasında çözümü buldu

Danıştay’ın katsayı eşitliğini durduran kararına YÖK dün itirazını yaptı. B planı olduğunu söyleyen YÖK, 0.01 puanlık sembolik bir katsayı uygulaması getirmeyi planlıyor.

GENEL vemeslek liseleri arasındaki katsayı eşitliğine “dur” diyen Danıştay’a YÖK dün itiraz etti ve “Üniversite sınavına ilişkin B planımız hazır” dedi. Katsayı sorununun merkezindeki liseler olarak gösterilen imam hatiplerin adı ise dilekçede yer almadı. YÖK, itiraz dilekçesinde “katsayı kararına dava açan İstanbul Barosu’nun itirazı yasal değildir” dedi. “Mesleki teknik eğitimin önündeki sorun iddia edildiği gibi ideolojik değil, ekonomik ve sosyaldir” vurgusu yaptı.

YETKİ YÖK’TE
“Yüksek öğretim kurumlarına kimin gireceğine karar yetkisi yasayla YÖK’e verilmiştir” denilen itiraz dilekçesinde şu görüşlere yer verildi:

Katsayı farkına yargıdan fren

Danıştay, YÖK'ün kararının yürütmesini durdurdu.

Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdurdu.

İstanbul Barosu Başkanlığı, Yükseköğretim Genel Kurulunun (YÖK) yükseköğretime girişte katsayı puanı uygulamasının kaldırılmasına ilişkin 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.

Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.

Dairenin kararında, milli eğitim sisteminin yönlendirmeye ilişkin kuralları ile 2547 sayılı Yasanın 45. maddesinde yer alan kurallar yürürlükte ve uygulanıyor iken, bu kuralların uygulanmasını bertaraf edecek şekilde alınan dava konusu kararın, eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozacak nitelik taşıdığı ve uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi amacının dışına çıkıldığının görüldüğü vurgulandı.

KİM OLDUĞUNA KARAR VERMEK

İNSAN YAŞADIĞI SÜREÇ BOYUNCA HEP BİR YERE KENDİNİ AİT OLARAK GÖRMEK İSTER..BU İNSANIN TOPLUMSAL VAROLMA SÜRECİNİN VE OLUŞUM AŞAMASININ KARŞILIĞIDIR.BU İSTERİ İNSANI BİLİNÇSİZ İNANMAYA İTEN EN BÜYÜK OLGULARDAN BİRİ OLMUŞTUR .TARİH BOYUNCA İNSAN YALNIZ KALMAMAK İÇİN TOPLUMUN GENEL İNANIŞ ESASLARINA SIKICA BAĞLANIR,YANLIŞTA OLSA DIŞLANMAMAK İÇİN ONLARI KABUL EDER VE DE ÇEVRESİNE KABULLENDİRMEYE UĞRAŞIR.BU OLGUNUN EN TEHLİKELİSİDE BU YANLIŞ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN VE KÖRÜ KÖRÜNE BAĞLILIĞIN GELENEK VE ÖRF HALİNE DÖNÜŞMÜŞ ŞEKLİ OLMUŞTUR.BU ÂDET HALİNE GELMİŞ TOPLUMSAL DÜŞÜNCE SİSTEMİ ZAMANLA IRKÇI DÜŞÜNCELERİNDE TEMELİNİ OLUŞTURMAKTADIR.BÖYLECE İNSAN KENDİ GİBİ DÜŞÜNMEYENİ DÜŞMAN OLARAK GÖRMEKTE TOPLUMLAR ARASI BİRLEŞME VE BARIŞIN DA ÖNÜNE ENGELLER KOYMAKTADIR.YAPTIĞI YANLIŞIN VE SAPKINLIĞIN ADINIDA TÖRE DİYE ADLANDIRIP BEN ATALARIMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM SAVUNMA MEKANİZMASIYLA HAREKET ETMEKTEDİR.YANLIŞI MEŞRULAŞTIRMAK SADECE İNSANI VİCDANİ AÇIDAN RAHATLATMAKTA AMA TOPLUMSAL GELİŞİM DE ÖNÜNÜ TIKAMAKTADIR.

