İslam

warning: Creating default object from empty value in /home/ikariyer/domains/islamikariyer.com/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.module on line 1364.

KİM OLDUĞUNA KARAR VERMEK

İNSAN YAŞADIĞI SÜREÇ BOYUNCA HEP BİR YERE KENDİNİ AİT OLARAK GÖRMEK İSTER..BU İNSANIN TOPLUMSAL VAROLMA SÜRECİNİN VE OLUŞUM AŞAMASININ KARŞILIĞIDIR.BU İSTERİ İNSANI BİLİNÇSİZ İNANMAYA İTEN EN BÜYÜK OLGULARDAN BİRİ OLMUŞTUR .TARİH BOYUNCA İNSAN YALNIZ KALMAMAK İÇİN TOPLUMUN GENEL İNANIŞ ESASLARINA SIKICA BAĞLANIR,YANLIŞTA OLSA DIŞLANMAMAK İÇİN ONLARI KABUL EDER VE DE ÇEVRESİNE KABULLENDİRMEYE UĞRAŞIR.BU OLGUNUN EN TEHLİKELİSİDE BU YANLIŞ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN VE KÖRÜ KÖRÜNE BAĞLILIĞIN GELENEK VE ÖRF HALİNE DÖNÜŞMÜŞ ŞEKLİ OLMUŞTUR.BU ÂDET HALİNE GELMİŞ TOPLUMSAL DÜŞÜNCE SİSTEMİ ZAMANLA IRKÇI DÜŞÜNCELERİNDE TEMELİNİ OLUŞTURMAKTADIR.BÖYLECE İNSAN KENDİ GİBİ DÜŞÜNMEYENİ DÜŞMAN OLARAK GÖRMEKTE TOPLUMLAR ARASI BİRLEŞME VE BARIŞIN DA ÖNÜNE ENGELLER KOYMAKTADIR.YAPTIĞI YANLIŞIN VE SAPKINLIĞIN ADINIDA TÖRE DİYE ADLANDIRIP BEN ATALARIMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM SAVUNMA MEKANİZMASIYLA HAREKET ETMEKTEDİR.YANLIŞI MEŞRULAŞTIRMAK SADECE İNSANI VİCDANİ AÇIDAN RAHATLATMAKTA AMA TOPLUMSAL GELİŞİM DE ÖNÜNÜ TIKAMAKTADIR.

Faiz ile göze alınan risk: ALLAH İLE SAVAŞMAK!

Ayetler ve ibretler

“Ey iman edenler! Eğer inanmış kimselerseniz, Allah’tan korkun ve faizin geri kalanını terk edin.
Bunu yapmazsanız, Allah ve Resulü ile savaş halinde olduğunuzu bilin.”
Bakara Sûresi, 2:278-279

KUR’ÂN-I KERİM pek çok âyetinde bizi Allah’ın yasaklarını çiğnemekten sakındırır. Zira Âlemlerin Rabbi tarafından konulmuş bir yasağın şakaya gelir tarafı yoktur. Bilerek ve aldırmaksızın bir İlâhî yasağı çiğneyen, onun bu dünya hayatındaki en büyük felâketlerle kıyaslanamayacak kadar vahim sonuçlarını da göze almalıdır.

Bu âyetler ise, Kur’ân’ın diğer suçlara karşı yönelttiği tehditlerden de büyük bir tehdit içeriyor. Daha doğrusu, akla gelebilecek tehditlerin en büyüğünü içeriyor:

Allah ve Resulü ile savaş halinde olmak!

Böylesine vahim bir sonuca sebep teşkil eden şey ise, faizde ısrar etmektir. Âyetin ifadesiyle, “faizin geri kalanını terk etmemek,” yani, faiz yasağı indikten sonra da hâlâ faiz alıp vermeye devam etmektir.

Niçin faiz hakkında âyet bu kadar şiddet gösteriyor?

