Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!
sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz




Doğru hareket etmek zamanı gelmedimi artık?
Herkes kendisine göre düşünüyor, konuşuyor, tartışıyor, yazıyor ve yorumlar yapıyor. Size Karaköy perşembe pazarında yaşanan gerçek bir olayı nakletmek istiyorum. Anlayanlara büyük mesaj var. Efendim; bir esnaf ihaleye katılıyor. Temiz, Müslüman bir kardeşimiz bu esnaf. İhalenin konusu RULMAN. Adetler çok yüksek. Haliyle işin rakkamsal boyutuda, kazancıda ha keza o kadar yüksek olacak, toplamda... Esnaf kendine göre araştırmalar yapıyor, teklifler alıyor, değerlendiriyor ve sonunda kendi teklifini ihaleyi açan firmaya sunuyor. Belli bir zaman sonra ihaleyi açan firma, bu esnaf kardeşimizi davet ediyor. Esnafımız seviçle firmaya gidiyor. Nihayetinde firmanın patronu ile görüşmeğe başlıyor. Patron, ihalenin en düşük bedeli olan rakkamı kendisinin verdiğini söylüyor esnaf kardeşimize. Ayrıca diğer firmaların vermiş oldukları teklifleride teker teker gösteriyor kendisine. Esnafımız seviçten yerinde duramıyor. Çünkü görüntüye göre iş onun artık. Ama, almış olduğu sonuç cevabı ile şok geçiriyor, ne diyeceğini bilemiyor zavallı. Firmanın patronu şunları söylüyor kendisin. Eveeeet ....... efendi. İhalenin en düşük fiyatı senin. Hâk ta senin, ama maalesef bu RULMAN'ları senden alamayacağım diyerek, konuşmasına şöyle devam ediyor. Ben Müslüman değilim. Biliyorsun. Şu ........ cemaate mensubum (gayrimüslim cemaat). Bilmeni isterimki bu RULMAN' ları kendi cemaatimden bir esnaftan almak zorundayım. İşte cemaatımdaki esnafın vermiş olduğu teklifde bu diyerek esnaf kardeşimize gösteriyor. Teklifin değeri çok uçuk bir rakkam. Ama firmanın patronu özür diliyor ve ekliyor, diyorki; ben kendime göre dürüstüm. Onun için seni çağırdım ve açıklıkla herşeyi izah ettim. Elimdeki bu teklifleride kendi cemaatime göstereceğim. Çünkü, onlarda bilsinler ki elimdeki tekliflerin en iyisi senin teklifin olduğu halde, bedeli en yüksek olan teklif ile cemaatinden almak zorunda olduğumu ve kendi cemaatime nasıl sahip çıktığımı delilleri ile anlasınlar. İşte biz kendi insanımıza böyle sahip çıkıyoruz. yoksa yok olur gideriz, diyor ve esnaf kardeşimizi uğurluyor. Şimdl... Gayrimüslüm vatandaşlarımızda bu ülkenin insanlarıdır. Herkesin dini kendisine. Yüzyıllardır barış ve huzur içerisinde aynı topraklarda yaşıyoruz. Allahü teâlâ bu huzurumuzu bozmasın. Barış içerisinde yaşayalım. Önemli olan öncelikle insan olmaktır. Çünkü Allahü teâlâ insanı " Eşref-i Mâhlûkat " olarak yaratmıştır.Yukarıda yazmış olduğum gerçek olaydan herkesin ibret alması lazım. Bunun gibi ne ibnretlik hikâyeler vardır kimbilir. Artık uyanalım. Her inançlı olan Müslüman patronlarımız artık, inanan potansiyel kişilere öncelikli olarak imkan tanımaları hatta sabırla hareket ederek hatalarıda olsa affederek ve bu istikâmette devam ederek, kendi insanlarımıza yönelmeleri gerekmektedir. Zaman bu zaman, içerisinde olduğumuz zamandır. Ne cevherler var. Ararsak bulunacatır. O zaman göreceğiz herşey daha iyi olacak. Müslümanlar ancak böyle güçlü olurlar. Yoksa işin sonu çok fena olacak. Bunun vebalide ahirette birçok kişinin omuzlarına yüklenecek. Artık doğruları görme ve hareket etme zamanı. Hadi başlansın bir an evvel. MÜSİAD veya başka topluluklar ismi önemli değil. Bir gruba bağlı olmakta şart değil. Önemli olana gerçekten İNANMAK. Bizde kendimizi yetiştirdik. Yöneticilikler yaptık şirketlerde. Ama yanlışlıklar ve eksiklikler hep aynı. İnancımızdan dolayı ya dışlandık, yada sömürüldük. Bizde bu vesile ile kendimize bir iş buluruz ve bizede sahip çıkanlarla karşılaşırız inşaallah. arz ederm, Efendim.