DUA

Dua’nın Türkçesi, davet etmek, ilgilenmek, yardım istemek ve çağırmak manalarını içerir. Allahu Tealaya yalvararak, muradını dileğini istemektir. Allahu teala dua eden müslümanları sever. Dua aslında bir ibadettir. Dua müslümanların silahı ve yoldaşıdır. Gelmiş ve gelecek olan musibetleri ancak dua ile geri çevirebiliriz. Kuran-ı Kerimde mealen “Bana halis kalp ile dua ediniz! Böyle duaları kabul ederim” diye buyuruyor yüce mevlamız. (mümin suresi 60)
Allahu Teala ben sizlere yakınım bana dua edenin duasına icabet ederim diyor. Bu ne nicelik ve ve şeffaflıktır. Bizler elimizi açıp dua edeceğiz. Rabbimiz kabul edecek. Rabbimizle aramızda ne kadar kuvvetli bir bağdır bu. Bizi bizden daha fazla düşünen Rabbimize karşı ne kadar mükemmel olsakda dahi azdır.
İbni meymun selman El-farisi rivayet ediyor: Resulullah (sav) buyuruyorki: Kul iki elini açacak Allahu Tealadan hayır temenni ederse, Allahu teala onları boş olarak geri çevirmekten haya eder”.

İLİM ÖĞRENMEK VE ÖĞRETMEK

“Yaradan Rabbinin adıyla oku! O insanı aşılanmış bir yumurtadan yarattı. Okumak ve öğrenmek şüphesiz Allahı n emridir. Her müslüman bu sebeple öğrenme ve başkalarına da öğretme çabası içinde olmalıdır.
Kim Kuranı Kerim okumayı öğrenirse kendisini yaratmış olanın emrini yerine getirmiş olur. Ve ona itaani göstermiş olur. Hepimiz biliyoruz ki Kuranı Kerim insanlara rehber olsun indirilmiştir.Ve ilk ayetinde oku emri vardır.Hayatımızın her alanında okumak bilinçli birer mülüman olmak için okumamız şarttır. Okuduklarımızı hayatımıza geçirmek her gün yeni bir günle başlamak, gerek kendimizi iyi hissetmemize gerekse etrafımızla paylaşmamıza , faydasını en güzel şekilde gösterecektir.
İnsanoğlu o kadar eşsiz ve değerli bir yaradılışa sahiptirki devamlı olarak öğrenime açıktır. Bizim bu paha biçilmez yaradılışımız, ilmin sonsuzluğuna kapısını açmıştır. Rabbimizin bize sunduğu bu sıfatları iyi bir şekilde kullanmamız gerekir. Layıkıyla hakkını vermemiz gerekmektedir. Rabbimizin katına yükselmek için ilmimizi artırmamız gerekir.

ALLAH SEVGİSİ

Sevgi mükemmelliğe karşı duyulan temiz ve güzel bir histir. Mümin bütün güzellikleri Allahu Tealaya ait olduğunu onun zorunlu ve ayrılmaz sıfatları olduğunu bildiği için doğrudan ve sadece Allahu
Tealayı sever. Sevgi sevilene yaklaşma isteğini harekete geçirmektir. Ona bir nevide olsa sevdiğini hissettirmektir. Peki ona sevgi nasıl hissettirilir. Ve ona nasıl bir yaklaşım gösterilir. Ona ibadet ve itaat etmekle olur. Bu durumda da Allahu Tealayı daha çok sevenler ona daha çok ibadet ve itaat ederler. İbadet ve itaat etmediği halde kul gerçekten Allahu Tealayı sevmiş olabilirlermi? Sevmek emek ister, onu hoşnut edecek fiiliyatlar yapmak gerekir.