Kaba, Haşin ve Maddeci Bir Asrın Bağrında İnceliklerle İncelmek

İnce düşünme, hassasiyet ve nezaket... İnsanî münasebetlerin kaba ve keskin hatlarla şekillendiği, maddenin, kelime dağarcığımızdan davranış kalıplarımıza kadar herşeye hâkim olduğu ve hükümlerin siyah-beyaz mantığıyla verilip nüansların kaybolduğu günümüz dünyasında bu kelimeler pek bir mânâ ifade etmese de, bunlar sağlıklı bir toplum diyalogunun olmazsa olmazlarıdır.

Şöyle bir düşünün; değer mefhumunun sahip olunan eşya ve marka ile parelellik arzettigi, kelâmın cedel mantığı çerçevesinde kullanılıp argo ile yoğrulduğu, insanî ilişkilerin kuvvet prensibi üzerine kurulup itişip kakışma seviyesinde cereyan ettiği bir toplum hayatı nasıl korkunç bir kaostur.

İncelik ve nezaket ise, toplum fertleri arasındaki insanî münasebetleri geliştiren, insanları birbirine kaynaştıran ve özlenen “sevgi toplumu”nun oluşmasına basamak teşkil eden çok önemli bir iksirdir.

Asrı Saadetten Günümüze Piyasa Ahlakı

Ferdi ve sosyal yozlaşmanın toplum hayatının her köşesinde kendini hissettirdiği günümüzde insanlık, Kur’an ve Sünnet’in ekonomik ve sosyal hayata ilişkin prensiplerine ne kadar da muhtaç! Zira İslam, asırlar önce getirmiş olduğu prensiplerle beşere ışık tutmuş, bütün zaman ve mekana muallim "Asr-ı Saadet" toplumunu meydana getirmiştir. Bu uygulamalar, insanlığın yeniden kendisine döneceği günleri beklemektedir.

Zaman Bir Kılıçtır

Kur’an-ı Kerîm’de Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Asra yemin olsun ki hiç şüphesiz insan hüsran (zarar)dadır. Ancak inanıp salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.” (Asr, 1-3)

Halikın namütenahi adı var, en başı Hak
Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak!

Hani ashab-ı kiram ayrılalım derlerken,
Mutlaka sûre-i ve’l-asrı okurmuş, bu neden

Çünkü meknun o büyük sûrede asar-i felah
Başta iman-ı hakiki geliyor, sonra salah

Sonra hak, sonra sebat: İste insanlık
Dördü birleşti mi yoktur sana hüsran artık

Mehmet Akif

Ekonomide Hz.Muhammed (s.a.v.) mucizesi!

Günümüzde dünya ekonomisi yüzlerce sorunla başetmeye çalışırken, yüzyıllar önce HZ Muhammed'in oluşturduğu ekonomik düzenin istikrarı nasıl sağladığını biliyor musunuz? İşte Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ekonomide istikrar getiren anlayışı;

Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) sosyal adaletin sadece prensiplerini koymadı, aynı zamanda gerçekleştirdi de. Getirilen ekonomik tedbirlerle zengin-fakir arasındaki uçurum mümkün olduğu ölçüde kapandı. Fakirler zenginlerin iyiliğini ister,zenginler de fakirleri koruyup gözetir duruma geldiler.

RIZIK GENİŞLİĞİ ve BEREKETİN CELBİ İÇİN ON TAVSİYE

 
1- Namazı tadili erkan ile kılmak. Hadis- Şerifte “Bir adamı namazın ruku ve secdesini hafifletir (tadili erkanı terk eder) görürseniz onun çoluk çocuğuna acıyınız”(Ruhul Beyan) Yani tadili erkanı terk eden maişet darlığına düşer, tadili erkana riayet eden ise maişet genişliğine kavuşur.
 

Helalin Hesabı Haramın Azabı Var!

Abdurrahman İbni Avf (ra) anlatır: Rasülullah (sav) şöyle buyurdular:

"Allah'ın lanetine uğrayan şeytan, mal sahipleri (zenginler) hakkında şöyle seslenir: (Allah'tan ve ibadetlerden gafil) mal sahibi mutlaka şu üç zararın biriyle benden kurtulamaz. Sabah ve akşam yanına gider, ona vesvese veririm.

a- Haram yoldan kazanmasını (helal olmayanı almasını) sağlamaya çalışırım.
b- Meşru olmayan kötü yollara harcamasını sağlarım.
c- Ve ona malı öyle sevdiririm ki, hakkıyla; yerli yerince harcayamaz.

