itimat etmek

warning: Creating default object from empty value in /home/kariyer/domains/islamikariyer.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.module on line 1364.

İnsanlık Adına İtimada Muhtacız

Rusya’daki 1917 ihtilali anlatılırken; öldürülme korkusuyla dağlara kaçan insanların, tanımadıkları birini gördüklerinde ölmemek için öldürdükleri söylenir. Bu durum kaç sene yaşanmıştır ve hakikat payı nedir? O kadar önemli değil. Mühim olan mevzu insanlar arasında ciddi bir ahenk unsuru sayılan karşılıklı itimad sarsıldığında veya yok olduğunda ne kadar büyük facialara sebep olabileceğidir.

İçtimai bünye içinde, ciddi bir yeri bulunan güven, insanlara hakiki insanlık vasfını kazandıran unsurlardan sadece bir tanesidir. Ancak bunu kaybeden toplum, kendini her an muhafazaya mecbur hisseden insanlarla dolup taşmaya başlar. Aynı zamanda bu insanlar, her an saldırıya hazır demektir.

Hâlbuki bir toplumun, sağlıklı bir toplumun varlığı için huzur şarttır. Hiç kimse de kalkıp karşılıklı itimadın olmadığı toplumda huzurun varlığından söz edemez.

OSMANLI'NIN TICARET AHLAKI VE HOLLANDA

Osmanlı Kerim Devleti'nin, kurmuş olduğu medeniyetini, tekke-medrese-kışla sacayağı üzerine sağlam bir şekilde oturtup, doğruluk ve adalet üzerine cihana ışık saçtığı günlerde, Hollanda Ticaret Odası'nda bir karar alınırken oyların eşit çıkması halinde, oda reisinin :

"Içinizde Türklerle alış veriş eden var mı?" diye sorduğunu ve birinden "evet" cevabını alınca da onun oyunu, imtiyazlı olarak iki oy olarak kabul edip karara varır.(40)

Ticarette Bereket

Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Satıcı ve alıcı (söz kesip) pazarlığı bitirdikten sonra birbirlerinden ayrılmadıkça alış-verişi bozup bozmamakta serbesttirler. Eğer onların her biri karşılıklı olarak doğru söyler (mal ve paranın durumunu olduğu gibi) açıklar ise, alışverişleri her ikisi içinde bereketli olur. Fakat ayıbı gizler ve yalan beyanda bulunurlarsa, alış-verişlerinin bereketi kalmaz (kaldırılır)." (1)

Ticarette İtimat ve Güven

Yunus bin Ubeyd, ticaretle uğraşırdı. Bir gün dükkana kalfasını bırakıp camiye gitti. Dönerken bir adamın elinde bir kumaş topu gördü. Nereden aldığını sordu. "Yunus bin Ubeyd'in dükkanından" dedi müşteri. Aralarında şu konuşma geçti:

-Kaça aldın?"

-Dört yüz dirheme."

-Nasıl olur ?Bunun değeri iki yüz dirhemdir. Ben malıma haram karıştırıp ta bütün malımı haram hale getirmek istemem. Gel benimle birlikte.

Câhil kimselerin alâmetleri

Şu altı özellik, cahillik alâmetidir. Câhiller, ahmaklar bu alâmetler ile belli olur:
 
Birincisi: Cahiller, yerli yersiz her şeye hemen öfkelenirler, sinirlenirler. İnsana, hayvana ve hoşlanmadıkları her şeye hemen kızıp öfkelenirler. Hattâ cansız varlıklara bile kızarlar, onlara zarar verirler.
 


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).