şükür

warning: Creating default object from empty value in /home/kariyer/domains/islamikariyer.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.module on line 1364.

Bilgiyi eyleme dönüştürebilmek

BAŞARIDAKİ en ince sırrın nerede saklı olduğunu bilir misiniz? Küçük bir grup insanı diğer insan kitlelerinden ayıran ve aralarda uçurumlar oluşturan sır nerede gizlidir? Zekâda mı? Zenginlikte mi? Destekleyici ve teşvik edici çevrede mi? Soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmekte mi?

Hayatımızın akışı, bize bizi çok değerli kılabilecek bilgiler öğretir. Bize heyecanla anlatılan başarı sırlarının pek çoğunu önceden bildiğimizi görürüz. Bazen insanlara anlatmaya çırpınırken, boşuna konuştuğunuz düşüncesine kapılabilirsiniz. Çünkü ne anlatsanız, biliyorlardır. Sorun nerede o zaman? Çok şey biliyorsak, hayatlarımız neden değişmiyor?

Peygamberin(asm) bildirdiğine göre, öldükten sonra insanların en çok pişmanlık duyacak olanları; dünyada iken ilimlerini hayatlarına aktarmayanlardır. Bildiği halde ilmini yaşamayanın hâli çok acıklıdır gerçekten: Evinizde bir ülkeyi satın alacak değerde hazine saklıydı ve siz onu demirciler dükkanında hurda fiyatında sattınız. Olağanüstü bir hazineyi yok fiyatına sattığınızı sonradan öğrenmek size esef vermez miydi?

Başarı yollarını ararken kendimizi duvarlara çarparak yıllarımızı tüketiyoruz. Sırlar bir yerlerde gizlenmiyor. Aksine, çocukluğumuzdan bu yana bulutların arasından süzülen ışıklar gibi gözlerimize ve kalplerimize saçılıyor. Aslında hayatta en büyük başarı; hatta başarının tek başına kendisi; insanın öğrendiğiyle amel edebilmesidir.

Zaman Bir Kılıçtır

Kur’an-ı Kerîm’de Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Asra yemin olsun ki hiç şüphesiz insan hüsran (zarar)dadır. Ancak inanıp salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.” (Asr, 1-3)

Halikın namütenahi adı var, en başı Hak
Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak!

Hani ashab-ı kiram ayrılalım derlerken,
Mutlaka sûre-i ve’l-asrı okurmuş, bu neden

Çünkü meknun o büyük sûrede asar-i felah
Başta iman-ı hakiki geliyor, sonra salah

Sonra hak, sonra sebat: İste insanlık
Dördü birleşti mi yoktur sana hüsran artık

Mehmet Akif

Bir Tüketim Öyküsü

BİZ dünyayı çok sevdik. Bir zamanlar bizim için uçsuz bucaksızdı dünya, keşfedilmeyi bekliyordu. Yirminci yüzyılda ise, iletişim ve ulaşım araçlarının geliştirilmesiyle dünya bir köy mesabesine geliverdi. Dünya bütün güzellikleriyle, bütün imkânlarıyla ellerimizdeydi artık. Ve bizler bütün çılgınlığımızla saldırdık ona.

Ancak, doymak bilmeyen kazanma hırsımız, ebedî dünyada yaşayacakmış gibi biriktirme hevesimiz, dünyadaki sınırlı kaynakları çarçabuk yitip tükenme noktasına getirdi.

Dünyanın dengesi, insanların, insanca yaşamasına endeksli iken, insanların ahlâk dengesi bozulunca dünyada da dengesizlikler zuhur etti.

Şu an, tabiatta 1000 yılda yaratılmış petrolü 1 günde tüketiyoruz. Daha geçen yüzyılın başlarında dünyanın yakıt rezervleri full iken, şimdi göstergelerde kırmızı ışık yanıyor. Dünya tükeniyor ve biz, bu çağın bize verdiği tüketici rolüyle hızla ve çaresizce tüketiyoruz.