Gözü Ve Gönlü Tok Olmak-Kanaat

İslamiyet'in, dünya hayatında huzur ve saadeti kazandıran prensiplerinden birisi de kanaattir. Kanaat, yani gözü ve gönlü tokluk, çalışıp çabaladıktan sonra kazanılana şükretmektir. Kanaat mevcutla yetinmek değil, elimizden gelen gayreti gösterdikten sonra ele geçenle yetinmektir. Ama çalışırız da çok kazanırız veya az kazanırız.

Mal İle Cihat Ve İnfak

Mal ile cihat, diğer bütün cihat çeşitlerinin şart ve temel taşlarından biridir. Mali cihat olmazsa cihat türlerini devam ettirmek de güçleşir. Mesela ilimle cihadın yerine getirilebilmesi için gerekli olan öğretim araçlarının temini, lisanla cihat için lazım olan unsurların sağlanması, savaşla cihatta gereken donanımların elde edilmesi hep mal ve maddi imkanlarla gerçekleşebilecek şeylerdir. Mal olmadan cihadın pek çok türü yüz üstü kalır.

Mal İmtihanı Nasıl Kazanılır?

Enes (r.a) anlatıyor: Rasülullah (a.s.) buyurdular ki: "Sizden her kimin, dinini ve şerefini (iffet ve namusunu) malı ile korumaya gücü yeterse, korusun." (1)

Önsöz

Bizim dünya ve ahiret mutluluğumuzu hedefliyen yüce ve yüceltici dinimiz İslam; her konuda olduğu gibi, ticaret hayatımızla ilgili de ölçüler koymuştur. İslam, insanın Yaradanı ile, toplum ve eşya ili ilgisi arasında mutlak bir bağ görür. İnsanın Yaradanı ile ilişkisi Rab-kulluk ilişkisidir ki, buna ibadet denir. İnsanın bir toplumsal varlık olarak, insanlarla, diğer varlıklarla, eşyayla ilişkisinin adı da muamelattır. İslam'da muamelatla ibadet bütünlüğü vardır.

Tek taraflı sözleşmeyi bozmak

Sual: Yapılan bir sözleşme, bilinmiyen bir sebeple aleyhimize dönse, o sözleşmeyi tek taraflı olarak bozmamızda, yani caymamızda bir sakınca var mıdır?

CEVAP
Hiç kimse, tek taraflı olarak sözleşmeyi bozamaz. (Aleyhime oldu, ben de bozdum) demek geçersizdir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Ey iman edenler, sözleşmelerinize uyunuz!) [Maide 1]

(Allah, sözleşmeleri bozmaktan sakınanları sever.) [Tevbe 7]

Hediye ve Hükümleri

Sual: Hediye hangi hâllerde, câiz ve hangi hâllerde câiz değildir?

CEVAP
Mu’teber kitaplarda diyor ki:

1- Hediye veya hibe [bağış], mevcut ve bilinen bir malı, birine karşılıksız temlîk etmektir. Belli bir karşılık istiyerek vermek de câizdir. Meselâ, borcunu ödemesini şart etmek câizdir.

2- Karşılık vermek şartı ile yapılan hediye, karşılığı verilmedikçe sahîh olmaz. Hediyenin ve karşılığının, ayrılmadan önce verilmeleri lâzımdır.

3- (Sen ölürsen benim, ben ölürsem senin olsun) diyerek evini birisine vermek bâtıldır.

Borçluya mühlet

Sual: Borcunu ödeyemiyen müşterilerimize mühlet tanımak sevâb olur mu?

