Tevekkül

warning: Creating default object from empty value in /var/www/vhosts/islamikariyer.com/httpdocs/modules/taxonomy/taxonomy.module on line 1364.

Kayayi Itmek

Fakir bir genç adam geceleyin kulübesinde uyurken, uyku ile uyaniklik arasinda odasinin isikla doldugunu gördü. Gaipten gelen bir ses ona söyle dedi:

“Bundan böyle Allah için çalisacak ve kulübenin önündeki büyük kayayi bütün gücünle iteceksin!”

Bunun Allah’tan gelen bir emir olduguna inanan adam, ertesi sabah kayayi itmeye basladi. Daha ertesi gün, ve izleyen haftalar... günesin dogusundan batisina kadar tasi itti durdu. Aylar süren ugrasi sirasinda kaya yerinden bile kimildamadi. Adam gece kulübesine yorgun-argin dönerken, gününün bosa geçtigini düsünüyordu artik. Onun sevkinin kirildigini hisseden seytan kalbine vesveseler vermeye basladi: “Ne kadar zamandir bu kayayi itip duruyorsun, bir milim bile kimildamadi. Kendine bunun için niye yazik ediyorsun? Onu yerinden oynatman zaten mümkün degil, vs.” Böylece, gence görevi yerine getirmesinin imkansiz oldugunu, dolayisiyla basarisizliga ugradigi duygusunu asilamaya çalisti.

Dümendeki çocuk gibiyiz her birimiz...

“Yanlış haritaya bağlı çabalardaki artış, sizi yanlış yere daha hızlı götürür” S.COVEY

Dümendeki çocuk gibiyiz her birimiz...

Tercihlerimiz, belirlediğimiz rotamız, Rabbimizin izni ile bizi kâh fırtınalı denizlere, kâh ılıman iklimin hakim olduğu sakin limanlara götürüyor.

Fırtınalı denizlerde hadiselerin dağlarvari dalgaları ile boğuştuğumuzda kabahati denizde buluyoruz çoğu zaman. Sakin denizlerde masmavi gökyüzünün altında, Güneş’in ışıltılarını sularda seyrederek yol aldığımızda veya yıldızlarla yakamozları beraberce seyrettiğimiz bir yerde demir attığımızda ise mahareti kendimizde biliyoruz.

Oysa gemimize yön vermemize vesile olan dümenin nasıl işlediğine biraz dikkat edecek olursak, bu sahiplenmede ne derece haklı ya da haksız olduğumuzu anlarız.

SİSTEMİ KAVRAMAK

Rızk Endişesi

Büyük velilerden Şakik Belhi (VIII. yyıl) bir kıtlık senesinde,
herkesin kara kara düşündüğü bir ortamda, zengin bir adamın
kölesinin şakır şakır oynadığına şahit oldu. Yanına yaklaştı ve
sordu:
 
- Herkes kıtlıkla, açlıkla karşı karşıya olmaktan inler dururken sen
neye güvenerek böyle oynayabiliyorsun?
 
Köle cevap verdi:
 
- Herkesten bana ne? Benim için bir tehlike söz konusu değil. Benim
efendimin 7-8 tane köyü var, her ihtiyacımız o köylerden sağlanıyor.
 

ÜZÜNTÜYÜ BIRAK YAŞAMAYA BAK

Yazarı: Dale CARNEGİE
Yayınevi: Deniz Kitaplar Yayınevi

I.BÖLÜM:
‘Sorun Sızdırmayan Bölmelerde Yaşayın’ Başlığının kullanıldığı bölüm:Burada 1871’yılının baharında Montreal Hastanesi’nde stajyer tıp öğrencisi olan ve geleceğini, bir de nasıl para kazanacağını düşünüp üzülen ve daha sonra 11 kelimelik bir sözcüğü okuduktan sonra üzülmeyi bırakıp kendi adına belirlediği amaç doğrultusunda yapması gerekenlere çalışan William Osler’in hayatı ve ünlü bir doktor oluşunu anlatır.

Yaratıcıya Güvenmeyenler

İsteklerinde Evrenin Sahibine güvenmeyenler, içten bir huzurla ve ciddiye alarak isteyemezler. Sınırsız Kudrete güvensizlikleri, ruhlarını sınırsız destekten mahrum bırakır.

