İçten İsteyişlerden Ruhaniler Yaratılır

Evrenin Sahibi içtenlikli isteyişlerden ruhanî canlılar ve melekler yaratır. Dualarımızın içtenlik düzeyi, ruhsal hayatlara aracı olma düzeyimizi belirler.

Sözler'de açıklandığı üzere, Evrenin Sahibi, topraktan, taştan, sudan ve havadan çeşitli cisimsel canlılıklar yarattığı gibi; ışık, karanlık ve elektrik gibi, yarı soyut yapılardan da bilinçli varlıklar yaratmıştır. Dahası, tamamen soyut olan anlamlardan ve kelimelerden de canlılar meydana getirmiştir.42 İnsanın içtenliği ve temiz niyeti, sözlerinin havadaki kopyaları adedince canlanmasına vesile edilmektedir.43

Evrene serpilen pek çok ruhsal beden, içtenlikle dua eden kalplerden çıkmışltır. Keskin içtenliklerle dua eden insanların kalplerinden çıkan anlamlar, ruhlara dönüştürülerek yaşayacak ve sahipleri adına içeriklerini tekrarlayacaktır. Bir bağışlanma dileği canlanarak, sahibi yerine bağışlanma dilemeyi sürdürecektir. İlim öğrenme arzusu ise, sahibi adına ilim istemeye devam edecektir.

İnsanlara Cennete çok ağaç dikmelerini öğütleyen İslâm Peygamberi (asm) "Güç ve kuvvet Allah'tandır." sözünün, Cennetin ağaçlarından olduğunu söylüyor.44 Bu ve benzeri sözlerden anlıyoruz ki, içten dualar ve iyi sözler, inanan insanlar için Cennette saraylara, vadilere, nehirlere ve güzelliklere dönüştürülüyor. Herkesin, hayatın sonsuz tarafındaki kişisel Cenneti, dünyadaki eylemlerinin ve dileklerinin karşılığı olarak inşa ediliyor.

İnsanların içten dualarından melek benzeri ruhanîler yaratıldığı gibi,45 meleklerin dualarından da nuranî varlıklar yaratılır. İslâm Peygamberi (asm) "Cennet hurileri, meleklerin tespihinden (Yaratıcıyserpilen / soyut hayatlara vesile ediliyorlar. Tıpkı melekler gibi, istiyorsunuz, içtenlikle yalvarıyorsunuz ve tüm içtenliğiniz, sonsuz evrende ruhsal canlılıklara dönüşüyor. Cennette her şey hayatlıdır ve o hayatların bir bölümünün ardında, dünyadaki saniyeleriniz boyunca kalbinizden geçirdiğiniz dualan ve yalvarışları bulacaksınız.

Rivayetlerde denir ki, Evrenin Sahibi önce İslâm Peygamberinin (asm) ruhsal ışığını yaratmıştır. 0 ışığın sonsuzluk isteyeceğini bilen Yaratıcı, isteğini peşinen kabul ederek evrene vücut vermiştir. Evreni kuşatan ruhsal heyecan, birbirini çılgınca takip eden ruhsal heyecanların vücutlarına aracı yapılıyor.

Evren genişliyor; yaratılış inanılmaz bir çoklukta zenginleştiriliyor. Bedenlerden bedenler yaratıldığı gibi, ruhlardan da ruhlar yaratılıyor.

Dualarımızla yaratılan ruhanîlerin bazıları bizi korumakla görevlendirilir. Pek çok insan, yüzde yüz öldürücü bir tehlikeden, kimilerine göre şans eseri; oysa, gerçekte o andaki içten duadan doğan ruhanî varlığın eliyle kurtarılmıştır. Gazete sayfaları, yüksek binalardan düştüğü hâlde burnu kanamayan, çarpışarak ezilen arabalardan küçük sıyrıklarla çıkabilen pek çok insanın inanılmaz hikayeleriyle doludur.