Elhamdülillah

İmam-ı Azam Hazretleri zengin bir alimdi. Ticaretle de meşgul olurdu. Birgün öğrencilerine ders verdiği sırada bir haber aldı:

”Size ait kumaşları getiren gemi batmıştır.”

Büyük alimin cevabı tek cümle oldu:

”Elhamdülillah!”

Ve dersine devam etti. Bir müddet sonra aynı haberci gelip dedi ki:

”Efendim.,özür dilerim, biraz önce verdiğim haber doğru değilmiş. Malınızı taşıyan gemi sapsağlam geldi, şu anda yükünü boşaltıyor.”

O mübarek zat,yine aynı cümleyi tekrarladı:

”Elhamdülillah!”

Yanındakiler hem kayıp hem de kazanç halinde söylenen bu cümlenin sebebini sordular. Buyurdu ki:

- “Biz, küfür ve sapkınlık hariç, her halde Cenab-ı Hakk’a şükür üzere olmalıyız. Dünya imtihan yeridir. Bazen vererek bazen de alarak imtihan eder. Önce Rabbim beni alarak, zarara sokarak imtihan ediyor diye düşünüp hamdettim. Sonra lutfederek, kazandırarak imtihan ettiğini anladım; yine hamdettim…”

Dümendeki çocuk gibiyiz her birimiz...

“Yanlış haritaya bağlı çabalardaki artış, sizi yanlış yere daha hızlı götürür” S.COVEY

Dümendeki çocuk gibiyiz her birimiz...

Tercihlerimiz, belirlediğimiz rotamız, Rabbimizin izni ile bizi kâh fırtınalı denizlere, kâh ılıman iklimin hakim olduğu sakin limanlara götürüyor.

Fırtınalı denizlerde hadiselerin dağlarvari dalgaları ile boğuştuğumuzda kabahati denizde buluyoruz çoğu zaman. Sakin denizlerde masmavi gökyüzünün altında, Güneş’in ışıltılarını sularda seyrederek yol aldığımızda veya yıldızlarla yakamozları beraberce seyrettiğimiz bir yerde demir attığımızda ise mahareti kendimizde biliyoruz.

Oysa gemimize yön vermemize vesile olan dümenin nasıl işlediğine biraz dikkat edecek olursak, bu sahiplenmede ne derece haklı ya da haksız olduğumuzu anlarız.

SİSTEMİ KAVRAMAK

30 bin altın

Gencin birisi Kâbe'de hep, "Ey doğrularin yardimcisi olan Allahim, ey haramdan sakinanlarin yardimcisi olan Allahim, sana hamdü sena ederim" diye dua eder.

RIZIK GENİŞLİĞİ ve BEREKETİN CELBİ İÇİN ON TAVSİYE

 
1- Namazı tadili erkan ile kılmak. Hadis- Şerifte “Bir adamı namazın ruku ve secdesini hafifletir (tadili erkanı terk eder) görürseniz onun çoluk çocuğuna acıyınız”(Ruhul Beyan) Yani tadili erkanı terk eden maişet darlığına düşer, tadili erkana riayet eden ise maişet genişliğine kavuşur.
 

"Ekonomik Kriz" ya da Yasak Meyveyi Yemek

Biliriz ki, bazen hastalık zannedilen bir rahatsızlık başka bir hastalığın belirtisi olabiliyor; karın ağrısı, mide bulantısı ve yüksek ateşin bir besin zehirlenmesinin işaretleri olması gibi. Bu belirtilerin görüldüğü bir kimseye "Rahatsızlığı, yüksek ateş" veya "Mide bulantısı hastalığı var" denilmesi, bir düzen ve ahenk içinde yaşatılan bedenin bir bütün olarak gözönüne alınmadığını gösterir. Dahası, asıl hastalığı gözden kaçırır ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

Zenginlik Adabı

Zenginlik Rabbimiz'in bir nimetidir. Ancak adabı ve ölçüsü bilinmezse nimetler külfet olur.