Turizm İşletmeciliği ve otelcilik

Hocam Ben Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik mezunuyum.2007 de mezun olduğum yıl pedagojik Formasyon aldım.Lakin aynı yıl formasyon iptal edildi.
Bayanlara bu meslek pek uygun olmadığı için öğretmenlik yapmak istiyorum.
Formasyonla bizim bölüm mezunlarının öğretmenliği artık olmuyor mu acaba.

yemin

mrb yaşım 21 ben bu siteye yeni üye oldum. ben zamanında birgün çok büyük bi yemin ettim Allah'ın ve Kuran'ı Kerim-in üzerine ama sonunda birgün o yemini bozmak zorunda kaldım bu yüzden çok pişmanlık duyuyorum ve ne yapmalıyım kefareti nedir yardımcı olursanız çok sevinirim :'(

Evde Yapılabilecek Sermayesiz İşler

Sanırım kriz gibi söylemler başladıkça, kişisel tedirginlikler artıyor, alternatif para kazanma konusunda arayışlar artıyor. Madem öyle size birkaç tane evden çalışmaya yönelik öneri daha getireyim;

Gayret Bizden Tevfik Allah’tan

Allah’tan tevfik dilemek, “kendimiz için uygun olan”ı istemektir. Uygun olanı biz bilemeyiz; Allah bilir. Çünkü bizim hayır bildiklerimizde şer, şer bildiklerimizde hayır olabilir.

Cezbedici bütün unsurlarına rağmen modernizm bir “gaflet hali”dir. Bu sebepledir ki modern hayatta beşerî arzu ve isteklerin en üst seviyede karşılanması hep bir “çılgınlık” nitelemesiyle ifade edilir. Üstelik bu niteleme bir sakındırmayı değil, bir yönlendirmeyi yansıtır çoğu zaman. Modern kitlelerin çılgınlık heves yahut tutkusuna İslâmî terminolojide “fahşâ” adı verilir. “Arzuların hiçbir ölçü tanımayan, gem vurulamaz bir iştiha ile Allah’ın koyduğu sınırları çiğneyerek tatmin edilmesi” demektir.

Fahşâya teşvik etmesi, çılgınlığa özendirmesi, bir gaflet hali olan modernizmin mademki temel karakteridir, bunu sadece tüketim veya eğlence anlayışında aramamak gerekir. İhtiyaç, hatta zaruret de olsa dünyalık taleplerin elde edilmesi yolunda bugün neredeyse meziyet sayılan aşırı düşkünlük, ısrar ve ihtiras yine aynı nisyanın eseridir.

Modernizmin bu tarzı, biraz nefsimize hoş gelmesi, ama daha çok da “geri kalmışlık” yaftasından kurtulma gayreti sebebiyle bilhassa mal mülk edinme, hayat standardını yükseltme, para kazanma, başarılı olma konularında biz müslümanları daha fazla etkilemiş görünüyor. Bir şekilde kendimizi kaptırdığımız bu gaflet hali içinde masum ve makul taleplerin “tutku”ya dönüşünce imanımızı zedelediğini fark edemiyoruz. Tıpkı “başarma tutkusu”nun kalplerimizi ne hale getirdiğini göremediğimiz gibi.

Bir Öğrencinin İntihar Mektubu

Daha hayatının başında bir insan, nasıl ve neden intiharı düşünür? Yaşadığı hangi olaylar, hangi duygular, hangi düşünceler onu hayattan bezdirir? Gelin geçenlerde elime ulaşan şu intihar mektubuna birlikte göz atalım:

SEVGİLİ ANNECİĞİM VE BABACIĞIM;

Daha doğrusu anneciğim, hayatta seni hep incittim. Hiçbir zaman seni mutlu edemedim. Yine edemeyeceğim. Türkçeden düşük not aldım. Ben sana söylemedim üzülürsün diye.

Ben seni hiç üzmek istemedim. Ben dünyanın en kötü çocuğuyum. Çünkü sen hiçbir zaman hiçbir şekilde mutlu olmadın. Bunun için çok üzgünüm. Anneciğim sen benim gibi bir çocuğu hak etmiyorsun. Hem ben artık hayatta kalmak da istemiyorum. Ben dünyanın en aptal çocuğuyum. Babamın paraları da boşa gidiyor. Çünkü ben hiçbir şey yapamıyorum.

Ayrıca benden hiçbir şey olmaz. Ne tiyatrocu ne de İngilizce öğretmeni. Okuldaki öğretmenlerim bile beni sevmiyor. Dershane öğretmenlerimin de benden şikâyetçi olduklarını biliyorum. Beni zaten bu hayat istemiyor, ben de istemiyorum.

