Eğitim

warning: Creating default object from empty value in /home/kariyer/domains/islamikariyer.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.module on line 1364.

YGS'ye 1 milyon 648 bin başvuru

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi'ne başvurular tamamlandı. Sistemin birinci aşaması olan Yükseköğretime Giriş Sınavı'na 1 milyon 648 bin 229 aday başvuruda bulundu.

ÖSYM'den yapılan açıklamada, 2011-ÖSYS'ye 1 milyon 711 bin 254 adayın başvurduğu bildirildi.

2011-YGS'ye girmek istediğini bildiren aday sayısının 1 milyon 648 bin 229, sadece sınavsız geçiş hakkı için 2011-YGS'ye başvuran aday sayısının ise 63 bin 25 olduğu belirtildi.

YGS, 27 Mart 2011 tarihinde yapılacak. Sınavların güvenliğine ilişkin alınan tüm önlemler, bu sınavda da uygulanacak. Adaylara ''Sınava Giriş Belgesi'' gönderilmeyecek.

Adaylar sınav yeri bilgilerini, sınav binalarına atamaları tamamlandıktan sonra ÖSYM'nin ''http://ais.osym.gov.tr'' internet adresinden T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile edinebilecek.

Ücretsiz 'sanal mesleki eğitim' kursu

Özel kurslara gidemeyen dar gelirliler için Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ''kursiyer.net'' ismiyle geliştirdiği projeyle, ücretsiz olarak sanal ortamdan 10 ayrı bilgisayar programına yönelik sesli, görüntülü ve ücretsiz eğitim veriliyor.

Yüksek çözünürlükte görüntü kalitesiyle hazırlanmış Microsoft Office, Adobe, Grafik ve 3D yazılımları ile yazılım dilleri eğitimlerinin yer aldığı ''kursiyer.net''e Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sayfalarından ulaşılabiliyor. Eğitimlerden yararlanmak için herhangi bir üyelik işlemi de gerekmiyor.

İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü'nün Ar-Ge biriminin geliştirdiği projeyi anlattı.

Aftan yararlanmak için son gün!

Bahar döneminde derslere başlamak isteyen öğrenciler, bugün mesai saati bitimine kadar atıldıkları üniversitelere başvuru yapmak zorundalar!

''Af kanunundan'' yararlanarak, 2010-2011 eğitim öğretim yılının bahar döneminde derslere başlamak isteyen öğrencilerin, bugün mesai saati bitimine kadar atıldıkları üniversitelere başvurmaları gerekiyor.

YÖK, üniversite rektörlüklerine konuya ilişkin birer yazı göndererek, ''Her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenlerle bir programı kazandıkları halde kayıt yaptırmayanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 ay içinde ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları'' gerektiğine ilişkin yasal hüküm hatırlatmıştı.

SBS'ye başvurular başladı

İlköğretim 7. ve 8. sınıfların katılacağı sınava 25 Mart'a kadar başvuru yapılabilecek. 10 TL sınav ücretini yatırmak yeterli sayılacak.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) ilköğretim 7. ve 8. sınıflara yönelik düzenlenen Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) başvurular bugün başladı.

SBS, ilköğretim 7. sınıflar için 4 Haziran 2011 Cumartesi, 8. sınıflar için 5 Haziran 2011 Pazar günü yapılacak. Sınav, yurtiçinde 81 ilde, yurtdışında Lefkoşa, Trablus, Riyad, Medine, Cidde, Tebük, Kuveyt, Aşkabat, Taşkent, Bakü ve Bişkek'te yapılacak.

Üniversite tercihleri 6 Ağustos'ta sona eriyor

Üniversite tercihi yapan adayların tercih formunu teslim etme süresi 6 Ağustos 2010 Cuma günü sona erecek.

Tercih işlemlerini tamamlayan adaylar, formları internetten veya başvuru merkezleri aracılığıyla ÖSYM'ye gönderebiliyor. Tercih formları 6 Ağustosa kadar teslim edilebilecek.

Tercihlerini internet üzerinden bireysel olarak gönderecek adaylar, T.C. Kimlik numarası ve ÖSYS şifresi ile ÖSYM'nin ''osym.gov.tr'' internet adresinden yapabilecek.

Bu yöntemler dışında posta, fax, elektronik posta gibi yollarla tercih bildiriminde bulunulamayacak.

"Tercihler çok önemli"

Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER), üniversiteye giriş sınavı kadar, tercihlerin de önemli olduğunu, öğrencilerden, ileride mutlu olabilmeleri için tercihlerini çok dikkatli yapmalarını istedi.

Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, her yıl yaklaşık 1,5 milyon gencin, üniversiteye yerleşebilmek için sınavlara hazırlandığı, sınavlarda başarıyı hedefleyen öğrenci ve velilerin, sınavlara hazırlık sürecinde ve sınav sonrasında yaşadıkları duyguların farklılık gösterdiği belirtildi.

Tercih dönemlerinin, gençlerin sınava hazırlanırken yaşadığı stresi, ''zor karar verme sürecine'' dönüştürdüğü ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

''Yaklaşık 1,5 milyon öğrenci ve ailesi için sınav ve sınav sonrası yaşanan kaygının ana temeli, herkesin bu sınavlara yüklediği anlamda yatıyor. Üniversiteye girmek, hangi bölüm olursa olsun bir yere yerleşmek arzusu, gençlerimiz ve aileleri için meslek edinmenin birinci şartı. Mesleki yönlendirme süreçlerinde lise hayatı boyunca kişisel gelişim adına içselleştirilen ve benimsenen yol haritaları, sınav maratonunun sonucunda elde edilecek kazançların belirleyicisidir.

Geleceğin patronlarından rekor başvuru

ODTÜ ve ODTÜ-Teknokent'in yeni mezun gençlere şirket kurma imkanı sağlayan ''Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışması'', bu yıl tüm kategorilerde aldığı toplam 190 yenilikçi proje önerisi ile 5 yılın başvuru rekorunu kırdı.

Bu yıl 4 kategoride 250 bin TL ödülün dağıtılacağı yarışmanın birinci aşamasını kazananlar, 11 Haziranda düzenlenen törenle açıklanacak.

Elginkan Vakfı ana sponsorluğunda Türkiye'nin ilk teknolojik iş fikri yarışması olan ''Yeni Fikirler Yeni İşler''de bu yıl Türk Telekom'un sponsorluğu ile yarışılan kategori sayısı 4'e çıktı.

Yarışmada, bu yıl dağıtılacak toplam girişim sermayesi desteği de 250 bin TL'yi aştı. Yarışmayı kazananlar, 75 bin TL'lik Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü'ne, 50 bin TL'lik Savunma Sanayi Müsteşarlığı Özel Ödülü'ne, 50 bin TL'lik Türk Telekom Özel Ödülü'ne ve 25 bin TL'lik OSTİM Özel Ödülü'ne sahip olacak.

Kahramanlar aramızdan çıkacak!

Toplumu ilgilendiren bir konuda, güzel bir işe mi imza attınız? Yoksa yaşınız da 18 - 29 arasında mı? Belki de aranan o kişi; sizsiniz!

Dağlık bir bölgede yaşayan ailelerin evlerinde sürekli yas vardı. Çünkü bebekler ölüyordu. Bu yürekleri burkan olayın suçlusu, kullandıkları bacasız sobalardı. Bunu fark eden bir genç, "ne yapabileceğini" düşündü, kolları sıvadı ve işe koyuldu. Sonuç mu? O evlerde yaşayan yüzlerce ailenin kaderi değişti... Artık bebekleri ölmüyordu...

İşte böyle başlıyor hikaye... Bunun gibi onlarca, yüzlerce var... Şu ana kadar bilinenlerin hepsi dünya ülkelerinden. Peki ya Türkiye'de, elini taşının altına koyacak "gençler" yok mu?

Elbette var.. Ve hatta ailelerinin, çevrelerindeki insanların, yaşadıkları mahallenin, köyün, kasabanın kaderini değiştiren yüzlerce kişi... "Değiştiren" diyoruz, çünkü bir şeyleri başarmak için sadece hayal etmek ya da bir fikre sahip olmak yetmiyor. Adım atmak da çok önemli...

Üniversite adaylarına müjde

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, 2010-2011 eğitim öğretim yılı için üniversite kontenjanlarının yüzde 5 oranında artırılabileceğini söyledi.

YÖK Genel Kurulu, Yusuf Ziya Özcan başkanlığında saat 10.00'da başladı. Genel Kurula verilen öğle arasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, üniversite kontenjanları konusunun, toplantının öğleden sonraki kısmında ele alınacağını söyledi. Artışın ne kadar olacağı ile ilgili bir soru üzerine Özcan, yüzde 5 oranında gerçekleşebileceğini belirtti.

YÖK Genel Kurulu, geçen yıl devlet üniversitelerinin kontenjanlarını yüzde 15, vakıf üniversitelerinin kontenjanlarını ise yüzde 20 oranında artırmıştı. Böylece, 2008-2009 eğitim öğretim yılında yaklaşık 465 bin olan devlet üniversitelerinin kontenjanları, 2009-2010 eğitim öğretim yılında 534 bine; yaklaşık 67 bin olan vakıf üniversiteleri kontenjanları ise 84 bine yükseltilmişti.