Amr İbnü'l As (r.a) anlatır. Rasülullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
"Salih adam (iyi ve olgun mü'min) için hayırlı mal ne güzeldir." (1)
Hadis'in vürud sebebi:
Amr İbnü-i As (r.a)anlatır:
-Peygamber (s.a.v) bana (haber) gönderip elbisemi ve silahımı kuşanmamı, sonra da kendisine gelmemi emretti. Ben de emredileni yaptım ve yanına vardım ki,abdest alıyordu. Gözünü bana çevirdi, sonra aşağı indirdi ve şöyle buyurdu:

Gözü Ve Gönlü Tok Olmak-Kanaat

İslamiyet'in, dünya hayatında huzur ve saadeti kazandıran prensiplerinden birisi de kanaattir. Kanaat, yani gözü ve gönlü tokluk, çalışıp çabaladıktan sonra kazanılana şükretmektir. Kanaat mevcutla yetinmek değil, elimizden gelen gayreti gösterdikten sonra ele geçenle yetinmektir. Ama çalışırız da çok kazanırız veya az kazanırız.

Tahdis-i Nimet Ve Şükür

Amr İbni Şuayb anlatır: Rasülullah (sav) şöyle buyurdular:

"Şüphesiz ki Allah, nimetinin eserini kulunun üzerinde görmekten hoşlanır." (17)
Hadis-i Şerifi daha iyi anlayabilmek için önce vürud sebebini nakledelim:

Şükürle Kazandıklarımız

İnanan insanın en önemli görevlerinden biri de şükretmesidir. Biz insanlar genellikle sahip olmadığımız şeylere bakıp yakınırız. Onun için de bir türlü Allah'a şükretme görevimizi hakkı ile yerine getiremeyiz. Ayet-i Kerime'de bu husus şöyle ifade edilir:

"O size istediğiniz her şeyi verdi. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız." (7)

Nimetler İçinde Yüzse de Şımarmamak

1. Bölüm'raf sûresinin 32. âyetinde şöyle buyurulmaktadır: "De ki: Allah'ın kullan için yarattığı süsü ve güzel rızıkları kim haram etti? De ki: Bu nimetler dünya hayatında iman edenler içindir; kafirler de o arada yararlanırlar. Kıyamet gününde ise sadece mü'minlere mahsustur."

Sürekli İsteyenler

Duanın tekrarlanması, Yaratıcıyla bağın süreklileştirilmesidir. Gerçekleşen dua, şükre dönüştürülerek sürdürülmelidir.

İnsanın aklı ve kalbi geliştikçe, hayatındaki değersiz meşguliyetleri daha iyi algılar. Sinemalarda seyredilen uydurma maceraların hayatın gerçeklerini yansıtmadığını bilir. Spor müsabakaları, müzik yarışmaları, törenler, savaşlar, istihbarat örgütleri, devletler ve her günün manşet haberleri, hayatın anlamım ve boyutlarını açıklamaya yetmemektedir.

İhtiyaç Diliyle İsteyenler

İstediğiniz, muhtaç olduğunuzsa, ruhunuza akan enerji şiddetlenecek, hayatınız hedeflerinize hızla sürüklenecektir. İsteklerinizi şiddetli ihtiyaçlarınıza dönüştürmelisiniz.

Evrenin hareketinin anlamı, bilinçli ya da bilinçsiz ihtiyaçların karşılanmasıdır. Bir ihtiyacın karşılanması olmayan tek bir hareket gösterilemez.

Çılgınca İsteyenler

İsteklerinize ulaşmak istiyorsanız, yarım kalple, tereddüt içerisinde "Acaba istesem mi?" anlayışı içerisinde olmayacaksınız. Güvenle ve çılgınca isteyeceksiniz.

Değerli bir okuyucumuz, isterken aç gözlü ve hırslı olmaktan korktuğunu dile getirmiş ve öğrendiği bir hikâyenin zihnini karıştırdığını yazmıştı:

Özetleyen Sözler

♦ İstediklerimizi almaya lâyık olmak istiyorsak, bize verilmiş olanları kaybetmeyi hak etmemiş olmalıyız.
♦ Her varlığa sunulan ilâhî ikramdan sevinç duymak, yüksek bir ruh hali gerektirir.
♦ Ben sadece benimle yarışacağım ve kendimle yarışımı son soluğuma değin sürdüreceğim.
♦ Rahmet sadece benim kalbimde değil; tüm evrenin semasındadır.
♦ İnsan için "zor veya kolay" yoktur. Sadece Evrenin Sahibinin zorlaştırdığı veya kolaylaştırdığı vardır.