Yani, anlayacağın, "Beni her iki taraf da istemiyor." Ben de o abi gibi yapacağım. Günah olduğunu bile bile yapıcam. Ölüp bu hayattan ayrılmak istiyorum. Keşke doğmasaydım, size hiçbir faydam yok."

Eminim siz de fark etmişsinizdir, mektupta bahsedilen "ders başarısızlığı" normal şartlarda hiç de intiharı düşündürtecek önemde ve değerde bir konu değil esasında. Türkçeden veya herhangi bir dersten zayıf not almak ile intihar fikri arasında o kadar uzun bir yol var ki. Ama yine mektupta görüleceği üzere, bu yol öğrencinin gönlünde döşenmiş ve seçenekler arasına intihar da alınıvermiş.

BULGARİSTAN EĞİTİM LTD.ŞTİ.

ARTIK ÜNİVERSİTELİ OLMAK HAYAL DEĞİL

Bulgaristan'da Eğitim-26 Devlet Üniversitesi Sizleri Bekliyor-Sofya,Varna Plovdiv,Ruse,Stara Zagora Pleven ÜniversitelerindeÖ.S.S.şartı Aranmadan Üniversiteli olmak artık hayal değil !!!

BULGARİSTAN'DA EĞİTİM Bulgaristan'da YÖK tarafından tanınan üniversiteler ÖSSde istediği Puanı ve İstediği yeri kazanamayan öğrenciler için Türkiyedeki Üniversitelerin Yarı Fiyatına ''Ucuz'' Eğitim İmkani Sizleri Bekliyor.

26 Devlet Üniversitesi Sizleri Bekliyor

TÜRKİYEDEKİ VAKIF ÜNİVERSİTELERİN YARI FİYATINA

YURT DIŞINDA ÜNİVERSİTE OKUMA İMKANI
HER ÖGRENCİNİN AİLESİNE YÜK OLMADAN
KENDİ KENDİNİ OKUTMA İMKANLARI
OLDUGUNU BİLİYORMUSUNUZ.
Ö.S.S ŞARTI ARANMADAN LİSE DİPLOMANIZ İLE DİLEDİĞİNİZ.
BÖLÜMLERDE ÜNİVERSİTE OKUYABİLECEGİNİZİ..
SAYISAL SÖZEL ALAN AYRIMI
YAPILMAKSIZIN VE PUANINIZA BAKILMAKSIZIN
ÜNİVERSİTELİ OLABİLCEĞİNİZİ
Y.Ö.K DENKLİĞİ OLDUGUNU BİLİYORMUSUNUZ..
BİZLERLE BAĞLANTIYA GEÇİN SİZLERİ
BU HİZMETTEN FAYDALANDIRALIM .. DAHA BİR
ÇOK SORU VE CVPLARINIZI UZMAN KADROMUZLA

Müslümanın Dünya ile Alışverişi

Dünyada halen geçerli olan ekonomik sistemin içine düştüğü krizin bir “ahlâk krizi” olduğunu artık batılılar da söylüyor.

Geçerli ekonomik sistem;

• Koca dünyayı bitiren bu tüketim oburluğuna dayalı oldukça
• Devasa kaynakları küçük bir azınlığın tekelinde tuttukça
• İsraf ve kanaat kavramlarına uzak kaldıkça..

Yani temel anlayışı değişmedikçe bu krizler hep olacak.
Oysa insanlığın muhtaç olduğu ekonomi anlayışı hiç uzakta değil.
Gelin onu bir de bizim kavramlarımızla yeniden hatırlayalım.

Ülkemizde ekonomik anlamda işler epeydir kesat gidiyor. Talep azaldığı için üretimin kısıldığını, işten çıkarmaların sıklaştığını biliyoruz. Kapanan işyerleri, ödenemeyen borçlar yüzünden yaşanan trajedilere dair haberleri daha sık duyar olduk. Toplumun çok önemli bir kısmı geçimini sağlamakta zorlanıyor.

ÖMER HAYYAMDAN BAZI DÖRTLÜKLER

Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;
Suçumuza, duamıza önem vermeyen;
Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;
Umudumu rahmetine bağlamışım ben.

