Dünyada halen geçerli olan ekonomik sistemin içine düştüğü krizin bir “ahlâk krizi” olduğunu artık batılılar da söylüyor.
Geçerli ekonomik sistem;
• Koca dünyayı bitiren bu tüketim oburluğuna dayalı oldukça
• Devasa kaynakları küçük bir azınlığın tekelinde tuttukça
• İsraf ve kanaat kavramlarına uzak kaldıkça..
Yani temel anlayışı değişmedikçe bu krizler hep olacak.
Oysa insanlığın muhtaç olduğu ekonomi anlayışı hiç uzakta değil.
Gelin onu bir de bizim kavramlarımızla yeniden hatırlayalım.
Ülkemizde ekonomik anlamda işler epeydir kesat gidiyor. Talep azaldığı için üretimin kısıldığını, işten çıkarmaların sıklaştığını biliyoruz. Kapanan işyerleri, ödenemeyen borçlar yüzünden yaşanan trajedilere dair haberleri daha sık duyar olduk. Toplumun çok önemli bir kısmı geçimini sağlamakta zorlanıyor.
Dünyanın bugünkü haliyle, Batı hızla bir enkaza dönüyor, tarihe mal ettikleri, Nobel ödülleriyle onore ettikleri iktisatçıların marifetiyle kurdukları ekonomik sistem tel tel dökülüyor.
İnsanoğlunun dünya hayatındaki imtihan merhaleleri hep farklı farklı olmuştur. Her bireyin kendine mahsus bir imtihanı varken senenin belli zamanlarında da uğradığı büyük imtihanlar vardır. İnsan kimi zaman rahatlıkla imtihan olurken kimi zaman da darlıkla imtihana çekilir. Bir de toplumsal imtihanlar vardır. Mesela Çeçenistan meselesinde bütün müslümanların sorumluluğu vardır.



Son yorumlar
2 gün 3 saat önce
1 hafta 23 saat önce
1 hafta 5 gün önce
2 hafta 1 gün önce
2 hafta 2 gün önce
2 hafta 2 gün önce
3 hafta 1 gün önce
4 hafta 57 dakika önce
5 hafta 15 saat önce
5 hafta 3 gün önce