Özel okullar yıllık eğitim ücretlerine zam yaptı

Özel okullardan bazıları yıllık eğitim ücretlerine enflasyon civarında zam yaparken, bazıları enflasyonun üstüne çıktı. Bazı özel anaokullarının ücretlerinin yüzde 20-30 oranında artırıldığı Ankara'da, bu okulların fiyatları 8 bin-35 bin arasında değişiyor.

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan, tüm özel öğretim kurumlarının 31 Mayıs 2010'a kadar 2010-2011 eğitim-öğretim yılı ücretlerini ilan ettiklerini belirtti.

İstanbul'da özel okulların yüzde 6 ile 15 arasında değişen oranlarda zam yaptıklarını ifade eden Gülan, ''Bize ulaşan bilgilere göre, İstanbul'da zam oranı ortalama yüzde 10 civarında. Bunu, en az 100 okulun ücretlerinin ortalamasına bakarak söylüyorum. Dolayısıyla İstanbul'daki okullar enflasyon civarında kaldılar diyebiliriz. Anadolu'nun diğer illerinde ise tecrübelerime dayanarak, bunun yüzde 8.5'lere düştüğünü tahmin ediyorum'' dedi.

'İlk sınavdaki puanım iyi değil' diyerek, LYS'yi ihmal etmeyin!

Fem Dershaneleri Rehberlik Uzmanı Faruk Ardıç, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'ndan düşük puan alan öğrencilere seslendi: "Bu bir maraton. Sınav 5 oturumdan oluşuyor bunu unutmayın. Umutsuzluğa kapılmaya gerek yok. Planlı ders çalışmaya devam edin."

Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nı (YGS) kazanan adaylar üniversite sınavlarının ikinci maratonu için çalışmaya devam ediyor. Beş oturumdan oluşan Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) için öğrenciler şafak sayıyor.

Fem Dershaneleri Rehberlik Uzmanı Faruk Ardıç, 'LYS'lere odaklanma zamanı' diyerek YGS'den düşük puan alan öğrencilerin umutsuzluğa kapılmadan çalışmaya devam etmelerini öneriyor. YGS kayıplarının rahatlıkla telafi edilebileceğini vurgulayan Ardıç, LYS'lerdeki soru sayısının fazla olmasını ve sınavın beş oturumdan oluşmasını bir avantaj olarak değerlendiriyor.

LYS adayları, son günleri nasıl verimli hale getirebilir?

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) stresini geride bırakan öğrenciler, Lisans Yerleştirme Sınavı için şafak saymaya başladı.

Sınava sayılı günler kalması, öğrencileri yoğun bir stres altına alıyor. Stresten motivasyonu azalan öğrenci, son günleri verimli değerlendiremiyor. Ancak YGS'den kötü puan alan adaylar LYS ile durumu telafi edebilir. Az zamanda çok mesafe kat edilebilir.

Sayısal öğrencilerin yol haritası ne olmalı?

Sayısalcı öğrencilerin bu dönemde çalışacakları konular özel bir eleme ile seçilmelidir. Bu seçim fayda esaslı olmalı ve kısa zamanda halledilebilecek konular seçilmeli. Branş öğretmenleri ile hemen görüşülmeli ve deneme raporları esas alınarak bir çalışma takvimi çıkarılmalı. Bu takvimde belirleyici etken, denemeler sonrasında yapılan yanlışlara veya doğrulara bakılarak güncellenmeli.

Öğrenciler hafta sonu sınavda

İlköğretim 8. sınıf öğrencileri yarın, 7. sınıf öğrencileri ise Pazar günü Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) girecek.

SBS, tüm il merkezleri ile yurt dışında Lefkoşa, Trablusgarp, Riyad, Medine, Cidde, Tebük, Kuveyt, Aşkabat, Taşkent, Bakü ve Bişkek'de gerçekleştirilecek.

SBS tüm sınav merkezlerinde Türkiye saatiyle 10.00'da merkezi sistemle aynı anda yapılacak.

Sınava girecek yaklaşık 1 milyon 15 bin 8. sınıf öğrencisine sınavda 100 soru yöneltilecek ve 120 dakika süre verilecek.

Kimlik kontrolleri ve salonlara yerleştirme işlemlerinin zamanında yapılabilmesi için adayların en geç saat 09.30'da sınav yerlerinde hazır olmaları gerekiyor.

Ya sınav sırasında hata yaparsam!