Her sabah yeni bir gün doğarken,
Bir gün de eksilir ömürden;
Her şafak bir hırsız gibidir
Elinde bir fenerle gelen.

Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel;
Ama Tanrı kanar mı bunlara?

Varlığın sırları saklı, benden;
Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben.
Bizimki perde arkasında dedi-kodu:
Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben.

Bir geldi mi derin ölüm uykusu,
Biter bu dünyanın dedi-kodusu.
Ölenden bir haber bekler insanlar:
Ne söylesin? Bilmez ki ne olduğunu!

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
İki başımız var, bir tek bedenimiz.
Ne kadar dönersem döneyim çevrende:
Er geç baş başa verecek değil miyiz?

Dünyada akla değer veren yok madem,
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alsın aklımızı:

ÖMER HAYYAM KİM?

Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam veya Ömer Hayyam (18 Haziran 1048 - 4 Aralık 1131), Fars şair, filozof, matematikçi ve astronom.

Hayyam Nişabur’ludur. Yaşadığı dönemin ünlü veziri Nizamül-Mülk ve Hasan Sabbah ile aynı medresede zamanın ünlü alimi Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el Lübad’tan eğitim görmüş ve hayatı boyunca her ikisi ile de ilişkisini koparmamıştır. Bazı kaynaklar; Hasan Sabbah’ın Rey kentinden olduğu Nizamül-Mülk’ünde yaşca Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah’tan büyük olduğunu ve buna dayanarak aynı medresede eğitim görmediklerini belirtmektedir . Ama yine de Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamül-Mülk’ün ilişki içinde olduklarını inkar etmemektedir. (Kaynak: Semerkant-Amin Maalouf)

Birçok bilim adamınca Batıni, Mutezile anlayışlarına dâhil görülür. Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hakim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri eşine az rastlanır bir edebi başarı ile dörtlükler halinde dışa aktarmıştır.

Psikiyatrist Mehmet Tüzün’le “Kişisel Gelişim” üzerine bir söyleşi

Kişisel gelişim, ülkemizde 90’lardan sonra kendisini hissettirdi. Kuzey Amerika kaynaklı bu akım, bizde hangi ihtiyaçlara karşılık geldi sizce? Başka bir ifadeyle, hangi boşlukları doldurmaya çalıştı?

Öncelikle şunu ifade edeyim: Eğer bir yerde boşluk varsa, doldurulur. Bu, genel bir fizik kuralıdır ve sosyal olaylara da uygulanabilir biliyorsunuz. Bu noktadan denilebilir ki: İnsanlar, hayatlarına yön ve anlam verecek gerçekleri, doğru kaynaklardan öğrenip yaşamazlarsa, hayat prensiplerini kudsi kaynaklardan öğrenmezlerse, bu ihtiyaçlarını başka kaynaklardan karşılamaya çalışırlar. Bu noktadan ben kişisel gelişim akımında, dinden uzak kalışın boşluğunu doldurmaya çalışan bir çaba da görüyorum. “Neden yaşıyorum, hayatımın amacı nedir, nasıl yaşamalıyım?” gibi sorulara hak din ile cevap verilmez ise, kişisel gelişimciler bu cevabı kendilerince vermeye çalışacaklardır tabii ki.

Bildiğiniz gibi, dershaneler ÖSYM’nin yaptığı merkezi sınavlardan sonra ortaya çıktı. Okullar öğrencileri bu sınavlara hazırlamadığı için bir nevi durumdan vazife çıkardılar. Acaba psikologlar ya da iktisatçılar işlerini yeterince iyi yapmadıkları için mi kişisel gelişim sektörü oluştu?

Bence psikologlar ya da iktisatçıların işlerini iyi yapmamaları ile ilgisi yok bu gelişmenin. Psikolojik açıdan normal (en azından hasta olmayan), ekonomik açıdan da yeterli durumdaki bireyler de kişisel gelişime yöneliyorlar zira. Bence bu konudaki esas püf noktalarından birisi, ruhsal yönden sağlıklı, bütçesi denk bir birey olmanın, çoğu kişiye yetmemesi. Bu “yetmeme, tatminsizlik” halinin sebebi de yine birinci sorunun cevabında var. Özel bir şeyler yaparak yaşamına anlam katma ihtiyacı.

