Hepimiz sürekli olarak işlerimizin yoğunluğundan ve zamanın kısıtlılığından şikayet edip dururuz. Bitirmemiz gereken işler, teslim etmemiz gereken projeler, bunların yanında da her gün yapmamız gereken bazı rutin işler vardır.
Zaman yönetimi bize boşa geçen anlarımızı kazandırmayı ve bu yoğun tempoya ayak uydurmamızı sağlamayı amaçlar. Zamanı düzenli ve sistematik bir şekilde kullanabilmek, önemli işlere daha çok vakit ayırabilmek için rutin işleri daha az zamanda bitirebilmek, dahası iş dışında tüm hayatımızı aynı düzen içinde sürmektir.
Zaman yönetimi ve Kişisel Verim konusunda yirmi yıldır çalışan Dr. Donald Wetmore'un zaman yönetimine başlamak için ilk sekiz kuralı şöyle;
1. Dokümanlarınızı düzenleyin. Artık çoğumuz kağıt karmaşası içinde boğuluyor olmasak da, bilgisayarlarımızın 'My Documents' bölümünde ya da 'masa üstünde' bir çok gereksiz doküman dağınık bir şekilde duruyordur mutlaka. Sıklıkla kullandığınız metinleri ya da bilgileri kolay erişilebilir bir yerde ve düzenli bir şekilde tutmalısınız.
2. Tek bir takviminiz olsun. İnsanların farklı farklı 'Yapılacaklar' listeleri, ajandaları, aynalarının buzdolaplarının, panolarının üzerinde not kağıtları vardır. Bunlarla başa çıkmak çok zordur, bu yüzden iş hayatınız için bir adet, özel hayatınız için bir adet olmak üzere toplam en fazla iki adet takviminiz olmalı.
3. Masanızı ve çalışma ortamınızı düzenleyin. Dağınık insanlar zamanlarının büyük bir kısmını aradıklarını bulmakla ya da dikkatlerini dağıtan nesnelerle uğraşmakla geçirirler. Üst düzey yöneticilerin odasına girerseniz tertemiz bir masada çalıştıklarını görürsünüz, bunu başarılı olmalarının sebeplerinden biri sayabilirsiniz.
Almanca dil kursundayım. Hoca çok disiplinli biriydi. Bilhassa zaman açısından hiç müsamahası yoktu. Bir hafta boyunca, kimin ne kadar dakika geç geldiğini tesbit ediyor ve onları geç geldikleri toplam süre kadar sınıfta tutuyordu. Tabiî bu durum, zaten kursa zor zaman ayırmış iş sahiplerinin hiç de hoşuna gitmiyordu. Bir gün haftalık cezası 18 dakika tutan bir arkadaşımız kızarak şöyle dedi:
Geçenlerde, şu dünya hayatının dünyevî açıdan nasıl en verimli şekilde yaşanacağı üzerine kafa yoran ve bilvesile şu dünya hayatının uhrevî açıdan nasıl en verimli şekilde yaşanacağını düşünen bizlerin de tatbik edebileceği fıtrî tesbitlere ulaşan bir kişiden anlamlı bir ders edindim. Bu ders, şöyle:
I.
'Zamana yemin olsun ki, insanların çoğu hüsrandadır. İman edenler, iyi şeyler yapanlar, hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.' (Kur'ân-ı Kerim, Asr Suresi)
Şimdi gecenin sabaha döndüğü bir vakit. Gündüz şimşeklerle yırtılan gökyüzündeki bulutlar çekilmiş. Kalan bir kaç parçacık bulut hafif esintili rüzgarın eşliğinde gökyüzünde asılıymış gibi duran dolunaya arkadaşlık etmede. Yüreğimde tarif edemediğim bir derin duygu, beni yazmaktan da, uykuya teslim olmaktan da alıkoyuyor. Balkonun kapısını aralıyorum ve biraz hava almak için balkona çıkıyorum. Benim derin duygularımın rağmına şehr-i İstanbul derin uykularda...
Kur’an-ı Kerîm’de Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Asra yemin olsun ki hiç şüphesiz insan hüsran (zarar)dadır. Ancak inanıp salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.” (Asr, 1-3)
Günümüzün yoğun çalışma temposu içinde, iş sorumlulukları her geçen gün artan bireyler için iş ve özel yaşam dengelerini tutturmak oldukça zor olmaktadır. Bu dengeyi tutturabilen bireylerinse hem özel hayatlarında hem de kariyerlerinde daha başarılı oldukları gözlemlenmiştir. Aşağıda size iş ve özel yaşantınızı dengelemenizi kolaylaştıracak birkaç ipucu sunuyoruz.
Televizyon karşısında saatlerimizi geçiririz de geçen vaktin kıymetini hiç hesap etmeyiz. Halbuki hayatımızdan giden saniyeleri geri getirmek mümkün müdür?
Vaktini ne ile geçiriyorsan, sen o’sun



Son yorumlar
1 hafta 1 gün önce
1 hafta 6 gün önce
4 hafta 4 gün önce
5 hafta 2 gün önce
5 hafta 4 gün önce
6 hafta 6 gün önce
8 hafta 11 saat önce
10 hafta 6 gün önce
12 hafta 4 gün önce
15 hafta 3 gün önce