Aileler olarak sınavı bir ölüm kalım meselesi olarak görmemeli, öğrencinin de böyle görmesini engellemelisiniz. Siz rahat olursanız, çocuk da rahat olacaktır. Bu bağlamda, sınav zamanında neşeli olmalı, güzel şeylerden bahsederek çocuğunuzun moralini yüksek tutmalısınız. Sınav sonuçlarıyla ilgili yorumlar yapmamalısınız. Olumsuz yorumlar moral bozar; olumlu yorumlar ise beklentiye, dolayısıyla da kaygıya yol açar.

* Öğrenciler sınav sürecinde ailelerinin söz ve davranışlarından fazlasıyla etkilenir. Bu nedenle çocuğunuza karşı hoşgörülü olmalı, onu anlamaya çalışmalısınız.

* Çocuğunuzun üzerinde baskı oluşturabilecek şekilde şartlandırmalar yapmayınız. "Senin kazanacağından eminiz." demek böyle bir baskıya yol açabilir. Bunun yerine, "Nasipten ötesi yoktur." demek daha rahatlatıcı bir yaklaşım biçimidir.

Çalışma masası başarıyı arttırıyor

Türkiye’de yapılan bir araştırmada, kendine ait bilgisayarı ve çalışma masası olan öğrencilerin, bunlara sahip olmayan akranlarına göre daha başarılı oldukları belirlendi.

Geçtiğimiz günlerde yapılan Uluslararası 5. Balkan Eğitim ve Bilim Kongresi’nde, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Demir ile aynı bölüm Araştırma Görevlisi Serpil Kılıç ve GENAR Araştırma Danışmanlık şirketi analistlerinden Özer Depren tarafından bir bildiri sunuldu. Bildiride, öğrencilerin matematik başarısı üzerine hangi faktörlerin ne derece etkili olduğunun belirlenmesi amacıyla yaklaşık 4 bin 500 ilk ve orta dereceli okul öğrencisi üzerinde araştırma yapıldığı kaydedildi.

YÖK Yeni Katsayı Formülünü Açıkladı!

Danıştay'ın iptal kararından sonra katsayı sorunun çözüme kavuşturmak amacıyla yeni formülü açıklamak üzere toplanan YÖK'ün Genel kurulu sona erdi. YÖK Başkanı Özcan gelinen durumla ilgili açıklama yaptı.

YÖK Genel Kurulu, üniversiteye giriş sınavında adaylara ''farklı katsayı'' uygulanmasını kararlaştırdı. Bu çerçevede adayların, puanları hesaplanırken kendi alanıyla ilgili program tercihinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları (AOBP) 0.15, alan dışı tercihte 0.13 ile çarpılacak.

Üniversiteye giriş için yapılacak birinci ve ikinci aşama sınavlarında Türkiye genelinde ilk bine giren adaylara lise türü gözetilmeksizin yüksek olan katsayı (0.15) uygulanacak.

YÖK Genel Kurulu'nun bugünkü toplantısının ardından alınan kararları, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan açıkladı. Özcan, açıklamasında şunları kaydetti:

''YÖK Genel Kurulu'nun 21 Temmuz 2009 tarihinde aldığı karardaki 3,4 ve 5. maddeleri hakkında Danıştay 8. Dairesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmesi üzerine ortaya çıkan hukuki boşluğun doldurulması zorunluluğu karşısında herhangi bir karışıklık olmaması için 3,4 ve 5. maddeler kaldırılmıştır. Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) puanlarıyla yerleştirme yapılan programlar ile Lisans Yerleştirme Programı (LYS) puanları esas alınarak, yerleştirme yapılan programlarda ilgili AOBP adayın kendi alanında bir programı tercih etmesi halinde 0.15, alanı dışında tercih yapması halinde 0.13 ile çarpılır. Ortaya çıkan sayının sınav sonucuna eklenmesi suretiyle bu aşamadaki yerleştirmeye esas olacak puan belirlenir.

YÖK, 'katsayı' için toplanıyor

YÖK, Danıştay kararının ardından katsayı için toplanıyor. Alternatif sistemler masaya yatırılacak. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan kritik toplantı öncesi Milli Eğitim Bakanı Çubukçu ile görüştü.

Genel liseler ve meslek liseleri arasındaki katsayı eşitliğine 'hayır' diyen Danıştay'a itiraz eden YÖK, bugün katsayı için toplanıyor. Toplantıda, alternatif sistemlerin görüşüleceği ancak bir karar alınmayacağı ifade edildi. Geçen hafta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret eden YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan dün de Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile görüştü.

Yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşmede, Danıştay'ın 'katsayı' ile ilgili yürütmeyi durdurma kararına ilişkin gelişmeler değerlendirildi. Ayrıca 'Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerine pedagojik formasyon verilmesi' konusunun da ele alındığı öğrenildi.

