Arastirma

warning: Creating default object from empty value in /home/ikariyer/domains/islamikariyer.com/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.module on line 1364.

İdeal Meslek İçin İdeal 15 Soru!..

Her bireyin hayat tarzı, karakteri, hayata bakışı bir diğerinden farklı olduğu için, kişi öncelikle kendini en iyi şekilde ifade edebileceği, hayat boyu uğraşmaktan sıkılmayacağı ve yapısına uygun olan mesleğe yönelmeldir. Peki bu meslek nedir? Siz ne yapmak için doğdunuz?

Bu sorunun cevabını yeteneklerinize, kişisel başarılarınıza, niteliklerinize, geçmiş iş deneyimlerinize, ilgi alanlarınıza, değer yargılarınıza ve gereksinimlerinize bir göz atarak düşünmeye başlamanızda fayda vardır. Bu konuları ayrıntılı bir şekilde ortaya çıkarmanıza ve hangi mesleğin size uygun olduğunu anlamanıza yardımcı olabilecek aşağıdaki birkaç soruya da göz atınız. Sorulara verdiğiniz yanıtları not alın ve hangi meslek grubu cevaplarınızda sayısal üstünlük gösteriyorsa, ideal işinizin o veya ona yakın olduğunu göreceksiniz.

1-Hayalleriniz nelerdir?
2-Hobileriniz nelerdir?
3-Arkadaşlarınızla hangi konular hakkında konuşmaktan hoşlanıyorsunuz?
4-En çok hoşunuza giden meslek hangisi?

Stresle Başaçıkma

Stres, kişinin başetme yeteneğini aşan ya da zorlayan bir durum algılandığında ortaya çıkan bir tepki olarak tanımlanır. Bireyin başetme yetenekleri, stresli olayın üstesinden gelebilecek düzeyde olduğu sürece, kişi kendini aşırı gerilimden uzak tutabilir. Ancak olayın gerektirdikleri, kişinin başetme kaynaklarından daha ağır ise, bir dengesizlik durumu gelişir ve bedene fiziksel ve psikolojik taşıma kapasitesinin üstünde bir ağırlık yüklenir. Belki bu ağır yükü bir yere kadar taşıyabilirsiniz. Bedeniniz geçici bir dengesizliği hoşgörebilir ve silkinerek eski haline dönebilir. Ancak bu durum devam ederse, aşırı stresin işaretleri belirir ve arkasından bir tükenmişlik durumu ya da stresle ilgili diğer hastalıklar gelir.

Neden Yurtdışı Eğitim?

Günümüz dünyasında, yabancı dil hatta birden fazla dil bilmenin önemi ne kadar tartışılmazsa; yeterli seviyede ve en kısa sürede dil becerilerinin geliştirilmesinin en doğru ve kalıcı yolunun da, yabancı dilin konuşulduğu topraklarda yaşayarak ve çalışarak öğrenileceği de bir o kadar tartışılmazdır.

Konuyu ana hatlarıyla ele almak gerekirse;

Herkesin tatilini geçirmek istediği ülkelerde eğitim alacaksınız...

Yurtiçinde yapacağınız masrafla aynı oranda masraf yaparak yabancı dili merkezinde öğreneceksiniz...

Eğitim alacağınız yabancı dili, ana dili bu dil olan tecrübeli öğretmenlerden, kaliteli okullarda, anavatanında öğreneceksiniz...

Yurtdışı eğitim hayallerinizi gerçekleştirmenizin yolları

Yurtdışında eğitim alabilmek bir çok öğrencinin hayali....Bu hayali gerçekleştirmek de öğrencilerin kariyerleri açısından çok önemli. Eğitimin önemi globalleşen dünyada daha da belirgin hale geldi.

Bu sebeple Türkiye'den her yıl bir çok üniversite ögrencisi, master ve dil eğitimi almak üzere yurtdışına çıkıyor.Üniversite eğitimini (Lisans ve yüksek lisans) yurtdışında almak isteyen öğrencilerin dikkat etmesi gereken bazı önemli hususlar var. Bu hususlar hakkında öğrencileri bilinçlendirmek ve eğitimleri süresince yapmaları gerekenler konusunda onları uyarmak isteriz.

