İslami ölçüler

warning: Creating default object from empty value in /home/kariyer/domains/islamikariyer.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.module on line 1364.

İktisadi bünyenin kanseri

Türkçe'de kullanılan 'faiz' kelimesi Arapça menşe'li olup, 'kazanan' demektir. Teknik mânâda 'faiz'in Arapça karşılığı 'riba'dır. Riba, "gelişip artmak, yükselmek, şişmek" demektir. Türkçe'deki kullanılan şekliyle 'faiz' veya Arapça aslıyla 'riba', doğrudan veya dolaylı olarak, emeğe dayanmaksızın, sadece zamana, rizikoya ve belirsizlik faktörüne dayalı, meşru olmayan bir kazançtır. Yani, paranın belli sürede, doğurduğu paradır.

Kapitalist ekonominin vazgeçilmez unsurlarından olan faiz konusunda ekonomistler arasında çok farklı görüşler vardır. Adam Smith ve Ricardo gibi klasik ekonomistlere göre faiz, parayı ödünç alanın, paradan sağladığı kâr karşılığında ödünç verene ödediği fazla paradır.

Asrı Saadetten Günümüze Piyasa Ahlakı

Ferdi ve sosyal yozlaşmanın toplum hayatının her köşesinde kendini hissettirdiği günümüzde insanlık, Kur’an ve Sünnet’in ekonomik ve sosyal hayata ilişkin prensiplerine ne kadar da muhtaç! Zira İslam, asırlar önce getirmiş olduğu prensiplerle beşere ışık tutmuş, bütün zaman ve mekana muallim "Asr-ı Saadet" toplumunu meydana getirmiştir. Bu uygulamalar, insanlığın yeniden kendisine döneceği günleri beklemektedir.

Ekonomide Hz.Muhammed (s.a.v.) mucizesi!

Günümüzde dünya ekonomisi yüzlerce sorunla başetmeye çalışırken, yüzyıllar önce HZ Muhammed'in oluşturduğu ekonomik düzenin istikrarı nasıl sağladığını biliyor musunuz? İşte Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ekonomide istikrar getiren anlayışı;

Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) sosyal adaletin sadece prensiplerini koymadı, aynı zamanda gerçekleştirdi de. Getirilen ekonomik tedbirlerle zengin-fakir arasındaki uçurum mümkün olduğu ölçüde kapandı. Fakirler zenginlerin iyiliğini ister,zenginler de fakirleri koruyup gözetir duruma geldiler.

Müslüman Tüccarın Muamelelerinde Dikkat Etmesi Gereken Hususlar ve Günlük Ticari Hayatta Karşılaşılan Sorunlar

Soru 1. İşyerlerinde 'Müşteri velinimetimdir' levhası asılıdır. Bunun anlamı nedir, müşterilere karşı nasıl davranılmalıdır?
Cevap 1: Müslüman'a layık olan, ne gaye ile olursa olsun, kendisine, evine, işyerine gelen kimseye alaka göstermek, mümkünse arzusunu yerine getirmeye çalışmak; mümkün değilse hoş bir şekilde göndermektir.
Zira Allah Teala: "İnsanları küçümseyip, onlardan yüz çevirme." buyurmuştur. (31 Lokman, 18)
Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:

Rüşvet

Rüşvet: Yetkili bir kimseye, bir başka kimse tarafından, kanunlara aykın bir şekilde, bir çıkar vaat edilerek veya sağlanarak herhangi bir işin yaptınlmasıdır.

Bir memura haklı veya haksız bir iş gördürmek için verilen ücret veya hediyedir. Rüşvet vermek, almak, yemek, rüşvetle iş görmektir. (46)

Aldatmak

Allah ticareti helal kılmış (1) ve Hz.Peygam-ber (s.a.v.), "Rızkın onda dokuzu ticarettedir." (2) ve yine "Bereket ticarettedir." (3) buyurarak, insanları ticarete teşvik etmişlerdir. Ancak bunu yaparken dikkat edilecek hususlar vardır.

Aldatmak; yanıltmak, hile ve oyuna getirmek, kandırmak, iğfal etmek, dolandırmak, sözünde durmamak, beklenmedik bir davranışla yanıltmak, karşısındakinin ilgisizliğinden, bilgisizliğinden, dikkatsizliğinden yararlanarak zarara sokmak, ihanet etmek gibi anlamlara gelir.

Ticaret Ahlakımız ve İslami Tebliğ

İslam'ın dünyaya duyurulmasında ve yayılmasında en etkili hususlardan biri de, müslüman tüccarlardır. Bir misal verecek olursak; Altınordu hükümdarı Berke Han bir gün Buhara'dan gelen bir kervana rastlar. Kervanda bulunan iki Müslüman tüccar ile sohbet etmek üzere bir köşeye çekilir ve onlara, İslam ahkâmı hakkında işittiği şeylere dair sorular sorar. Bu iki tüccar dinleri hakkında o kadar ikna edici açıklamalarda bulunurlar ki, Berke Han kemâl-i samimiyetle Müslüman olur.