DANIŞTAY BEKLENECEK
Bugünkü kritik toplantıda ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan ile üst düzey bir MEB bürokratının da bilgilendirme yapması bekleniyor. Toplantıda alternatifler görüşülecek. Uygun olan sistem belirlenecek ancak bir karar alınmayacak. Danıştay son kararını 17 Aralık'a kadar verirse, YÖK de 17 Aralık'ta yapılacak toplantıda yeni sistemi belirleyecek. Danıştay kararı gecikirse YÖK, ocak ayına kadar Danıştay'a yapılan itirazın sonuçlanmasını bekleyecek. Eğer Danıştay yeni yıla kadar bir karar vermezse ocağın ilk haftasında yapılacak toplantıda yeni sınav sistemi açıklanacak.

YÖK katsayı kavgasında çözümü buldu

Danıştay’ın katsayı eşitliğini durduran kararına YÖK dün itirazını yaptı. B planı olduğunu söyleyen YÖK, 0.01 puanlık sembolik bir katsayı uygulaması getirmeyi planlıyor.

GENEL vemeslek liseleri arasındaki katsayı eşitliğine “dur” diyen Danıştay’a YÖK dün itiraz etti ve “Üniversite sınavına ilişkin B planımız hazır” dedi. Katsayı sorununun merkezindeki liseler olarak gösterilen imam hatiplerin adı ise dilekçede yer almadı. YÖK, itiraz dilekçesinde “katsayı kararına dava açan İstanbul Barosu’nun itirazı yasal değildir” dedi. “Mesleki teknik eğitimin önündeki sorun iddia edildiği gibi ideolojik değil, ekonomik ve sosyaldir” vurgusu yaptı.

YETKİ YÖK’TE
“Yüksek öğretim kurumlarına kimin gireceğine karar yetkisi yasayla YÖK’e verilmiştir” denilen itiraz dilekçesinde şu görüşlere yer verildi:

Katsayı farkına yargıdan fren

Danıştay, YÖK'ün kararının yürütmesini durdurdu.

Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdurdu.

İstanbul Barosu Başkanlığı, Yükseköğretim Genel Kurulunun (YÖK) yükseköğretime girişte katsayı puanı uygulamasının kaldırılmasına ilişkin 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.

Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.

Dairenin kararında, milli eğitim sisteminin yönlendirmeye ilişkin kuralları ile 2547 sayılı Yasanın 45. maddesinde yer alan kurallar yürürlükte ve uygulanıyor iken, bu kuralların uygulanmasını bertaraf edecek şekilde alınan dava konusu kararın, eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozacak nitelik taşıdığı ve uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi amacının dışına çıkıldığının görüldüğü vurgulandı.

Bir Öğrencinin İntihar Mektubu

Daha hayatının başında bir insan, nasıl ve neden intiharı düşünür? Yaşadığı hangi olaylar, hangi duygular, hangi düşünceler onu hayattan bezdirir? Gelin geçenlerde elime ulaşan şu intihar mektubuna birlikte göz atalım:

SEVGİLİ ANNECİĞİM VE BABACIĞIM;

Daha doğrusu anneciğim, hayatta seni hep incittim. Hiçbir zaman seni mutlu edemedim. Yine edemeyeceğim. Türkçeden düşük not aldım. Ben sana söylemedim üzülürsün diye.

Ben seni hiç üzmek istemedim. Ben dünyanın en kötü çocuğuyum. Çünkü sen hiçbir zaman hiçbir şekilde mutlu olmadın. Bunun için çok üzgünüm. Anneciğim sen benim gibi bir çocuğu hak etmiyorsun. Hem ben artık hayatta kalmak da istemiyorum. Ben dünyanın en aptal çocuğuyum. Babamın paraları da boşa gidiyor. Çünkü ben hiçbir şey yapamıyorum.

Ayrıca benden hiçbir şey olmaz. Ne tiyatrocu ne de İngilizce öğretmeni. Okuldaki öğretmenlerim bile beni sevmiyor. Dershane öğretmenlerimin de benden şikâyetçi olduklarını biliyorum. Beni zaten bu hayat istemiyor, ben de istemiyorum.

Yani, anlayacağın, "Beni her iki taraf da istemiyor." Ben de o abi gibi yapacağım. Günah olduğunu bile bile yapıcam. Ölüp bu hayattan ayrılmak istiyorum. Keşke doğmasaydım, size hiçbir faydam yok."

