Devletin verdikleri

Sual: Bir vâiz, “Necm sûresindeki (İnsan için çalıştığından başkası yoktur) anlamındaki âyetten anlaşılıyor ki, emekli maaşı ve alın teri karışmıyan her kazanç harâmdır. Yaşlı kimselerin ücretsiz belediye araçlarında seyahat etmesi de böyledir. Yine aynı âyet gösteriyor ki, ölü için yapılan duâ, sadaka ve diğer iyiliklerin hiç faydası olmaz” dedi. Faydası yoksa, niçin cenâze namazı kılıyoruz?

CEVAP
Ölü için duâ edilir, her türlü hayrat yapılır. Emekli maaşı almak da câizdir.Devlet, ihtiyârlara bir ihsân olarak yaşlılık maaşı bağlamıştır. Aynı şekilde belediye, ihsân olarak ihtiyârlara ücretsiz seyahat hakkı tanımıştır. Bu bir hediyedir. Devlet, gâzilere, asker âilelerine maaş bağlıyor. On çocuğu olana ikramiye verebilir. Zelzeleden zarar görenlere karşılıksız yardım edebilir. Yâhut sırf Türk vatandaşı olduğu için herhangi bir yardım yapabilir.

Devlet bir kimseye böyle çeşitli yardımlar yaptığı gibi, bir fert de dilediği kimseye, milyonlarca, milyarlarca yardım yapabilir. Hediye verebilir. Alınan her paranın muhakkak alın teri ile alınması lâzım değildir.Devlet, bir memuruna, bir işçisine anlaşma îcâbı, haftada bir gün veya iki gün izin verebilir. Yılda bir ay, iki ay izin verebilir. Birkaç ay hastalık izni verebilir. Bu izinli olduğu zamanlarda da maaşından kesmeyebilir. Şu kadar yıl çalışanı emekli edebilir. Bunların hiçbiri dîne aykırı değildir. Devlet, 25 yılda emekli ettiği gibi, bunu 50 yıla da çıkarabilir veya on yıla indirebilir. Ömür boyu emekli maaşı verebilir. Devlet, 25 yıl hizmet eden memura ölünceye kadar maaş verdiği gibi, Allahü teâlâ da, îmân edenlere sonsuz mükâfât vermektedir.

Bir kimsenin, îmân ettiği için, kuluna sonsuz mükâfât veren Allahü teâlâya, niçin bu kadar ni’met veriyorsun, diye suâl edemediği gibi, belli bir hizmet karşılığı, ölünceye kadar maaş almaya harâm demek çok yanlıştır. Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki: (İnsana, ancak çalışarak [ihlâs ile] yaptığı işler [âhırette] fayda verir.) [Necm 39]

Bir kimse, başkasının yaptığı amelden fayda görmez. Herkesin yaptığı kendinedir. Meselâ bir kimse, sadaka verse, sevâbı yalnız sadakayı verene ait olur. Başkasının bu sevâbda hissesi olmaz. Ancak amel işliyen, meselâ sadaka veren kimse, sevâbını başkalarına da bağışlayabilir. Onlar da bu sevâbdan faydalanır. Ölülere duâ ve istigfâr etmek faydalıdır. İbrâhim aleyhisselâm, (Ey Rabbimiz, [kıyâmette] hesâb için ayağa kalkıldığı gün, beni, ana-babamı ve bütün mü’minleri affeyle) diye duâ etmiştir. (İbrâhim 4)

Bir mü’minin duâsı ile diğer mü’minlerin günâhları affediliyor ki, böyle duâ edilmesi emredilmiştir. Yine her gün namazda, (İbâdillâhissâlihîn) diyerek müslümanlara duâ ediyoruz. Faydası olmasaydı, her tehıyyatta bunun okunması emredilmezdi.

Hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki:

(Ölünün mezârdaki hâli, imdât diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, ölü de, babasından, anasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duâyı gözler. Ona bir duâ gelince, dünyaya ve dünyada olanların hepsine kavuşmaktan daha çok sevinir. Allahü teâlâ, yaşıyanların duâları sebebi ile, ölülere dağlar gibi çok rahmet verir. Dirilerin, ölülere hediyesi, onlar için duâ ve istiğfâr etmektir.) [Deylemî]

Günâhkâr bir müslümanın cenâze namazını müslümanlar kılarsa, ölünün günâhları affolur. Yanî dirilerin duâları sebebiyle ölülere çeşitli hediyeler gider. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Müslümanlardan üç saf, bir müslümanın cenâze namazını kılarsa, ölü Cennete girmeye hak kazanır.) [Ebû Dâvüd, Tirmizî]

Ölü için duâ ve Kur’ân-ı kerîm fayda verdiği gibi, ölüler için sadaka vermek de onların günâhlarının affına sebep olur. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Allah için nâfile sadaka vermek istiyen, bunu müslüman ana-babasının niyetine verse, ana-babası için birer ecir, onların ecirlerinden eksilmemek üzere, bir misli de kendisine verilir.) [Taberânî, İbni Asâkir]

(Ölmüş ana-babası nâmına hac eden, bu hac hem kendisi, hem de ana-babası için kabûl edilir ve ana-babasının rûhuna müjde verilir.) [Dâre Kutnî]

(Ölen mü’minin her ameli kesilir. Yalnız üç amelinin sevâbı devam eder. Bunlar, sadaka-i câriye, faydalı ilim ve kitap ile sâlih evlâdın ettiği duâ ve istiğfârlar.) [Ebûşşeyh]
[Sadaka-i câriye, câmi, çeşme, yol gibi, faydası devâm eden işlerdir.]

(Dînimizde iyi bir çığır açana, bunun sevâbı ile bununla amel edenlerin sevâbı verilir, o çığırda [o yolda] gidenlerin sevâbından da hiçbir şey eksilmez. Dînimizde kötü bir çığır açana da, bunun günâhı ile, bununla amel edenlerin günâhı verilir, o kötü yolda gidenlerin günâhından da hiçbir şey eksilmez.) [Müslim]

Tatarhâniyye’de, (Sadaka veren, sevâbının bütün mü’minlere verilmesi için niyet ederse, kendi sevâbından hiç azalmadan, bütün mü’minlere de sevâbı erişir) buyurulmaktadır. (R.Muhtâr)


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).