Dünyada halen geçerli olan ekonomik sistemin içine düştüğü krizin bir “ahlâk krizi” olduğunu artık batılılar da söylüyor.
Geçerli ekonomik sistem;
• Koca dünyayı bitiren bu tüketim oburluğuna dayalı oldukça
• Devasa kaynakları küçük bir azınlığın tekelinde tuttukça
• İsraf ve kanaat kavramlarına uzak kaldıkça..
Yani temel anlayışı değişmedikçe bu krizler hep olacak.
Oysa insanlığın muhtaç olduğu ekonomi anlayışı hiç uzakta değil.
Gelin onu bir de bizim kavramlarımızla yeniden hatırlayalım.
Ülkemizde ekonomik anlamda işler epeydir kesat gidiyor. Talep azaldığı için üretimin kısıldığını, işten çıkarmaların sıklaştığını biliyoruz. Kapanan işyerleri, ödenemeyen borçlar yüzünden yaşanan trajedilere dair haberleri daha sık duyar olduk. Toplumun çok önemli bir kısmı geçimini sağlamakta zorlanıyor.
Liderlik, yöneticilikten bütünüyle farklı eylemler içinde olmayı gerektiren bir iştir. İş dünyasının karmaşıklığında hem yöneticilik hem liderlik gereklidir.
Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, dünya genelinde yaşanan ekonomik krizin, ruh sağlığını tehdit ettiğini belirterek, “İşini kaybedenlerde, çalışan bireylere göre 2 kat daha fazla depresyon gözlenmektedir” dedi.
Küresel ekonomik kriz nedeniyle, Eylül başından bu yana dünya genelinde finans dışı sektörlerde işten çıkarılanların sayısı yaklaşık 260 bini geçti.
Dünyanın bugünkü haliyle, Batı hızla bir enkaza dönüyor, tarihe mal ettikleri, Nobel ödülleriyle onore ettikleri iktisatçıların marifetiyle kurdukları ekonomik sistem tel tel dökülüyor.
SON GÜNLERİN en çok konuşulan konusu, hiç kuşkusuz, küresel ekonomik kriz. Televizyon ve gazetelerde yapılan enine boyuna tahlilleri, toplumun her kesiminden insan dikkatle takip ediyor.
Biliriz ki, bazen hastalık zannedilen bir rahatsızlık başka bir hastalığın belirtisi olabiliyor; karın ağrısı, mide bulantısı ve yüksek ateşin bir besin zehirlenmesinin işaretleri olması gibi. Bu belirtilerin görüldüğü bir kimseye "Rahatsızlığı, yüksek ateş" veya "Mide bulantısı hastalığı var" denilmesi, bir düzen ve ahenk içinde yaşatılan bedenin bir bütün olarak gözönüne alınmadığını gösterir. Dahası, asıl hastalığı gözden kaçırır ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Her insanın hayatında bunalımlı dönemler vardır.Plânlar ters gider, beklenen kârlar elde edilemez, hastalık ve kazalar günlük hayatın akışını bozar.Herşeyin kötüye gittiğinin hissedildiği an dayanacak bir şeyler ararız.Güvenebileceğimiz iç kaynaklar bulmaya çalışırız.Kişiliği zayıf insanlar kolaycılığa koşarlar sığınacak bir liman arayışı içinde birilerine sarılırlar.Kişiliği güçlü insanlar öz kaynaklarını, içlerindeki gizli güçleri ve yetenekleri geliştirmeye çalışırlar.
BİZ dünyayı çok sevdik. Bir zamanlar bizim için uçsuz bucaksızdı dünya, keşfedilmeyi bekliyordu. Yirminci yüzyılda ise, iletişim ve ulaşım araçlarının geliştirilmesiyle dünya bir köy mesabesine geliverdi. Dünya bütün güzellikleriyle, bütün imkânlarıyla ellerimizdeydi artık. Ve bizler bütün çılgınlığımızla saldırdık ona.
MODERN düşünceyle birlikte “Benim aklım bana yeter” diyen insanoğlu, semavi rehberliği devre dışı bıraktı ve hayatı kendince okuma teşebbüsünde bulundu. Aklına güvenerek yola çıkan insan için var olduğu günden beri hep arayış halinde olduğu mutluluğa erişme yolunda iki anahtar kelime ön plana çıktı: Gelişme ve ilerleme. Hayatın rakamlar üzerinden okunması sonucunda ekonomik faaliyetlerin artırılması ile elde edilecek refah sayesinde dünyadaki problemlerin halledileceği ve insanlığın aradığı mutluluğu böylece yakalayacağı düşünüldü. Daha da önemlisi bu düşünce, temelinde maddi ve teknolojik imkanlarla oluşturulmuş bir Dünya Cenneti var etme iddiası barındırmaktaydı.
Rekabetçi iş ortamının ağırlığını iyice hissettirmeye başladığı bugünlerde, işyerleri gün geçtikçe daha şiddetli çatışmaların ve bireysel çekişmelerin sahnesi haline gelebiliyor.
Türk finans sektöründe iki yıldır esen “yabancı rüzgârı” ile, yüzde 3 olan yabancı banka payı bugün yüzde 40'lara ulaştı. Bu yeni sürecin millî bankalar açısından tehdit mi yoksa fırsat mı olduğu tartışmaları da beraberinde geldi.



Son yorumlar
1 hafta 18 saat önce
1 hafta 5 gün önce
4 hafta 3 gün önce
5 hafta 1 gün önce
5 hafta 3 gün önce
6 hafta 5 gün önce
7 hafta 6 gün önce
10 hafta 5 gün önce
12 hafta 3 gün önce
15 hafta 2 gün önce