YÖK DENKLİĞİ

Yurtdışında okumaya karar verdiyseniz YÖK denkliği mutlaka dikkat edilmesi gereken bir konu. Denklik yurtdışında eğitim alacağınız okulun YÖK tarafından onaylanması anlamına geliyor. Bu konuyu YÖK'e yazılı bir dilekçe ile danışıp cevap almak

Yabancı dil öğrenmek için 16 temel ilke!

Yabancı Dil Öğrenmek İçin Şüphesiz dil öğrenimi zor ve bitmeyen bir yoldur. Ve kendi kendinizi geliştirmeniz ancak azimle olur. Gitmenin mümkün olduğu bir ülkenin dilini öğrenmenin en iyi yolunun orada yaşamak olduğunu unutmayın. Böyle bir imkanınız bulunmasa bile, aşağıdaki kuralları uygulayarak bir dile vasat da olsa vakıf olabilirsiniz.

Öğrendiğiniz dilin konuşulduğu bir ülkeye gitmek istiyorsunuz ve bunun da o dili öğrenmenin en kolay ve hızlı yolu olduğunu biliyorsunuz. Fakat yeni bir ülkeye adım atmak ilk etapta garip gelebilir. Şöyle ki, yeni bir çevre, kültür ve dile alışmak zaman alacaktır. Ayrıca farklı bir zaman diliminde olmaktan da etkilenebilirsiniz. Ancak rahat olun ve yeni ortamınızı algılamaya çalışın.

Yurtdışında eğitime ne kadar hazırsınız?

Yurt dışında eğitim görmek ve bir süre yaşamak herkes için ulaşılması kolay olmayan rüyalardan biridir. Sizin de üniversiteyi bitirmenize aylar kaldı. Bazıları öğrenim hayatını bitirir bitirmez iş hayatına atılırken, siz kariyerinize akademik bir yol çizerek öğrenmeye devam etmek istiyorsunuz. Hatta uzun metrajlı iş deneyimlerinden önce bir süre yurt dışına çıkıp kendinizi ve ülkenizi daha yakından tanıyacağınız, dünyayı keşfedebileceğiniz bir yurt dışı deneyimi yaşamayı planlıyorsunuz.

Acaba bu yurt dışı deneyimini yüksek lisans yaparak mı kazanmalı? Bir dil okuluna mı gitmeli? Yoksa kısa süreli sertifika programları ya da au pairlik size daha uygun olmasın? Mezun olacağınız gün yaklaştıkça ne yapacağınız konusunda kafanız daha mı çok karışıyor?

Bir Dil Okulunu Nasıl Seçebilirim?

1- Öncelikle ne çeşit bir program almak istediğinizi düşünün. Ciddi bir akademik program mı yoksa sıradan tatil amaçlı bir program mı ? Gerçekten İngilizce mi öğrenmek istiyorsunuz yoksa gideceğiniz ülkenin kültürünü tanımak ve hoş vakit geçirmek mi ?

2- Ne kadar para harcayabileceğinizi planlayın. Kurs, konaklama, yemek, aktiviteler, kitap, vb.

3- Nerede okula gitmek istiyorsunuz ? Büyük şehirde, küçük kasabada, banliyöde, akrabalara yakın bir yerde ya da ülkenin belirgin bir bölgesinde mi ?

4- Haftada kaç ders almak istediğinizden emin olun.

Zorunlu bir “alternatif” olarak yurt dışında eğitim

Yurtdışında üniversite okumayı düşünüyorsunuz. İşte bilmeniz gereken herşey. Okul ve ülke seçimi neye göre yapılmalı? Nelere dikkat edilmeli?

Zorunlu bir “alternatif” olarak yurt dışında eğitim

Ağustos itibarıyla 1.6 milyon öğrenciden ön lisans için ÖSS’de 160 ve lisans için 185 puanı aşmış 1 milyona yakın öğrenci, puanının yettiği okullar ve bölümler için hayalindeki yeri tercih etmiş bulunuyor.