Yaratıcıya Güvenmeyenler

İsteklerinde Evrenin Sahibine güvenmeyenler, içten bir huzurla ve ciddiye alarak isteyemezler. Sınırsız Kudrete güvensizlikleri, ruhlarını sınırsız destekten mahrum bırakır.

Dualarımızın reddine yol açan en önemli hata, Yaratıcının isteklerimize karşılık vereceğinden şüphelenmemiz ve Ona güvenmememizdîr. İnsan çabasının sonucunu alacağından eminse, o çabaya içtenlikle girişir ve kendisinde büyük bir çalışma azmi oluşur. Eğer insan sonuca ulaşacağından şüpheleniyorsa, ya işini isteksizce yapar ya da yapmaktan vazgeçer.

Kazanımlarına Şükretmeyenler

İsteklerimiz kabul edilerek bize sunulduğunda, onları çok önemsememiz ve değerlerini şükürle takdir etmemiz gerekir. Elde ettikten sonra unuttuklarımız geri alınacaktır.

İklerimizi almaya lâyık olmak istiyorsak, bize verilmiş olanları kaybetmeyi hak etmemiş olmalıyız. Şükürsüzlüğümüz yüzünden elimizdekiler tek tek geri alınacaksa, yeni isteklerimiz de reddedilecektir. "Alamıyorum, yapamıyorum, kazanamıyorum, başaramıyorum..." diyenler... Zaten almış oldukları nedeniyle sevinç duyuyorlar mıydı; şükrediyorlar mıydı?

İstemek Yaratıcıya Yakınlaştırır

İstemenin insana kazandıracağı en büyük değer, Evrenin Sahibinin rızası, sevgisi, takdiri, dostluğu ve yakınlığıdır.

İstemeyi ve duayı sınavlarda başarılı olmak, mutlu bir evlilik, akıllı çocuklar, zengin ve huzurlu bir dünya ve Cennet hayatı gibi amaçlarla yapıyor olabiliriz. Bunlar dünyaya dalan bakışlarımız için çok önemli olabilir. Oysa eğer Yunus Emre'nin kalbiyle bakabilseydik, sonsuz Cenneti bile geri plâna itecektik; Sınırsız Şefkate yönelerek "bana Seni gerek Seni" diyecektik.

ÖZÜMDEN SÖZÜME YANSIYANLAR

Aklını nefsine tabi kılan, aklını ifsat eder; vahyi aklına tabi kılan, dinini ifsat eder. Nefsini aklına, aklını vahye tâbi kılan, aklını da, dinini de korumuş olur.

• Müslüman, akıllı insandır; akılcı değildir, çünkü akılcılık sapık bir felsefî akımdır.

• Milletin dinine, tarihine saygısı olmayan, saygıya layık olmadığı gibi milleti idare etmeye de lâyık değildir.

• Dinî hassasiyetini kaybeden, dünyevîleşir, kabalaşır, zorbalaşır, behimîleşir.

• Esaretlerin en kötüsü nefse, şeytana ve dünyaya esir olmaktır.

Şükretmek lazım

Vücudumuzda hücrelerimiz kadar tehlike var. Bu tehlikelerden bizi koruyan Allah'tır. Kâinat kitabını okuyoruz. Yağmurun yağmaması felaket. Yağan yağmurların durmaması felaket.
.

Yağmurlar damla damla değil de oluktan boşanırcasına yağsa yine felaket... Rüzgârlarda, depremlerde bir ölçü var. Rüzgâr 40 km. esiyor; 40 bin km. hızla esmiyor. 10 şiddetinde deprem oluyor; 100 şiddetinde deprem olsa kıtalar yürür giderdi. Bütün bu felaketlerden bizleri koruyan Allah'tır.
.


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).