Bilgiyi eyleme dönüştürebilmek

BAŞARIDAKİ en ince sırrın nerede saklı olduğunu bilir misiniz? Küçük bir grup insanı diğer insan kitlelerinden ayıran ve aralarda uçurumlar oluşturan sır nerede gizlidir? Zekâda mı? Zenginlikte mi? Destekleyici ve teşvik edici çevrede mi? Soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmekte mi?

Hayatımızın akışı, bize bizi çok değerli kılabilecek bilgiler öğretir. Bize heyecanla anlatılan başarı sırlarının pek çoğunu önceden bildiğimizi görürüz. Bazen insanlara anlatmaya çırpınırken, boşuna konuştuğunuz düşüncesine kapılabilirsiniz. Çünkü ne anlatsanız, biliyorlardır. Sorun nerede o zaman? Çok şey biliyorsak, hayatlarımız neden değişmiyor?

Peygamberin(asm) bildirdiğine göre, öldükten sonra insanların en çok pişmanlık duyacak olanları; dünyada iken ilimlerini hayatlarına aktarmayanlardır. Bildiği halde ilmini yaşamayanın hâli çok acıklıdır gerçekten: Evinizde bir ülkeyi satın alacak değerde hazine saklıydı ve siz onu demirciler dükkanında hurda fiyatında sattınız. Olağanüstü bir hazineyi yok fiyatına sattığınızı sonradan öğrenmek size esef vermez miydi?

Başarı yollarını ararken kendimizi duvarlara çarparak yıllarımızı tüketiyoruz. Sırlar bir yerlerde gizlenmiyor. Aksine, çocukluğumuzdan bu yana bulutların arasından süzülen ışıklar gibi gözlerimize ve kalplerimize saçılıyor. Aslında hayatta en büyük başarı; hatta başarının tek başına kendisi; insanın öğrendiğiyle amel edebilmesidir.

borsa ticeret

arkadaşlar ticette ve islamla ilgili bir sorum vardı.ben borsayı merak ediyorum borsanın helal olup olmadığı ile ilgili.mesala faiz le işyapan şirketler var bunların kağıtlarını almakla para kazandımız zaman helal olurmu.lütfen bilen bi kardeşim yanıtlarmı.

Lider Olmanın Anahtarı: İletişim

´İş hayatı´ dersi olsaydı toptan sınıfta kaldık bu rakamlarla. Tabii ki tüm kararlarımız da yanlış değil; ama kabul etmeliyiz ki ´çoğu kararımız´ yanlış. İşte bu noktada, iyi bir yönetici olmak, hatta daha da ötesi iyi bir lider olmak, önem kazanıyor.

"Bunları biliyor muydunuz?" köşemizle başlayalım: Firmalarda, alınan kararların ortalama yüzde 50´si başarısızlıkla noktalanıyor. Yeni ürünlerin yaklaşık yüzde 95´i başarısız oluyor. Stratejik satın alma ve birleşmelerin yüzde 65´i negatif sonuçlanıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzde 60´ı ilk 6 yıl içinde kapanıyor. Tüm dünyada, 10. yılını doldurmadan kapanan firmaların oranı ise yüzde 82.

Evet, karnemiz kötü. ´İş hayatı´ dersi olsaydı toptan sınıfta kaldık bu rakamlarla. Tabii ki tüm kararlarımız da yanlış değil; ama kabul etmeliyiz ki ´çoğu kararımız´ yanlış. İşte bu noktada, iyi bir yönetici olmak, hatta daha da ötesi iyi bir lider olmak, önem kazanıyor. ´Yönetici olmak´ ile ´Lider olmak´ aynı şeyler değil. ´Yöneticilik´ öğrenilebilir; okulda, kurslarda anlaşılabilir ve benimsenebilir. ´Liderlik´ ise kazanılmalıdır, hak edilmelidir. Tutkulu olmak ve sürekli iletişim içinde olmak gibi anahtar bazı kişilik özelliklerine sahip olmak sizi bir adım öne geçirebilir.

