finans

warning: Creating default object from empty value in /home/kariyer/domains/islamikariyer.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.module on line 1364.

Küresel Ekonomik Krizin Derin Sebepleri

Dünyanın bugünkü haliyle, Batı hızla bir enkaza dönüyor, tarihe mal ettikleri, Nobel ödülleriyle onore ettikleri iktisatçıların marifetiyle kurdukları ekonomik sistem tel tel dökülüyor.

Çok güvenilen, yıkılmaz kale sanılan uluslar ötesi bankaların her gün biri devlet kontrolüne geçiyor.

ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi Batı dünyasını temsil eden ülkeler, krizle baş etme konusunda acz içinde kıvranıp duruyor. Eskiden neredeyse dünyalı bile saymadıkları Çin ise Batı'yla kıyaslanamayacak ölçüde rahat durumda. Hindistan'ın yıldızı yükseliyor.

Batı'da merkez bankaları hazine yetkilileri ve hükümetlerin krizi dindirmeye yönelik her hamlesi boşa çıktı. Herkes panik içinde. Süslü bir deyimle likidite krizi diye adlandırdıkları parasızlık, bankaların, sigorta şirketlerinin belini büktü. Parasız kuruluşları fonlayan devletin kendisi likidite sıkıntısı çekmeye başladı. Peki, bu malî felâket niçin oldu?

ESAS SEBEB: FAİZ

Tarih boyunca en çok lanetlenen bir kavram iken her devirde insan ve toplum hayatını en çok etkileyen bir unsur olmuştur, faiz. Ama faize ilişkin en önemli gerçek, kapitalist liberal ekonominin temel taşı olduğu veya yapıldığıdır.

Ekonomi Değil, Ahlak Krizi!

SON GÜNLERİN en çok konuşulan konusu, hiç kuşkusuz, küresel ekonomik kriz. Televizyon ve gazetelerde yapılan enine boyuna tahlilleri, toplumun her kesiminden insan dikkatle takip ediyor.

Fakat ekonomi uzmanları ne kadar basitleştirmeye çalışırsa çalışsın, iktisat terimlerinin karmaşıklığı, pekçok şeyin hâlâ anlaşılmasına mani. Mortgage, endeks, parite, Keynesçi ekonomi ve daha binlerce iktisat teriminin, çoğu insanın kafasında bir karşılığı yok.

Yine de biraz bahsetmemiz gerekirse, kriz için konuşulan sebepler, muhtelif. Amerika’da ödeme gücü olmayan en fakir insanlara bile ev alma kredisi verilmesinden bahsediliyor. Bu çarkın durmaya başladığı ve zincirleme olarak diğer bütün iktisadî unsurları etkilemeye başladığı nokta.

Ardından, daha kapsamlı yapılan yorumlarda, finans sektörünün faiz yoluyla paradan para kazanmanın (rant ekonomisi) envai çeşit yolunu üretmelerine işaret ediliyor. Bankalar ve özel finans kuruluşları, kârlarını devasa boyutlarda katlamak için sürekli olarak paraya tahvil edilebilir değerli evraklar üzerinde alım-satım gerçekleştirmişler. Ve üst bir denetim mekanizması bulunmadığı için, bir noktadan sonra, evet, kârlar katlanmış ama ortada ne o miktarda borcu ödeyecek insan varmış, ne de para.

Türkiye’de Banka Alan Yabancılar Nereye Koşuyor?

Türk finans sektöründe iki yıldır esen “yabancı rüzgârı” ile, yüzde 3 olan yabancı banka payı bugün yüzde 40'lara ulaştı. Bu yeni sürecin millî bankalar açısından tehdit mi yoksa fırsat mı olduğu tartışmaları da beraberinde geldi.
 


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).