Kur’an-ı Kerim, hayatlarına ticaretin egemen olduğu bir topluma nazil olmaya başladı. Onların, ilahi mesajı daha iyi anlamaları için ahirete ait kavramlarda bile Kur’an ticaretle ilgili terimleri kullandı. Zira, ziraata elverişli olmayan böyle bir coğrafyada ticaret; hayatı yönlendiren temel ögelerden biriydi.Böyle bir toplumda yaşayan Hz. Muhammed (s.a.v) de ticaret hayatına amcalarının yanında çok erken bir yaşta başladı. Ticari tecrübesini artırdı, hatta; Yemen, Busra ve Suriye’ye defalarca seyahatte bulundu.1 Hz. Muhammed (s.a.v), el-Emîn sıfatını bu seferler ve ticaretteki davranışlarında kazandı ve iktisadi hayatın alabildiğine kirlendiği bir zamanda dürüstlüğün, helal kazancın erken dönem örneklerini verdi.
Kendisine nübüvvet görevinin verilmesiyle beraber Hz. Peygamber (s.a.v), daha önceden kazanmış olduğu tüm sermayesini harcamak suretiyle bir İslam toplumu kurmak istiyordu. İmanın hayata yansımasıyla oluşacak olan bu toplum, yaşadığı evrene ve içindeki yerel değerlere “tapınmaması” için önce dünyaya bakmayı öğrenmesi gerekiyordu. İlk İslam toplumuna dünyanın ne olduğunu ve olması gerektiğini öğreten onlarca ayetten bahsetmek mümkündür. Gaye olarak




Son yorumlar
15 saat 18 dakika önce
18 saat 9 dakika önce
2 gün 11 saat önce
2 gün 15 saat önce
2 gün 20 saat önce
4 gün 15 saat önce
6 gün 6 saat önce
6 gün 14 saat önce
1 hafta 6 saat önce
1 hafta 12 saat önce