Lidere ne zaman ihtiyaç var?

Liderlik, yöneticilikten bütünüyle farklı eylemler içinde olmayı gerektiren bir iştir. İş dünyasının karmaşıklığında hem yöneticilik hem liderlik gereklidir.

Galileo, engizisyon mahkemesinde yargılanıp, “Dünya düzdür ve güneş dünyanın etrafında
dönmektedir.”, diyerek bilimsel olarak vardığı doğruyu hayatını kurtarmak karşısında inkar
ettiğinde, bu sonucu bütün kilise çanları büyük bir çoşkuyla çalarak halka duyurdu. Bu sırada
evinde onun görüşünden dönmeyeceğine inandığı için büyük bir kederle ölüm haberini bekleyen genç
asistanı önce hayrete düştü; daha sonra da büyük bir öfkeye kapıldı. Yaşlı usta eve döndüğünde
asistanının öfkesiyle karşılaştı. Asistanı, “Yazık kahramanı olmayan bir topluma!”, diye bağırdı.
Galileo büyük bir sükûnetle, “Yanlış;”, dedi ve “yazık kahramanlara ihtiyaç hisseden bir topluma!”
Bu görüşlerden acaba hangisi doğru? Düzenli toplumlar, kahramanlara ihtiyaç olmadan da
düzenlerini koruyup sürdürebiliyorlar. Ancak yeterince organize olamamış toplumlar konuyu düzene
sokmak ve geliştirmek için bir kahramana ihtiyaç duyuyorlar. Bu kavramları günümüz şartlarına
uygulayacak olursak, “yöneticilik” ve “liderlik” pozisyonlarından beklediğimiz farklı işlevler
kendiliğinden ortaya çıkar.


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

- Arabesk Sevenler
- Arabesk Sevenler
- Mersin Temizlik Şirketleri Tuğbam Temizlik
- Moncler Vest Men Cap Purple - $169.00 : Cheap Moncler Outlet Online Store, cheapmonclerco.com
- VASIFSIZ PERSONELLER
- harita ve kadastro is imkani maas matematik
- Bizimle çalışmak için buraya tıklayınız
- Google'da İşe Girmenin Yolları
- 0 530 112 06 06 - Ankara Oto Kurtarma Nak.San.Tic.Ltd.Şti
- BP (British Petrolium) ve ateşe tapanlar arasındaki bağ ne?
- Pirelli - DURSUNLAR OTOMOTİV
- VARTA Start-Stop Plus
- PIRELLI Cinturato P1 VERDE
- İşkur iş arama iş sorgulama - işkur iş ilanları
- İşkur
- MEB'in yeni TEOG sınavı skandalla başlıyor! 27 Kas 2013 22:19 Samanyolu Haber
- ..
- RAVZANA GİDENLERİN
- ÇANAKKALE DENİNCE AKLIMA-
- İNTERNETTEN NASIL PARA KAZANABİLİRSİNİZ?
- MERSİN TEMİZLİK ŞİRKETLERİ COŞARLAR TEMİZLİK,05377972341
- Mersin Temizlik Şirketleri Tuğbam Temizlik
- meslek seçim alanları
- Hızlı Geçiş Sistemi Hakkında Herşey
- NE ZAMAN SENİ GÖRSEM KABE'DEYİM-ORHAN AFACANB
- KARI-KOCA HAKLARI
- öylesine
- Çalışan Kişiler İçin Ek İş İmkanı
- SELAM OLSUN
- Parasız hizmet, silahsız savaşa çıkmaktır
- Diplomatalık için yardım lütfen.
- BEŞYÜZ DERDEDEVA
- ÇİNCE EĞİTİMİ - ÇİNCE KONUŞARAK ÖĞREN - TİCARET ÇİNCE'Sİ
- Namaz kılarak insanlar işlerini yapamazlar mı?
- ??
- Vakıa suresi (mucize)
- Internet tabanlı Serbest çalışma İmkanı
- DURSUNLAR OTOMOTİV Pirelli Yetkili Satıcı-Servis
- DURSUNLAR OTOMOTİV Pirelli Yetkili Satıcı-Servis
- sondaj

islamikariyer.com (2006-2008).