Dualarımızın reddine yol açan en önemli hata, Yaratıcının isteklerimize karşılık vereceğinden şüphelenmemiz ve Ona güvenmememizdîr. İnsan çabasının sonucunu alacağından eminse, o çabaya içtenlikle girişir ve kendisinde büyük bir çalışma azmi oluşur. Eğer insan sonuca ulaşacağından şüpheleniyorsa, ya işini isteksizce yapar ya da yapmaktan vazgeçer.

Paraya Güvenmek

MAĞRİB’DE BİR ŞEHRİN ilim ve faziletçe en meşhur âlimlerinden biri, her gün olduğu gibi, o gün de öğrencilerine ders vermekle meşguldü. Ancak, âlimle acilen görüşmek isteyen bir kişi yüzünden, derse birkaç dakika ara vermek zorunda kaldı.

Gelen kişi, şehrin en zenginlerinden biri değilse bile, hatırı sayılır tüccarları arasındaydı. Adam, âlime:

“Size bir maruzatım var” dedi. “Ben hacca gitmek istiyorum. Bunun için, sene boyu kenarda üçyüz altın biriktirdim. Acaba bu para rahatlıkla gidip gelmem için yeterli olur mu?”

Deprem

Çok cesur ve tevekkül sahibi idi. 1898 depreminde nice ev, han,cami ve medreseyle beraber Kapalıcarşmın yıkılmasına kadar giden ve Büyük Zelzele diye anılan bu deprem esnasında Dolmabahçe Sarayı'nın büyük muayede salonunda Sultan, devlet erkanı, subaylar, paşalar, yüzlerce yerli ve yabancı temsilcilerle toplantı halinde bulunduğuyordu. Sultan, birkaç tonluk avizenin tam altında bulunuyordu ki, avize sağa , sola saat rakkası gibi sallanmaya başladı.

Helal rızık aramak

Her canlının rızkını Allahü teâlâ verir. Çocuk, ana karnında çalışmaktan âciz olduğu için, göbeğinden ona rızık gönderir. Çocuk dünyaya gelince, rızık olarak, anasının göğsünden süt gönderir. Bir şey yiyebileceği yaşa gelince de, dişlerini yaratır.


Lütfen ilanlariniz icin ilan ekle formunu kullaniniz!

sitemizdeki yer alan yorum mantigindaki tüm ilanlar yayindan kaldirilmistir. Ilanlarini ilan ekleme forumunu kullanarak ekleyiniz. Sistemdeki mevcut ilan gösterimleri buradaki sayfamizda aktif haldedir. Teknik sorun ve diger sorulariniz icin lütfen bizimle buradan iletisime geciniz


Eklenen Tüm Ilanlar



Bizimle çalışmak isterseniz buraya tıklayınız


data-ad-client="ca-pub-2336117989709366"
data-ad-slot="5297746677"
data-ad-format="auto">

Google
 

Son yorumlar

Anket

$res[title]
"; } } /* echo "

"; $gun = date('Y-m-d'); echo "

"; $rs = mysql_query("SELECT name,tid,sebil FROM kariyer_term_data WHERE gun='$gun' ORDER BY top DESC "); if(mysql_num_rows($rs)){ $i=1; while($res = mysql_fetch_array($rs)){ //$res[name] = eregi_replace('<','<',$res[name]); if ($res[sebil]=='') $res[sebil] = 'taxonomy/term/'.$res[tid]; echo " $res[name] . "; } }else{ $rs = mysql_query("SELECT tid FROM kariyer_term_data ORDER BY tid DESC"); if(mysql_num_rows($rs)){ $i=1; $gun = date('Y-m-d'); while($res = mysql_fetch_array($rs)){ mysql_query("UPDATE kariyer_term_data SET gun='$gun', tgun=tgun+1 WHERE tid='$res[tid]'"); $i++; if ($i%50==0 && $i>49){ $gun = strtotime($gun); $gun = date('Y-m-d',mktime(0,0,0,date('m',$gun),date('d',$gun)+1,date('Y',$gun))); } } } } echo "

"; mysql_free_result($rs); */ ?>

islamikariyer.com (2006-2008).