Faiz neden haramdir?

Korku ile ümit; hayat ile ölüm, ve açlık ile tokluk ortasında bir yerde bulunan insanoğlu, bunun farkına vardığı oranda mü’mindir. İşte faiz bu farkın farkına varılmasını önlemektedir. Ve galiba haram oluşunun da bir sırrı budur.

FAİZİN İSLÂMÎ AÇIDAN yasak olduğunu bilmeyenimiz yoktur. İlahî bir emir olarak faizin yasak oluşunun sebebi açıktır: “Allah, yasakladığı için.” Tıpkı oruç tutmak veya zekat vermenin farz oluşu gibi bunun da sebebi “emr-i ilahî”dir. Ubudiyetlerimizin yegâne gerekçesi budur. Bununla beraber o emri takip eden birtakım maslahatlar da vardır. Bu oldukça normaldir. Çünkü, o Emri Veren, herşeemri takip eden birtakım maslahatlar da vardır. Bu oldukça normaldir. Çünkü, o Emri Veren, herşeyin “fıtrî” halini ve neyin nasıl olması gerektiğini çok iyi bilen Biridir. Meselâ, Allah emrettiği için tuttuğumuz oruç ve verdiğimiz zekatın ferdî ve toplumsal birçok maslahatları netice verdiklerini de biliriz. Ama hiçbir zaman orucu perhiz yapmak için tutmaz; zekatı da toplumsal gelir dağılımını dengelemek için vermeyiz. Nitekim, vergisini bir vatandaşlık borcu olarak veren biri, zekat yükümlülüğünden kurtulmuş olmadığı gibi, namazın bedensel faydalarını keşfedip aerobik hareketler yapan biri de namaz kılmış olmaz. Bu örneklerde olduğu gibi, ubudiyetin hareket noktası, “emir”den “maslahat”a kayarsa, o zaman emri gördüğü halde maslahatı (pekâlâ) görememiş birinin ubudiyet gerekçeleri ortadan kalkmış olur.

Bununla birlikte, ubudiyetini Allah’ın emri nedeniyle yapan biri için sözkonusu maslahatlar birer güven kaynağı olabilirler. Ve bu anlamda gerekli oldukları söylenebilir. Çünkü, her bir emrin, özel bir zorunluluk olmamakla beraber, birtakım maslahatları ve hikmetleri vardır. O halde. Allah emrettiği için oruç tutarız. Orucun ise bazı faydaları vardır. Yine faiz, Allah emrettiği için haramdır.

Allah’ın bize emrettiği her emrin bir “ubudiyet terbiyesi” olduğunu düşünürsek uzunca da olsa şimdiye kadar ifade ettiğimiz kayıtlar altında sorumuza tekrar dönebiliriz: Faiz neden haramdır?

Cevabımız hazırdır: Allah yasakladığı için. Bu cevapla devam edersek, faiz yasağına uymama durumunda ubudiyetimiz yara alacaktır. Yani ubudiyetimiz eksilecektir. Ubudiyet - Rububiyet bütünlüğünden biri eksildi mi diğeri artacaktır. Ubudiyetin terkettiği yerleri Rububiyet vehmi dolduracak; Rububiyet vehminin terkettiği yerleri ise ubudiyet bilinci dolduracaktır.

Faiz almama-vermemenin bir ubudiyet tavrı olduğu açıktır. Aynı şekilde, bu emre uymamanın da kendi içinde bir Rububiyet iddiası taşıdığı söylenebilir. Bunu, “emrî” açıdan, yani itaat-itaatsizlik bağlamında bu şekiyre anlayabiliriz. Bu yüzden “İslâmî” açıdan faiz haramdır.

Ancak bu haramın arkaplânını günışığına çıkarma durumunda “İslâmî” açıdan olduğu kadar neden “İmanî” açıdan da yasak olduğunu görmemiz mümkündür. O halde bir süreç olarak faiz olayını yeniden hatırlayalım: Özel veya tüzel birileri başka birilerine anapara olarak bir miktar para vermektedir. Lâkin, bu masum bir borç verme olayı değildir. Parayı veren, bir dizi “belirleme”de bulunmaktadır. Belli bir süre ve verilenin üstüne eklenecek yine belli bir miktar sözkonusudur. Parayı veren birşeyler “ister” ve istediği “olur”. Buna hiç şüphesi yoktur. Kısacası, faizci kendinden oldukça “emin”dir.

Öbür tarafta ise tarlasında buğday ekmiş biri, ya da çarşıda satıcılık yapan biri, kazancı konusunda herhangi bir belirlemede bulunmuş değildir. Ne kazanacağı süre, ne de kazanacağı miktar bellidir. Bu yüzden sık sık dua eder. Siftah etti mi, rızkı Verene şükreder. Hasılı, rızkın gelişi ile Rızkı Gönderen bir çağrışım olarak sürekli hatırındadır. Sebepler dairesinde yapacağını yapar. Ancak, bilir ki bu sebepler her zaman ürünün beklendiği gibi alınması veya malın umulduğu gibi satılması için yeterli değildir. Bu yüzden kendi çabasını, rızk için gerekli olmasına karşın yeterli olmayan bir sebep olarak görür. Kendinden çok fazla “emin” değildir.