ÖSS’de alınması gereken minimum puanları alamama, istediği bölüme yerleşememe veya yerleştirildiği okul/bölümden memnun olmama konuları en az 1.3 milyon öğrencinin karşısına sistemin azizliği olarak çıkacak. Veliler ve öğrenciler şu alternatiflerde karar vermek zorunda kalacak:

1. Tekrar ÖSS’ye hazırlanmak için dershanelere kayıt olmak ve daha iyi bir sonuç alabilirim hayalini 1 yıl daha taşımak.

Kısa Özgeçmiş (CV) Yazarken Dikkat Edilecek Hususlar

Adından da anlaşılacağı gibi "Kısa Özgeçmiş" belli kurallar çerçevesinde kısa, öz ve anahtar kelimelerden ibaret yazılmalıdır. Kısa özgeçmişte (CV), uzun ve işveren için pek de gerekli olmayan bilgilerin bulundurulması işvereni sizi tanıyabilme yolunda yoracağı gibi açılacak birçok kapının kapanmasına da neden olabilir.

Öncelikle CV'nin maddeler halinde yazıldığını bilmeliyiz. Aynı zamanda "Özgeçmiş" ile de karıştırmamak gerekir ki özgeçmiş maddeler halinde yazılmaz. İş başvurularında sık kullanılan 'kısa özgeçmiş'tir.

CV'de tarih ve imza kesinlikle olmaz. Özgeçmişte ise vardır. Her ikisinde de sağ üst köşede fotoğraf olmalıdır. CV yazarken başlıklar halinde yazılması okunabilirliği kolaylaştırır.

TÜRKİYE'DE İŞSİZ GENÇLER NASIL İŞ BULUYOR?

Genç İşsizler Nasıl İş Buluyor?

Türkiye genelinde 2 milyon 383 bin işsiz var. Genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 19.2 ...

Türkiye genelinde toplam işsiz sayısı ağustosta geçen yılın aynı ayına göre 40 bin kişi artarak 2 milyon 383 bine, işsizlik oranı da 1 puan artarak yüzde 9.2'ye yükseldi.

Kentsel yerlerde işsizlik oranı 0.2 puanlık azalışla yüzde 11.6, kırsal yerlerde ise 0.3 puanlık artışla yüzde 5.6 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 17.5'ten yüzde 19.2'ye çıktı.

Verimli Toplantının Hususiyetleri

Toplantı, belirli bir yer ve zamanda insanların bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundukları, kararlar aldıkları bir faaliyettir. Bilgileri paylaşmak, belirli meseleleri konuşmak, belirli iş ve aksiyon plânları hazırlamak, değerlendirmek ve yorumlamak gibi maksatlarla toplantılar gerçekleştirilir. Farkında olunsun veya olunmasın her toplantı, belli bir zaman dilimine, kaynakların bir araya getirilmesine ve belirli bir sermayeye (maddî, sosyal ve bilgi sermayeleri) ihtiyaç duyar.

İşgücü Veriminde Mekan Nasıl Olmalı?

Milletlerarası rekabetin giderek arttığı günümüzde, işletmeler pazarda tutunabilmek için, teknolojik yeniliklere ayak uydurmak ve bilgi, sermaye, işgücü, makine, toprak gibi temel üretim faktörlerini en verimli şekilde kullanmak mecburiyetindedir. İşgücünün şuurlu kullanılması, verimliliğin artırılmasında öncelikli bir yer tutar. Bilhassa çalışma mekânındaki şartların imkân dâhilinde optimize edilmesi, işgücü kapasitesinin yerinde kullanılmasına müspet tesir eder.

Ekonomik Büyümede Fikirlerin Rolü

Elimize bir dünya haritası alsak ve rastgele bir kaç ülke seçip büyüme hızlarına, yani millî gelirin yılda yüzde kaç büyüdüğüne baksak; hele hele bu büyüme hızlarının zaman içindeki değişimini izlesek gördüğümüz çeşitlilik bizi gerçekten şaşırtır. Gelişmiş ülkeler olarak tabir edilen ülkeleri, tarihî avantajları yüzünden bir yana bıraksak bile; geriye kalan ülkelerin büyüme hızları da oldukça farklıdır.

GELECEĞİN SAVAŞLARI TARLALARDA OLACAK

Son günlerde, bütün dünyayı bekleyen felâket senaryoları sıkça gündeme gelmeye başladı. Bütün insanlığı ilgilendiren acı sona dair yorumlar, son günlerde çok sık dile getirilir oldu.