CEVAP
Borcunu gerçekten ödeyemiyenlere mühlet vermek, elbette çok sevâbdır.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Kıyâmet gününün dehşetinden kurtulmak ve Allahın himâyesine sığınmak istiyen, darda kalan borçluya mühlet versin!) [Taberânî]

(Darda olanı ferâha kavuşturan veya böyle bir kimsenin borcunu ödeyeni, Allahü teâlâ, Kıyâmetin dehşet, korku ve sıkıntılarından kurtarır.) [Müslim]

Ticârette günâhtan kaçmak

Sual: Ticâretle iştigal ediyoruz. Harâma düşmemek için nelere dikkat etmemiz gerekir?

CEVAP
İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki: Her san’at ve her ticârette hîle yapmamak farzdır. Müşterîye herhangi bir şekilde zarar vermemelidir! Zarar veren her iş, zulüm olur. Zulüm ise harâmdır. Her müslüman, kendisine yapılmasını istemediği birşeyi, kâfirlere de yapmamalıdır!

Başlıca dört şey yapmamak lâzımdır:

1- Satılan malı, aşırı övmemelidir!

Ticaret Ahlakımız

Müslüman Tüccarın Muamelelerinde Dikkat Etmesi Gereken Hususlar ve Günlük Ticari Hayatta Karşılaşılan Sorunlar
 
Soru 1. İşyerlerinde 'Müşteri velinimetimdir' levhası asılıdır. Bunun anlamı nedir, müşterilere karşı nasıl davranılmalıdır?
 
Cevap 1: Müslüman'a layık olan, ne gaye ile olursa olsun, kendisine, evine, işyerine gelen kimseye alaka göstermek, mümkünse arzusunu yerine getirmeye çalışmak; mümkün değilse hoş bir şekilde göndermektir.
 

İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü (yapısı)

İslam toplumunun iktisadi yapısı hakkında yazılan klasik eserler günümüzde bilinmediğinden iktisadi yapı Batıya endekslenmiştir. Bundan dolayı yazar, Medine devletindeki iktisadi yapı ile başlayarak liberalizm ve komünizm ile kıyaslayarak İslam toplumunun nasıl olması gerektiğini anlatıyor.

ERKEĞİN GİYİNİMİ NASIL OLMALIDIR?

Kadın giyimini en azından ana hatlarıyla belirten nasların bulunmasına karşılık, erkeğin elbise şeklinden bahseden pek o kadar nas mevcut değildir. Kur`an-ı Kerim bu mesele üzerinde durmaz. Sünnet`te de bir kaç ana esasa temas edilmekle, mesele gayrımüslimlere benzememe şartıyla örfe bırakılmıştır. Mamafih, fukaha mevcut naslardan hareketle, yine de bazı genel hükümler çıkarmışlardır. Buna göre elbisenin:

1- Avreti örtecek ve insanı sıcak ve soğuğa karşı koruyacak kadarı farzdır. Tıpkı yeme ve içmenin ihtiyaç miktarının farz olduğu gibi.

Zekât İçin Çalışanlar

“Onlar zekat için çalışırlar.” (Müminûn Suresi, 23:4)
 
CENNETİN en üst mertebesi olan Firdevs Cennetiyle müjdelenen müminlerin özelliklerinden biri, bu âyette, özel bir vurgu ile anlatılıyor:
 
Zekât vermek, yahut zekât için çalışmak.
 
Bu âyetin, henüz bildiğimiz anlamdaki zekât farz kılınmadan önce, Mekke döneminde inmiş olması da Kur’ân’ın bu konuya verdiği önemi yansıtıyor.
 

ÖZÜMDEN SÖZÜME YANSIYANLAR

Aklını nefsine tabi kılan, aklını ifsat eder; vahyi aklına tabi kılan, dinini ifsat eder. Nefsini aklına, aklını vahye tâbi kılan, aklını da, dinini de korumuş olur.

• Müslüman, akıllı insandır; akılcı değildir, çünkü akılcılık sapık bir felsefî akımdır.

• Milletin dinine, tarihine saygısı olmayan, saygıya layık olmadığı gibi milleti idare etmeye de lâyık değildir.

• Dinî hassasiyetini kaybeden, dünyevîleşir, kabalaşır, zorbalaşır, behimîleşir.