Önsöz

Bizim dünya ve ahiret mutluluğumuzu hedefliyen yüce ve yüceltici dinimiz İslam; her konuda olduğu gibi, ticaret hayatımızla ilgili de ölçüler koymuştur. İslam, insanın Yaradanı ile, toplum ve eşya ili ilgisi arasında mutlak bir bağ görür. İnsanın Yaradanı ile ilişkisi Rab-kulluk ilişkisidir ki, buna ibadet denir. İnsanın bir toplumsal varlık olarak, insanlarla, diğer varlıklarla, eşyayla ilişkisinin adı da muamelattır. İslam'da muamelatla ibadet bütünlüğü vardır.

Ödünç ödenirken

Ödünç ödenirken

Sual: Ödünç altın, ödenirken, râyice göre kağıt lira, döviz veya başka mal verilse câiz midir?

CEVAP
Ödünç veren râzı olursa her mal verilebilir.

Kaça satarsan sat

Sual: Birine, (şu malı kaça satarsan sat, bana 3 milyon ver) desem, o da dörde satsa, câiz olur mu?

CEVAP
Evet.

Bakkala borç vermek
Sual: Bakkala borç para verip, o para bitinceye kadar ondan mal satın almak câiz midir?

CEVAP

Alış veriş ilmi bilinmezse

Sual: Alış veriş yapıyoruz. Ama dinimizin bu husustaki hükümlerini bilmiyoruz. Bu ilim bilinmezse ne olur?

CEVAP
Alış veriş ilmi bilinmezse günaha girilir. Bazı fasit satışlar, gayri müslim ülkelerde caizdir; fakat bâtıl olan satışlar, gayri müslim ülkelerde de câiz değildir, haramdır. Bâtıl satışlardan bazıları şunlardır:

1- Mal sayılmayan şeylerin satılması bâtıldır. Mesela kan, kendi ölmüş hayvanın leşi mal değildir.

Borcu ödemeyip geciktirmek

Sual: Borcu ödemeyip geciktirmek günâh mıdır?

CEVAP
Borcunu vaktinde ödemeyen kimsenin, gelip mühlet istemesi lâzımdır. Ödeme imkânı olduğu hâlde, borcunu geciktirmek günâhtır.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Herhangi bir kimse, imkânı olduğu hâlde, borcunu vermeyip geciktirirse, [borcunu verinceye kadar] her gün amel defterine zulmetme günâhı yazılır.) [Taberânî]

Ticârette günâhtan kaçmak

Sual: Ticâretle iştigal ediyoruz. Harâma düşmemek için nelere dikkat etmemiz gerekir?

CEVAP
İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki: Her san’at ve her ticârette hîle yapmamak farzdır. Müşterîye herhangi bir şekilde zarar vermemelidir! Zarar veren her iş, zulüm olur. Zulüm ise harâmdır. Her müslüman, kendisine yapılmasını istemediği birşeyi, kâfirlere de yapmamalıdır!

Başlıca dört şey yapmamak lâzımdır:

1- Satılan malı, aşırı övmemelidir!

ERKEĞİN GİYİNİMİ NASIL OLMALIDIR?

Kadın giyimini en azından ana hatlarıyla belirten nasların bulunmasına karşılık, erkeğin elbise şeklinden bahseden pek o kadar nas mevcut değildir. Kur`an-ı Kerim bu mesele üzerinde durmaz. Sünnet`te de bir kaç ana esasa temas edilmekle, mesele gayrımüslimlere benzememe şartıyla örfe bırakılmıştır. Mamafih, fukaha mevcut naslardan hareketle, yine de bazı genel hükümler çıkarmışlardır. Buna göre elbisenin:

1- Avreti örtecek ve insanı sıcak ve soğuğa karşı koruyacak kadarı farzdır. Tıpkı yeme ve içmenin ihtiyaç miktarının farz olduğu gibi.

Faiz neden haramdir?

Korku ile ümit; hayat ile ölüm, ve açlık ile tokluk ortasında bir yerde bulunan insanoğlu, bunun farkına vardığı oranda mü’mindir. İşte faiz bu farkın farkına varılmasını önlemektedir. Ve galiba haram oluşunun da bir sırrı budur.

Kazancımız haram mı helal mi?

Kâinatta hareketsiz bir şey yoktur. Hayat harekettir. Hareket de hayattır. Canlıların en belirgin vasfı harekettir.
.
Hareket ayrıdır, çalışmak ayrıdır. Çalışmak üretim için gereklidir. Hareket ise hayatın gereğidir.
.


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).