Ancak, hemen her ağızdan dile getirilen bu tehlikenin ve felâketler zincirinin ilk halkasını, başta petrol olmak üzere yer altı ve yer üstü zenginliklerin büyük güçler arasında paylaşımı oluşturmuyor. Gelir dağılımının dengesizliği; silahlanma ve bu silahları kullanma da değil.

Bütün bu ve benzeri tehlikelerin ilk halkayı oluşturmaları, belki 19. ve 20. yüzyıllar boyunca söz konusuydu. Ama artık bu tehlikeler, ilk değil son halkayı oluşturuyor. Bir zamanların son halkası veya neticesi olan ‘çevre felâketi,’ artık ilk halkayı oluşturmakta. Geleceğe yönelik yazılıp çizilen kıyamet senaryolarının baş aktörü artık ‘çevre kirliliği.’

TÜRKLERİN BAŞARISI

ANKARA, 21/06(BYE)--- İngiltere'de yayımlanan The Independent gazetesinin

21 Haziran 2007 tarihli sayısında James Morrison imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan makalenin özet çevirisi şöyledir:

Yusuf Dost, geçen yıl yaramaz bir çocuktu. Dersleri aksatıp öğretmenlerine kötü davrandığı için okuldan uzaklaştırılmış ve haylaz olarak nam salmıştı. Babası 2002'de İngiltere'ye gelmelerinden kısa bir süre sonra Yusuf'u terk etmiş, Yusuf da aile himayesinden yoksun kalmıştı. En önemlisi de çoğu ilk nesil göçmen gibi Yusuf'un çok az İngilizce biliyor olmasıydı.

Ancak bir yıl sonra Yusuf'un başarısı çok yükseldi. Okuduğu Woodside Lisesinde yılı en iyiler arasında bitirdi.

Yusuf şöyle anlatıyor; "Türkiye'de ailevi sorunlarımız vardı ve babamla buraya geldim. Buraya geldiğimde hiç İngilizce bilmiyordum, ama yaramaz bir çocuktum ve daha iyi İngilizce öğrenebilirdim.

Parayı değil, başarıyı kovalayan kazanıyor

Dev şirketler kuran ve artık iş filozofu olarak kabul edilen birinci kuşak büyük işadamları ve yöneticilere göre iş yaşamında paranın değil başarının peşinde koşanlar, ‘en iyiler’ ile çalışanlar kazanıyor.

EKONOMİ SERVİSİ

“İtibarı Korumak Zordur, Başarının Sırrı Güvende”

Ahmet Zorlu, prestiji dibe vurmuş Vestel’i aldığında bankalara, “Vestel’e güvenin ben arkasındayım” dedi. Efsane adıyla anılan 5 bin hatalı televizyonu değiştirdi, müşterinin güvenini kazandı. Bugün 5 milyar doları aşan cirosuyla Vestel, işte bu itibar ve felsefeyle dünya sıralamalarına girdi. Güvenirliliğin çok önemli olduğu söyleyen Ahmet Zorlu, “Babam dürüstlüğü öğretti. Yapamayacağınız şeyler için söz vermemeyi öğretti. Söz verdiyseniz ne pahasına olursa olsun onu yerine getirmeyi öğretti.

Başarılı Yabancı Bilişimcilerin Kısa Öyküsü

Teknolojik gelişme özel bazı teknomerkezler ya da teknoparklar yapılarak sağlanamaz. Bu iş için tüm ülkenin büyük bir teknopark haline getirilmesi gerekir. Bu da ancak teknolojik gelişmenin önündeki yasal-bürokratik engelleri ortadan kaldırmak, devletin ekonomideki payını azaltmak, yetenekli insanların yetenekleri sayesinde çok para kazanacakları ortamlar yaratmak yoluyla mümkün olur.

Yeni bir felaket senaryosu: Arama motorları çökerse hayat durur mu?

Küresel ısınma, kuraklık, deprem, su sıkıntısı derken işte size yeni bir felaket senaryosu: İnternette arama motorları çökerse hayat durur mu? Son yıllarda bilgiye erişimde gazetecisinden işadamına, akademisyeninden öğrencisine kadar her okuryazarın hayatının vazgeçilmezlerinden biri olan internet ve arama motorları bir gün çökerse, hayatımızı ne kadar etkiler?

Arama motorları çökerse kütüphanelere nur yağar


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).