Eminim siz de fark etmişsinizdir, mektupta bahsedilen "ders başarısızlığı" normal şartlarda hiç de intiharı düşündürtecek önemde ve değerde bir konu değil esasında. Türkçeden veya herhangi bir dersten zayıf not almak ile intihar fikri arasında o kadar uzun bir yol var ki. Ama yine mektupta görüleceği üzere, bu yol öğrencinin gönlünde döşenmiş ve seçenekler arasına intihar da alınıvermiş.

Dikkat, Ders Çalışacağım!

Etkili bir biçimde ders çalışmak, size başarıyı çok daha kısa zamanda tattıracaktır. Öğrenmeye istekli olma ve öğrenme için gerekli yeteneklere sahip olma, öğrenmede başarıyı etkileyen en önemli etmendir. Kimi öğrenciler yeterince çaba göstermelerine karşın başarılı olamadıklarını düşünmektedirler. Verimli ders çalışma ve etkin öğrenmenin en temel koşulu bu konuda istekli ve kararlı olmaktır. İsteklilik ve kararlılık, çalışma ve davranışlarınızı olumlu olarak etkileyerek verimli ders çalışmanızı ve etkin öğrenmenizi sağlayacak. İkinci olarak yapmanız gereken, kendi koşullarınıza göre bir çalışma sistematiği geliştirmek ve sistematik içerisinde olumlu ders çalışma alışkanlıkları kazanmaktır. Her bireyin kişilik yapısı, algılama özellikleri farklı olduğundan, geliştireceğiniz bu sistematiğin kendinize uygun olmasına özen göstermelisiniz.

Başarıya giden yolda atacağınız adımlar:

1 – Kendinize açık – seçik bir hedef belirleyin (Hedefleriniz sizin motive olmanızı sağlar.)

2 – Kazanmanız için nedenlerinizi yazın (Ne kadar çok neden olursa o kadar çok azmedersiniz.)

Gençlerin ders çalışma süresi ne kadar olmalıdır?

Aileler, çocuklarının hiç kalkmadan ders çalışmasını ister. Onların en ufak bir şeyle oyalandıklarını gördüklerinde, uyarırlar. En iyi çalışma; gencin dikkati dağılmadan yaptığı çalışmadır. Dikkat dağıldıktan sonra çalışmaya çalışmak anlamsızdır. Bu nedenle gün içinde 20'şer dakikalık sürelerle çalışmak ve çalışamadığınızı anladığınız zaman, 15 dakika ara vermek gerekir. Ara verdikten sonra tekrar çalışmaya dönülmelidir. Ailelerin gençleri sürekli ders çalışmaya zorlamaması gerekir.

Zamanı İyi Kullanın!

* Sınav dönemlerinde zaman nasıl değerlendirilmelidir? Ergen sürekli çalışmalı mı, yoksa eğlenmeye de zaman ayırmalı mı?
Yapılması gereken şey; iyi bir program hazırlayıp, bu programa uymaya çalışmaktır. Bu programda aksamalar olduğu zaman, telaşa kapılmadan yeni bir program yapılabilir. Program sadece hedefleri belirleme yönünden önemlidir. Programa yetişebilmek için, anlamadan çalışmayın. Zamanı iyi kullanabilmenin ikinci şartı; anlayarak çalışmaktır.

Çok çalışmak sınav başarısı getirmez!

Gençler; ergenlik dönemine girerken OKS, ergenliğin ortalarında ise ÖSS ile karşılaşıyor. Bu sınavların yarattığı stres, gençleri derinden etkiliyor. Pskiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, ergenlik dönemindeki gençlerin sınav stresini yenmek ve başarılarını artırmak için yapmaları gerekenleri anlattı.

* Başarılı olmak için nasıl çalışmak gerekir?

Başarılı olmak için en iyi çalışma yöntemi; sık sık ama kısa kısa çalışmaktır. Sıkıldığınız zaman ara vermek ve kafanızı dinleyince derse geri dönmek en iyi ders çalışma yöntemidir. Çalışırken kısa notlar alın. Zaman zaman bu notları gözden geçirin. Dikkatiniz dağıldığı an, masa başından hemen kalkın.

Beyninizi Dinlendirin

* Çok çalışmak, başarılı olmak için yeterli midir?

ÖSS adaylarına müjde!

Üniversite adayalarına müjde. YÖK, üniversite kontenjanlarını artırma kararı aldı. Buna göre, kontenjanlar belli bir standartta otomatik olarak artacak.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), gelecek akademik yıl için üniversitelerin kontenjanlarını artırmak üzere yeni bir düzenlemeye gitmeye hazırlanıyor. Bu düzenlemeyle, üniversitelerin kontenjanlarında yüzde 25'in üzerinde artış olması planlanıyor.