Uçuruma yuvarlanan bir otobüsteki biri hariç tüm yolcular ölmüş; ama, yolculardan bir kadın kendini yolun kenannda sapasağlam otururken bulmuştu. Her gün okuduğu duasını üzerinde taşıyan bir öğretmen, açık alanda teröristlerin çapraz ateşleri arasında kalmıştı. Kurşun yağmurlarından isabet almadığını fark etmiş; sonunda, silâhları tutukluk yapan teröristleri de teslim almıştı.

Kalp gözü açılmış âlimlerden Muhyiddin Arabî, gençliğinde yaşadığı ilginç bir hikâyesini anlatır. Arabî, bir gemide, geceyi kuşatan şiddetli dalgalar üzerinde yolculuk yaparken, güvertede oturan bir yolcunun dengesini kaybedip denize düştüğünü gördü.

Gördüğünden irkilerek "eyvah, düştü" derken, düşen yolcunun hayalî bir vücut tarafından güverteye çıkarıldığını fark etti. Derhal, bedeninden deniz suları süzülen adamın yanına koştu ve ona neler olduğunu sordu.

Şaşkın yolcunun anlattığına göre olay şöyle gerçekleşmişti: Şiddetli dalga kendisini yerinden denize fırlattığı anda, Evrenin Sahibini düşündü. 0 çaresizlikte, kendisini ancak, hükmü karanlık geceye ve dalgalı denize geçebilen Sınırsız Yaratıcının kurtarabileceğini hissetti. Tüm içtenliğiyle Onun takdirine teslim olarak "Bu, sınırsız şeref sahibi ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir."48 ayetini okudu.

Denize düştüğü o anda, anîden ruhsal bir varlık, kendisini yakalayarak güverteye geri çıkardı. Sonra da kendisine "biraz önce okuduğu ayetin anlamı olduğunu; Yaratıcının emriyle bedenlene-rek, kendisini kurtarması emrini aldığını" ifade etti ve kayboldu.

Olayı anlatan Arabî, tam samimî bir niyetle ve içten yapılmayan duaların eksik vücutla ortaya çıkacaklarını belirtmektedir. İhlâslı duaların ise canlanarak, istenilen şeyi yapacaklarını söylemektedir.

Şu hâlde, ne istediğimize dikkat edeceğiz. Zararlı ve yıkıcı isteklerin peşinden mi koşuyoruz? Yoksa iyiliğin ve ışığın ardından mı ilerliyoruz? İsteklerimize hızla ulaşmayı diliyorsak, ne denli içten olabildiğimize bakacağız.

Yeryüzünde duası çok ve içtenliği yüksek insan kadar bereketli bir ağaç dikilmemiştir.

42 Bkz. Risale-i Nur, Sözler, 29. Söz., s.474-476
43 Bkz. Risale-i Nur, Lem'alar, 25. Lem'a, 3. Sebep
44 Câmiü's-Sağîr, Hadis no: 1413. İfadenin Arapçası şöyledir: "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh"
45 Bu anlamın desteklenmesi açısından örneğin bir hadiste, Peygamberin (asm), Haşr Suresinin son üç, ayetinin sabahleyin okunması hâlinde Allah'ın 70 bin melek görevlendireceğini ve akşama kadar, okuyanın bağışlanmasını dileyeceklerini söylediği belirtilir. Bkz. Şerhli Büyük Dua Mecmuası, Bütün Kitapevi, İstanbul, 1965 s.21
46 Câmiü's-Sağîr, Hadis no: 3855
48 Kur'an; 6: 96. Arapçası: "Zâlike takdiîru'I azîzi'l alîm" 9 Nakleden, Şemsettin Yeşil, Kitab-üd Dua ve Ed'iye-i Me'sure, İstanbul, 1987,s.l3-15

Dr.Muhammed Bozdağ


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

islamikariyer.com (2006-2008).