Bu iki tablo arasında oldukça önemli bir fark vardır. İlkinde sebepler dairesi büyük ölçüde kuvvetlenip kalınlaşmaktadır. Biri, -rızkını değil- gelirini belirlemiştir.(determinizm). Faiz burada bu belirleyicilik imkânını sağlamakla, faizi vereni ubudiyet ortamından uzaklaştırmaktadır. Zira esbap perdesi dehşetli bir şekilde kalınlaşmakta, esbaba yaslananlar da istediklerini yapabiliyor olmanın sarhoşluğuyla bir rububiyet vehmine kapılmaktadır. Başka bir deyişle faiz, insanı tesiri esbaba veren bir gaflet ortamına başarılı bir şekilde çekmektedir.

Bu ise bir “titreşim hâli” olan ubudiyet tavrına kapalı bir hâldir. Korku ile ümit; hayat ile ölüm, ve açlık ile tokluk ortasında bir yerde bulunan insanoğlu, bunun farkına vardığı oranda mü’mindir. İşte faiz bu farkın farkına varılmasını önlemektedir. Ve galiba haram oluşunun da bir sırrı budur.

Mücahid Bilici


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar


Google
 

Son yorumlar

Anket

- Parasız hizmet, silahsız savaşa çıkmaktır
- Diplomatalık için yardım lütfen.
- BEŞYÜZ DERDEDEVA
- ÇİNCE EĞİTİMİ - ÇİNCE KONUŞARAK ÖĞREN - TİCARET ÇİNCE'Sİ
- Namaz kılarak insanlar işlerini yapamazlar mı?
- ??
- Vakıa suresi (mucize)
- Internet tabanlı Serbest çalışma İmkanı
- DURSUNLAR OTOMOTİV Pirelli Yetkili Satıcı-Servis
- DURSUNLAR OTOMOTİV Pirelli Yetkili Satıcı-Servis
- sondaj
- Vergi Bilinci
- Tesettürlü olmak ve iş imkanları
- kariyer
- YGS'ye 1 milyon 648 bin başvuru
- Ücretsiz 'sanal mesleki eğitim' kursu
- Aftan yararlanmak için son gün!
- SBS'ye başvurular başladı
- başörtülü çalıştıran finansal kuruluşlar
- Dünya ve Ahiret Dengesindeki İmtihanlarımz (Namaz ve İş Önceliği)
- Türbanlı öğrenci dersten atılamayacak
- KANSER DALGA DALGA BÜYÜYOR ARKADAŞLAR.
- DETERJANLARDAKİ TEHLİKELER
- SU ARITMADA DÜNYADA BİR İLK
- İSTANBULA YURUDUM
- SELAM GEMİDE elektrikci zorunluluğu yokmuş.bilgisi olan paylaşsın lütfen..
- Üniversite tercihleri 6 Ağustos'ta sona eriyor
- Öğretim görevlisi alımları
- Mal Sevgisi Ne Kadar Olmalı?
- LUTFEN CEWAP WERIN
- "Tercihler çok önemli"
- İş hayatında renklerin uyumuna dikkat!
- İlaç sektörünün sosyal medyadaki yeri
- Makedonya Eğitim Merkezi
- Kariyer değiştirirken yapılan hatalar!
- Geleceğin patronlarından rekor başvuru
- Bulgaristan da Kaliteli eğitim
- Kahramanlar aramızdan çıkacak!
- Üniversite adaylarına müjde
- Özel okullar yıllık eğitim ücretlerine zam yaptı


Pelin Körfez . çevre sorunları . çevre kirliliği . Gökçe İmren Kamburoğlu . stresle başa çıkma . kendine güvenmek . ümitsizlik . Berna Çetin . İş Stresi . Karar vermek . Zeynep Koçer . tüketim . merak . tutku . güler yüzlü olmak . bilgi edinmek . etkin dinleme . Danilo Giannoni . ebru sanatı . Hayrettin Karaca . TEMA Vakfı . çevre koruma . Karaca Arboretum . yardım . Psik. Dan. Selçuk Arıcı . özeleştiri . ekonomik sorun . öfke kontrolü . Bayram Altıntaş . özgüven testi . Sinan Çağıran . Olumlu Düşünme . nasip . patronlar . Hilmi Orhan . Nido Qubein . Nezaketsizlik . dil eğitimi . Yurtdışında Eğitim . Beyin fırtınası . geribildirim . problem çözme . İshak Alaton . kültür . hayattan zevk almak . beklentiler . Ayten Yadigar . küresel ekonomi . Ekonomik Gelişme . Suat Ünsal .

islamikariyer.com (2006-2008).