YÖK, üniversitelerin kontenjanlarını arttırmak için bir formül geliştirdi. Buna göre, kontenjanlar belli bir standartta, bu formüle göre otomatik olarak artacak. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerin kontenjan sayıları ile ilgili olarak AA muhabirlerine açıklamalarda bulundu.

Son OKS'de neler değişecek?

Bu yıl son kez düzenlenen OKS sınavında sorular eskiye göre daha sınırlı konulardan seçilecek. Sorular çoktan hazırlandı. 20 değişik üniversiteden 80 öğretim üyesi bu soruları son kez gözden geçiriyor.

Yıllardır büyük eleştirilere neden olan Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) bu yıl 8 Haziran Pazar günü son kez yapılacak. Anadolu, Anadolu Meslek ve Fen Liseleri ile merkezi sınavla öğrenci alan ancak yerleştirmelerini sonuçlara göre kendileri yapan özel okullar da son kez öğrencilerini OKS ile belirleyecek. 915 bini aşkın öğrencinin başvurduğu OKS'nin ardından önümüzdeki yıldan itibaren bu okullara öğrenciler Seviye Belirleme Sınavı (SBS), Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP) ve Davranış Puanı (DP) olmak üzere üç ana unsura dayanan Ortaöğretim Geçiş Sistemi'ne göre yerleşmeye başlayacak. OKS'nin bu yıl son olmasının yanı sıra bir başka özelliği de sınavın kapsamının daraltılması ve soruların niteliğinin değişmesi oldu. Bu dosyada OKS'de "değişen" ve "değişmeyenleri" bulacaksınız.

Konsantrasyon ve Dikkat Eksikliği Nasıl Giderilir?

ÖSS, OKS, SBS ’ye sayılı günler kala heyecan artıyor. Bilgi eksikliğinin dışında sizi başarısızlığa götürecek en büyük problem olarak görülen dikkatsizlik ve konsantrasyon eksikliği nasıl aşılır?

“Sınavda uzun süre kalmak bana zor geliyor”
“ O soru da yanlış yapılır mıydı? ”
“ Çok fazla işlem hatası yapıyorum.”
“ Yanımda oturanın kitapçıkta benden ilerdeki sayfada olması, sınav gözetmeninin davranışları v.s dikkatimi dağıtıyor.”
“ Sınav sırasında bir soruya takıldığımda, başka soruya geçsem de dikkatimi toplayamıyorum”
“ Sınav sırasında iki üç soru yapamadığımda moralim bozuluyor.”

‘Sınavı kazanamayacağım’ mı diyorsunuz?

Kaygı, sınava hazırlanan her öğrencide bulunan ruhsal gerginlik halidir. ÖSS ve OKS, öğrencilerin literatürüne girdiği andan itibaren sınav stresi gözlenir. Kaygıyı azaltma yollarını öğrenmeye ne dersiniz?

1- Güven eksikliği; kaygının en önemli sebebidir. Başaracağınıza olan inancınız, motivasyonunuzu arttırır. Öncelikle liseye bitirecek düzeyde olan her öğrencinin sınavı kazanabileceğini bilmelisiniz. Bunun sonrasında ise yapmanız gereken şey; düzenli ders çalışmak, dolayısıyla konulara hakim olmaktır. Çözebildiğiniz her soru sizi hedefinize yaklaştıracaktır.

2- En önemli unsur ÖSS değil, sizsiniz. Sınav çoğu zaman hayatı değiştirecek sihirli bir değnek olarak görülür. Ancak etrafımıza baktığımızda çok iyi üniversitelerde okuyup işsiz kalan gençleri, buna karşılık daha düşük puanla girilen üniversitelerde okuyup, istediği kariyere ulaşan gençleri görebiliriz.

ÖSS' de Nasıl Heyecanlanılmaz!

Milyonlarca gencin üç saat içinde hayatının gidişatının belirleneceği sınava birkaç haftanın kaldığı bu evrede endişelerinizi yok etmek için uygulanabilecek çok kolay bir yol var. Dış gözlem konumunda olmak yani duyguları dışarıdan seyredip, kaygı ve endişe gibi hislerle bağlantıyı kesmek.

Daha hayatının baharında olan milyonlarca gencin önünde, hayatının bundan sonraki bölümünü nerede, nasıl, kimlerle ve hangi işi yaparak geçireceğini belirleyen bir sınav var. Üç saatlik bir sınavın bir insan yaşamını belirlemede bu kadar pay sahibi olması biraz garip görünse de mevcut şartlar içinde daha adil bir seçenek oluşturmak maalesef pek mümkün değil.

Sınavın gençlerin hayatında bu kadar önemli hale gelmesi çoğunlukla beraberinde endişe ve kaygı gibi duyguları getiriyor.