• Esaretlerin en kötüsü nefse, şeytana ve dünyaya esir olmaktır.

Müslümanların Başarı ve Beka Şartları

Dünyadaki tüm Müslümanlar için başarı şartlarından girerek ülkemizin durumunu özetleyen güzel bir yazı. Düşünce yazıları ile ses getiren Ali ÜNAL'dan.
 
Okuyanların perspektifi genişleyecek.
 
 
Müslümanların başarı ve beka şartları
 
Âl-i İmran Sûresi 101-105’inci âyetlerde şöyle buyurulur:“Ne diye küfre sapacaksınız ki, önünüzde Allah’ın âyetleri okunup duruyor ve aranızda da O’nun Rasûlü var. Kim, Allah’a gönülden sımsıkı bağlanırsa, hiç şüphesiz doğru bir yola iletilmiş demektir.
 

Faiz neden haramdir?

Korku ile ümit; hayat ile ölüm, ve açlık ile tokluk ortasında bir yerde bulunan insanoğlu, bunun farkına vardığı oranda mü’mindir. İşte faiz bu farkın farkına varılmasını önlemektedir. Ve galiba haram oluşunun da bir sırrı budur.

Bir Vakıf Medeniyeti Olarak Osmanlı

İSLAM VE VAKIF

Vakıf kurumlaşmış bir yardım anlayışını ifade eder. İslâm’a göre herşey fani yalnız Allah bakidir. Mutlak hakim O’dur. Mülk O’nundur. Bu sebeble Allah’ı seven başta insan olmak üzere bütün yaratıkları sever. Bu anlayışla hareket eden kişi “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olan, malın en hayırlısı Allah yolunda harcanan, Allah yolunda harcananın da en hayırlısı halkın en çok ihtiyaç duyduğu şeyi karşılayandır.” düsturunu kendisine rehber edinir.
.
“İnsan ölünce üç şey dışında ameli kesilir. Sadaka-i cariye (sevabı devam eden sadaka) faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat.” hadisi ve “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe eremezsiniz” ayeti gereğince Osmanlı, Vakıf işlerini ön plana çıkarmış hem dünya hem de ahirete bir hizmet vasıtası görmüştür. Vakıf müesseseleri ile diğergamlılığın zirvesini yakalayan Osmanlı 26 binden fazla vakıf kurarak insanlarla birlikte hayvanlara da hizmet etmiştir. Osmanlı, Kur'an ve Sünnet çerçevesinde Asr-ı Saadette başlayan ilk vakıf faaliyetini büyük hizmetlere vesile kılmışlardır.

SPEKÜLASYON

İslâm, spekülâsyonu da reddetmiştir. Spekülâsyon deyimiyle -bir malı ucuzken alıp pahalanınca satmaolayını kastediyoruz. Malın, ilerde, şimdikinden daha yüksek bir fiyata

İSLAMİ AÇIDAN BORSA

İnsanoğlunun dünya hayatındaki imtihan merhaleleri hep farklı farklı olmuştur. Her bireyin kendine mahsus bir imtihanı varken senenin belli zamanlarında da uğradığı büyük imtihanlar vardır. İnsan kimi zaman rahatlıkla imtihan olurken kimi zaman da darlıkla imtihana çekilir. Bir de toplumsal imtihanlar vardır. Mesela Çeçenistan meselesinde bütün müslümanların sorumluluğu vardır.

Dünyaperestlik nedir?

Dünyayı çok sevmek dünyaperestliktir. Dünyada yaşadığımıza göre her insan az ya da çok dünyayı sever.
.
Allah, dünyayı ve içindekileri insan için yaratmıştır. İnsan aradığı her şeyi dünyada bulur, bu sebeple dünyayı sever.
.
Dünyanın çeşitli yüzleri vardır. Birincisi dünya ahiretin tarlasıdır. İkincisi ise dünya fanidir. Her şey gelip geçicidir. Kıyametin kopacağı, astronomi âlimleri tarafından bile kabul edilmektedir.


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).