Sınav zamanı geldi çattı! Hazır mısınız?

Sınav mevsimi geldi çattı. Milyonlarca öğrencimiz Haziran ayında farklı sınavlara girecek. Öğrencileri, aileleri ve öğretmenleri yakından ilgilendiren bu sınavlar aynı zamanda büyük fırsatları da beraberinde getiriyor.

Sınava kadar neler yapılmalı?

* Uzun zamandır sınavlara hazırlanıyorsunuz. Bu süreçte değişik çalışmalar yaptınız. Ancak bu çalışmalar sonrasında öğrendiğiniz bazı bilgileri unutma ihtimaliniz her zaman söz konusudur. Çünkü kişi, öğrendiklerinin % 70’ini 1 saat içinde, % 80’ini de bir gün içinde unutabilir. Bu nedenle sınavların çok yaklaştığı bu zaman diliminde tekrar çalışmalarına önem vermelisiniz. Bu çalışmaları yaparken deneme sınavlarından elde ettiğiniz sonuçları göz önünde bulundurmalı, bu sınavlarda yapamadığınız soruların geldiği konuları gözden geçirmelisiniz.

Osmanlı’da Eğitim

Osmanlı İmparatorluğunun klasik döneminde bilim ve eğitimin başlıca kaynağı ve en önemli müessesesi medreselerdi. Osmanlı medreseleri devletin kuruluşundan yirminci yüzyılın başlarına kadar faaliyetlerini sürdürmüştür. Medreseler, İslam geleneği çerçevesinde aynı esaslara bağlı kalmakla beraber, özellikle teşkilat bakımından Osmanlılarda birçok değişikliklere uğramıştır.

Orhan Bey’in (1326-1362) (ikinci Osmanlı sultanı) 1331’de İznik’te kurduğu ilk medreseden başlayarak bütün medreselerin, çalışmalarını destekleyen vakıfları vardı. Fatih ile Kanuni’nin kurdukları medreselerin vakfiyelerinde daha öncekilerden farklı olarak dinî (naklî) ilimlerin yanında aklî ilimlerin okutulması şart koşulmuştur.


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

- Mersin Temizlik Şirketleri Tuğbam Temizlik
- Moncler Vest Men Cap Purple - $169.00 : Cheap Moncler Outlet Online Store, cheapmonclerco.com
- VASIFSIZ PERSONELLER
- harita ve kadastro is imkani maas matematik
- Bizimle çalışmak için buraya tıklayınız
- Google'da İşe Girmenin Yolları
- 0 530 112 06 06 - Ankara Oto Kurtarma Nak.San.Tic.Ltd.Şti
- BP (British Petrolium) ve ateşe tapanlar arasındaki bağ ne?
- Pirelli - DURSUNLAR OTOMOTİV
- VARTA Start-Stop Plus
- PIRELLI Cinturato P1 VERDE
- İşkur iş arama iş sorgulama - işkur iş ilanları
- İşkur
- MEB'in yeni TEOG sınavı skandalla başlıyor! 27 Kas 2013 22:19 Samanyolu Haber
- ..
- RAVZANA GİDENLERİN
- ÇANAKKALE DENİNCE AKLIMA-
- İNTERNETTEN NASIL PARA KAZANABİLİRSİNİZ?
- MERSİN TEMİZLİK ŞİRKETLERİ COŞARLAR TEMİZLİK,05377972341
- Mersin Temizlik Şirketleri Tuğbam Temizlik
- meslek seçim alanları
- Hızlı Geçiş Sistemi Hakkında Herşey
- NE ZAMAN SENİ GÖRSEM KABE'DEYİM-ORHAN AFACANB
- KARI-KOCA HAKLARI
- öylesine
- Çalışan Kişiler İçin Ek İş İmkanı
- SELAM OLSUN
- Parasız hizmet, silahsız savaşa çıkmaktır
- Diplomatalık için yardım lütfen.
- BEŞYÜZ DERDEDEVA
- ÇİNCE EĞİTİMİ - ÇİNCE KONUŞARAK ÖĞREN - TİCARET ÇİNCE'Sİ
- Namaz kılarak insanlar işlerini yapamazlar mı?
- ??
- Vakıa suresi (mucize)
- Internet tabanlı Serbest çalışma İmkanı
- DURSUNLAR OTOMOTİV Pirelli Yetkili Satıcı-Servis
- DURSUNLAR OTOMOTİV Pirelli Yetkili Satıcı-Servis
- sondaj
- Vergi Bilinci
- Tesettürlü olmak ve iş imkanları

islamikariyer.com (2006-2008).